Türkiye-AB ortak zirvesi önceki gün gerçekleşti.
Zirvede en önemli mesele hiç kuşkusuz ki Suriye savaşı ve onun yarattığı mülteci krizi oldu.
Yaşanmakta olan mülteci krizi AB’nin Türkiye’ye olan bakışını gözden geçirmesine neden oldu.
Ve kriz AB’nin Türkiye’den vazgeçemeyeceği gerçeğini de ortaya koydu.
Özellikle AB içerisindeki büyük ve etkin devletler bu gerçeği en çabuk görenler oldu.
Almanya Başbakanı Angela Merkel Türkiye ile bu konuda ilk teması yapan kişi idi.
Merkel’in temasları sonrasında önceki gün gerçekleşen AB zirvesi ile birlikte taraflar arasındaki ilişkilerde yeni bir sayfanın açılması yolunda ilk adımlar atıldı.
Görünen o ki, Türkiye ve AB birbirlerine mahkum olduklarını artık çok iyi bir şekilde anladılar.
Bu anlayışın gelişmesi ile birlikte mülteci krizinde artık ortak hareket edilmeye başlanacak.
Göçmen trajedisine son vermek için bundan rant sağlayan aracılara, insan kaçakçılarına artık fırsat verilemeyecek. Yasa dışı göç yolları kapatılacak, bu arada göçün yasal zeminde gerçekleşmesi sağlanacak. AB Türkiye’ye mali yardım yapmak suretiyle Türkiye’nin üzerindeki külfeti azaltacak.
Bu arada büyük bir olasılıkla haziran ayı itibarı ile Türkiye’ye vize muafiyeti uygulaması hayata geçecek.
Kısacası Türkiye-AB arasında yeni bir dönem başlıyor.
Bu yeni dönemde Türkiye’nin AB’ye tam üye olmasının yolu da açılmak durumunda kalacak.
Bu konuda gelinecek somut noktayı gelecek hafta gerçekleşecek zirvede daha net görebileceğiz.
Bu arada dün İzmir’de tarihi bir gün yaşandı. Türkiye ve Yunanistan hükümet üyeleri Başbakanları ile birlikte bir araya gelerek tek bir bakanlar kurulu gibi toplandı.
İki ülke arasındaki pek çok sorunu çözmek ve sorunlu konularda işbirlikleri yapmak konusunda uzlaşma sağlandı. İzmir’den Selanik’e gemi seferleri, Selanik-İstanbul arasında hızlı tren ve Ankara-Atina arasında doğrudan uçak seferleri başlatılacağı açıklandı.
Kıbrıs konusunda da hem Türkiye, hem de Yunanistan Başbakanı önemli mesajlar verdi.
Elbette ki tüm bu gelişmelerin Kıbrıs müzakerelerine de olumlu etkileri olacaktır.
İzmir’deki zirveden sonra iki Başbakan’ın yaptığı açıklamalara göre Türkiye ve Yunanistan Ege denizini göçmen trajedilerinin yaşandığı ya da Türkiye Yunanistan arasındaki gerilimlere sahne olan bir deniz olmaktan çıkaracak. Ege denizini barış ve işbirliği denizi yapma konusunda bundan böyle birlikte hareket edecek.
Eminim ki Türk ve Yunan Başbakanları Doğu Akdeniz’in de bir işbirliği ve barış havzasına dönüşmesi konusunda ellerinden geleni yapma konusunda hem fikir olmuşlardır.
AB-Türkiye ilişkilerinde ve Ankara-Atina hattında yaşanan gelişmeleri yakından izlemeye devam etmekte fayda vardır.
Mülteci krizleri ile sarsılan AB, ilke ve değerlerini yeniden tesis edebilmenin ve AB’yi bir bütün olarak tutabilmenin yolunun Türkiye ile yakınlaşmaktan geçtiğini artık gördü.
Bu yeni durumda Türkiye AB üyesi olmak durumunda.
Ve Kıbrıs sorunu da çözümlenmek zorunda…
Son durum bu.

Önceki Haber
Sonraki Haber

























