Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Güven şart

Kıbrıs konusunda devam etmekte olan müzakere sürecinde liderler Haziran ayında
referandum aşamasına gelineceği beklentisini dile getiriyorlar.
Haziran ayına kadar kapsamlı bir çözümün ortaya çıkabileceğinden söz ediyorlar.
Yani masadan bir uzlaşı çıkması olasılığı şu anda çok yüksek.
Masadan bir uzlaşı çıkması tek başına Kıbrıs’ta kalıcı ve yaşayabilir bir çözüm için yeterli mi?
Bence değil.
İki halk arasında güven sorunu var.
Ve bu sorun giderilmek zorunda. Aksi takdirde masada liderler arasında varılacak bir uzlaşı referandumlardan geçse bile sorun tam anlamıyla ortadan kalkmaz.
Barışı halklar kendi aralarında yapmak zorunda olacak.
Bunun için taraflar arasında güven yaratıp bunu artıracak adımlar süratle atılmalıdır.
Eğitim sistemi özellikle Güney Kıbrıs’ta gözden geçirilmelidir.
Geçmişle yüzleşme ve özeleştiri yapma süreci başlatılmalıdır.
Karşılıklı bir şekilde empati kurulmasını sağlayacak çalışmalar yapılmalıdır.
İnsanların hayatlarını doğrudan etkileyecek bazı adımlar siyasi kararlar verilerek hemen atılmalıdır.
Özellikle liderlerin müzakere süreci başlarken güven artırma hedefiyle alınmasını öngördükleri tedbirler hayata geçirilmelidir.
Bunlardan en önemlisi kuşkusuz mobil telefonların artık adanın genelinde çalışır duruma geçmesidir.
Bu, her Kıbrıslı bireyi etkileyecek önemli bir adım olacaktır.
Gelinen aşamada müzakere sürecinde küçümsenemeyecek ilerlemeler sağlanmıştır.
Ama bu her şeyin bittiği anlamına gelmez.
Liderler ve ekiplerinin daha yapacak işleri vardır.
Bugüne kadar liderlerin çözüm yönünde ortaya koydukları iyi niyet ve irade herkesi müzakere masasından kapsamlı bir çözüm planının çıkabileceği konusunda fazlası ile umutlandırmış bulunmaktadır.
Güney Kıbrıs’ta yapılacak olan seçimler ortaya çıkan çözüm fırsatı için büyük bir tehlike olarak değerlendirilmektedir.
Seçim sürecinin ihtiyaçları ile çözüm sürecinin ihtiyaçlarının bir birinden çok farklı olması bu endişeyi artırmaktadır.
Geçmişte yaşanan tecrübeler seçim süreçlerinin müzakere sürecini zehirlediğini ve onu yok edebildiğini birçok kez göstermiştir.
Bunun bu defa da böyle olmaması için ilgili tüm kesimler ve masada oturan taraflar gerekli hassasiyeti göstermek durumunda olacaklardır.
Aksi takdirde süreç sekteye uğrayabilir.
Müzakere sürecinin başarı ile noktalanması bir yandan seçim sürecinin müzakerelere zarar vermeden atlatılmasını zorunlu kılarken, diğer yandan barışı yapacak halkların bir birlerine güven duymalarını sağlayacak eş zamanlı adımların atılmasını gerektirmektedir.
Bu konuda yapılacak ya da yapılamayacak olanlar bize Haziran ayında kalıcı bir çözümün adaya gelip gelmeyeceğini gösterecektir.
Kısacası Kıbrıs’ta çözüm ve yaşayabilir bir barış için daha yapılması gereken işler vardır.
Ve müzakere süreci şu anda tam anlamıyla bıçak sırtındadır.