Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Bir tek o mu yakışmıyor?

Turizm Bakanlığı Müsteşarlığı konusunda hükümetin UBP kanadı tarafından yapılmak istenen atamayla ilgili fırtına koparıldı.
Öncelikle şunun altını çizelim.
Bu yazı kişilerle ya da onların kişilikleri ile ilgili değil.
Tamamen sistemle ilgili.
İki yüzlülükle.
Duruma göre pozisyon alma alışkanlıkları ile ilgili.
Kısaca konumuz ne Kemal Deniz Dana ne de müsteşar Şahap Aşıkoğlu.
İkisi de kendi alanlarında değerli insanlardır.
Konumuz Kemal Deniz Dana özelinde yapılmakta olan tartışmadır.
Dana’nın söz konusu bakanlıkla ilgisi olmadığı gerekçesi ile atanmasını Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı imzalamadı.
Ve bu atamanın UBP kurultayı ile bağlantılı olduğu, kendisinin de kurultay işlerine alet olmayacağı yönünde mesaj verdi.
Söyledikleri doğru olabilir.
Cumhurbaşkanı’na bu konuda destek veren bazı siyasi parti başkanlarının yaptıkları açıklamalar için de ayni şey söylenebilir.
Ama burada önemli olan ilkeli olunabilmesi ve doğruların konum, zaman ve kişilere göre değişmemesidir.
Bugüne kadar yapılan siyasi atamaların doğru bir şekilde yapıldığını kim söyleyebilir?
Yapılan atamalarda “işte tam işin adamı” denilebilecek kaç atama yapıldı KKTC tarihinde?
Atama yapılabilmesi için gün oldu yasalarla oynandı.
Yaş sınırlamaları değiştirildi.
Bilgi, deneyim, başarı, beceri ve liyakat neredeyse hiç dikkate alınmadı.
Bugüne kadar “Benim adamım orada olsun da isterse odundan olsun” mantığı ile yüzlerce atama yapıldı.
Bu yapılan atamalar sonucu başarılı olanlar da elbette oldu.
Ama onlar görevden alınırken de kimse sessini çıkarmadı.
Sonuçta siyasallaştırılan ve siyasi atama yapılan mevkilere kimin gelip, kimin gittiği sorgulanmadı.
Bu arada bakanların yeterlilikleri hiç sorgulandı mı?
“O da bir süreliğine de olsa varsın bakan olsun” gibi siyasi hesaplarla bu ülkede birileri bakan yapılmadı mı?
Yapıldı…
Şimdi diyeceksiniz ki doğruları bir yerden itibaren yapmaya başlamak neden yanlış olsun ki. Bir yerden başlanmalı…
Doğru, bir yerden başlanmalı ve her alanda doğrular yapılmaya devam edilmeli.
İlke ve kriterler herkese eşit uygulanmalı.
Ve yapılacak reformla kamu yeniden yapılandırılmalı. Siyasi mevkiler için de bilgi, deneyim, başarı, beceri ve liyakat öne çıkacak şekilde yeni bir yasal düzenlemeye gidilmeli. Sayıları kısıtlanmalı…
Yoksa biz kişileri, Dana-Aşıkoğlu olayında olduğu gibi, bir süre konuşup sonra yola bildik şekilde devam edeceğiz.
Bu arada birileri bu tartışmalardan siyasi rant elde etmeye çalışacak ama ülke bir şey kazanmayacak.
Kapsamlı tedbirler almaz ve ilke ile kriterleri öne çıkaracak düzenlemeler yapmazsak tükeniş ve çöküşün önünü alamayacağız.