Yeni öğretim yılı başladı. Ama sorunlar bildik, eski sorunlar.
Daha ilk günden kaos ve karmaşa da başladı.
Eğitim gibi önemli bir konuda sorunlar yıllardır çözümlenemedi.
Çözümlenemediğini bir yana bırakın her geçen gün daha da büyüdü.
Kalite düştü.
Tatil dönemleri hariç eğitimdeki sorunlar gündemin ilk sıralarını işgal ediyor.
Bu gidişle işgal etmeye devam edecek.
Sonuçta eğitim konusunda sorunlarını çözmekten aciz bir yapı ile karşı karşıyayız.
Ve bunun bedelini hepimiz bir şekilde ödüyoruz.
Ödediğimizin de karşılığını alamıyoruz.
Sözün özü ne öğrenicinin, ne velinin, ne öğretmenin, ne sendikaların ne de Milli Eğitim Bakanının memnun olduğu bir durum ile karşı karşıyayız.
Şikayetçi olmayan yok.
Ama sorunları çözme noktasında atılan bir adım da yok.
Böyle gelmiş böyle gidiyor.
***
Sağlıkta da durum farklı değil.
Oradaki sorunlar da her yeni yılla birlikte artıyor.
Hemşire açığı büyüyor, doktorlar mutsuz, hastalar şikayetçi.
Devlet en temel iki konu olan eğitim ve sağlıktaki sorunları yıllardır çözemedi.
Erki elinde bulunduranlar bugüne kadar çok konuştu konuşmasına ama pratikte sorunlar büyüyerek devam etti.
Eğitimde olduğu gibi sağlık alanında da paydaşların hiçbiri mutlu değil.
Vatandaş hem sağlık alanında, hem de eğitimde kendi olanaklarını zorlayarak sorunlarını çözmeye çalışıyor.
Bazen yurt içinde, bazen de yurt dışında vatandaş kendi çözümlerini üretmek için çırpınıp duruyor.
Yönetenler ise seyrediyor.
Yönetemediklerini kabullenip bir kenara da çekilmiyorlar.
Keşke sorunlar nutuklar söyleyerek, sloganlar atarak çözümlenebilse…
Keşke bu işler bu kadar kolay olsa.
Ama olmuyor.
Ajandasında ülkenin sorunlarını doğru tespit edip, bunlara çözüm önerileri hazırlayarak iktidara talip olan siyasi kadrolar ortada yok.
Şekilciliğin her şeyin üzerinde olduğu bir ülkede yaşıyoruz.
İş yapabilme kapasitesi ve becerisi olanlarla olmayanların bir birinden ayrılmadığı.
Herkesin ayni kefeye konulduğu.
Emeğin ve alın terinin önemsenmediği.
İyi bir eğitimin çok fazla bir anlam ifade etmediği.
Herkesin her işi yapabileceğinin kabul gördüğü ve doğru kabul edildiği.
Eşitliğin yanlış değerlendirildiği.
Mikrofona yakın olanın sesinin fazlası ile duyulduğu ve yarattığı etkinin çok büyük olduğu bir ülkede.
Çok konuşanın, boş konuşsa da söylediklerinin gündemi işgal etmeye devam ettiği sürece bu ülkede sorunlar çözümlenemeyecek.
Eğitimde olduğu gibi her yeni yılda ayni sorunlar büyüyerek devam edecek.
Aklımızı başımıza toplamadığımız sürece her alanda bu böyle olacak.
Arada çocuklarımız, hastalarımız, bizler kaynayıp gideceğiz.
Umutsuzluk artacak, göç devam edecek.
Bu arada birileri kendi düzenini devam ettirirken toplum kaybedecek.

Önceki Haber
Sonraki Haber

























