Kıbrıs konusunda 2002 yılı sonrasında Türk tarafının bir adım önde olma stratejisi ile birlikte durum değişmişti.
Annan Planı sürecinde çözümü zorlayan taraf olan ve referandumda plana ‘evet’ diyen Türk tarafı, uluslar arası alandaki Kıbrıs’a bakışı değiştirmişti.
Türk tarafı Kıbrıs meselesinde suçlanan taraf olmaktan kurtulmuştu.
2004 yılındaki Annan Planı referandumunu izleyen yıllarda da Türk tarafının sorunun çözümüne dönük olumlu ve proaktif tavrı devam etti.
Annan Planı referandumu sonrasında kopan Kıbrıs sorununun çözümüne dönük arayışlar 2’inci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın zorlamaları ile 2007 yılı ortalarından itibaren yeniden hareketlendi.
Bu hareketlilik zaman zaman yavaşlasa da devam etti.
Gelinen aşamada Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum lider Nikos Anastasiadis Kıbrıs sorununu tarihe gömme iddiası ile müzakere ediyorlar.
Hedefleri ise çok kısa bir sürede ortaya kapsamlı bir çözüm planını çıkartarak bunu halklarının onayına sunmak.
Hem liderler, hem de müzakerecileri bu hedefi gerçekleştirmek için çok sıkı bir tempoda çalışıyorlar.
İşleri tabii hiç de kolay değil. Hele de mülkiyet meselesinin gündemde olduğu şu günlerde…
Müzakere sürecinde iki liderin kimyalarının çok iyi bir şekilde uyuşmuş olması süreçte zaman zaman yaşanan zorluk ya da tıkanıklıkların aşılmasında önemli bir rol oynuyor.
Liderlere paralel olarak müzakerecilerin de iyi niyetle ve sorun çözme odaklı bir şekilde çalışıyor olmaları müzakere süreci için çok büyük bir şans olarak not ediliyor.
Türk Müzakereci Özdil Nami ile Rum Müzakereci Andreas Mavroyannis
bugüne kadar hiç bir şekilde tarafların yakınlaşması mümkün olmayan konuları bile masaya yatırıp ortak zemin yaratma konusunda mesafe kat edebiliyorlar.
Bu elbette ki çok önemli.
Bir başka önemli ve müzakere süreci için itici unsur ise Türkiye’nin sürece verdiği destek.
Türkiye Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde olacak.
Ferdiun Sinirlioğlu Türk Dışişleri’nde en uzun süre Müsteşarlık yapmış kişilerden biri.
Meselelere fazlası ile hakim.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın başında Feridun Sinirlioğlu’nun olması Kıbrıs müzakereleri açısından büyük bir fırsat ve şans.
Sinirlioğlu ve ekibi Kıbrıs sorununun çözümü için yapılan çalışmalara uzun yıllardır destek verip katkı koyan bir ekip.
Sinirlioğlu’nun adaya yapacağı bugünkü ziyaret sırasında vereceği mesajlar büyük önem taşıyor.
Türkiye’de 7 Haziran’da yapılan erken seçimin hemen ardından bir koalisyon hükümeti oluşamaması nedeniyle erken seçime gitme kararı alınması, Kıbrıs müzakere sürecine ilişkin bazı soru işaretlerini gündeme getirmişti.
Sinirlioğlu, bugün yapacağı açıklamalarında Türkiye’nin müzakere sürecine desteğinin altını bir kez daha çizecek.
Zaten Türk Dışişleri’nin Kıbrıs konusuna ilişkin mutfağında Sinirlioğlu ile birlikte çalışan ekibin görev başında olması bunun en büyük güvencesi.
Ve bu da sorunun çözümü için gayret sarf eden Kıbrıslı liderlerin en büyük şansı.
Umalım bu şansı liderler en iyi şekilde değerlendirsinler.
Türkiye Cumhuriyeti kendi içinde yaşadığı gelişmeler nedeniyle Kıbrıs müzakerelerinin olumsuz etkilenmesine izin vermemekte kararlı.
Bu kararlılık bugün bir kez daha en yetkili ağızlardan biri olan Türkiye Dışişleri Bakanı Sinirlioğlu tarafından vurgulanacak.
Kıbrıs’taki her iki tarafı da çözüm konusunda bir kez daha cesaretlendirecek şekilde mesajlar verilecek.
Sonuçta Türkiye bu işin arkasında olmaya ve destek vermeye devam edecek.
Dışişleri Bakanı Sinirlioğlu’nun bugün vereceği mesajlar umarım ilgili taraflarca doğru değerlendirilir.
































