Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

UMUDA SARILMAK ZORUNDAYIZ

Kabul edelim ki 2015 kötü geçti…
Hem bizim için, hem dünya için…
Sebebini dünya üzerinde sadece bir kaç kişinin bildiği zalim savaşlar, yüzbinlerce insanın ölümüne, milyonlarcasının göçüne sebep oldu…
Terör, dünya tarihinin hiç bir döneminde olmadığı kadar yükseldi. Yeryüzünde, ülkesinde terör tehdidi olmadan yaşayan insan kalmadı neredeyse. İnsanlar tehdit altında, tedirgin…
İstikrarsızlık, fakirlik, kayıplar, kayıplar…
Güzel ne oldu diye düşünüyorum; aklıma kendi ülkem adına iki şey geliyor.
Biri, toplumun yüzde 80’ini temsil eden tarihi bir koalisyonun kurulması, ikincisi Kıbrıs konusunda yeniden yeşeren umutlar.
Ama “heyhat” derdi eskiler… Her iki konuda da umutlar ya söndü, ya sönmek üzere.
Yine de bu yıl kaybettiğimiz usta, Çetin Altan’ın sözüyle, enseyi karartmayalım diyorum.
Hükümetin bozulması için tarih veren, Kıbrıs konusunda müzakere masasının çökeceği iddiasında olan felaket habercilerine kulak asmayın. Provokasyona gelmeyin. Çoğununki rant kavgası zaten…
Onlar, dumanlı havaları koklayanlardır…
Boşverin karamsarlığa… Belki fazla iyimser gelecek sizlere ama, eğer umudu da kaybedersek, önce çaba göstermekten vazgeçeceğiz, ardından da elimizde kalanı da kaybedeceğiz.
İçi boş umutlardan söz etmiyorum. 
Yıkmak için değil, yapmak için umut şart… Akılla, ama inançla…
Haydi, umuda sarılın…

                                                 *****

TALİP BEY AÇIKLASIN…
Din İşleri Başkanı Talip Atalay hakkında, özellikle Türkiye’deki genel seçimlerle ilgili birçok haber yer almıştı basınımızda. Mersin’den aday adayı olmasına rağmen, KKTC’deki görevinden istifa etmeyişi, bazı imamları kendi seçim propagandası için kullanması hayli ses getirmişti o günlerde. Sonuçta aday adaylığını kazanamayıp yine buradaki görevinin başına dönmüştü. Ardından görevden alınmasıyla ilgili haberler çıkmış ancak, dönemin Başbakanı Özkan Yorgancıoğlu bu kararı işleme koymamıştı. Geçen süre zarfında hakkında başka iddialar da ortaya atılan Din İşleri Başkanı Atalay,  Kıbrıs’ta dine karşı önyargıyı kırmaya başladıklarını belirterek, "Eskiden Kur`an öğretmek, devrim yapmak gibi algılanıyordu ve bu yüzden yasaktı” sözleriyle de dikkat çekmişti. Son olarak da İlçelere Daire’nin yasasında olmamasına rağmen kendince “müftüler” atamasıyla gündeme gelmişti…
Geçen gün elimize Talip beyle ilgili bir belge geçti. Belgede G.U isimli bir vatandaşın maddi anlamda sıkıntıya düştüğü ve bu sıkıntılarından kurtulmak için yardım talebinde bulunduğu ifade edilerek, söz konusu şahıs için yardım toplanması isteniyor. Yazı, 5 Kasım 2015 tarihli ve Talip Atalay imzalı.  5 İlçedeki camilere gönderilmiş…
Dinimize göre muhtaç kişilere yardım etmek cazidir. Ancak bunun da sınırları ve belli yasal kuralları vardır…
Öncelikle bildiğim kadarıyla yardım toplamak için bağlı bulunduğunuz İlçe Kaymakamlığından izin almak zorundasınız. İddiaya göre Talip beyin böyle bir izin talebi olmamıştır. İkinci bir konu ise, ne kadar para toplandığı ve söz konusu ihityaçlı kişiye verilip verilmediğiyle ilgili bir açıklama da yok…
Kimseyi suçlamak veya zan altında bırakmak isytemiyorum ancak, yukarıda da dediğim gibi bu para, toplumsal bir hayır işi veya bir cami için toplanmış  değil… Atalay’ın şahsi dostu olan bir kişi için toplanmış.
Peki ama yarın bir başka “zorda” olan kişi aynı taleple müracaatta bulunsa, aynı işlem ona da uygulanacak mı, merak ederim…
Umarım bu yazımızdan sonra konuyla ilgili bir açıklama yapar. Yapacağı açıklamayı da bu sayfada yayınlamak bizim görevimiz olacağından hiçbir kuşkusu olmasın…

   
YERİN KULAĞI VAR
TAÇOY’UN RÜYASI:

DPUG Genel Sekreteri Hasan Taçoy, “hükümet bir an önce istifa ederek ülkenin önünü açmalı, yeni gelişmelere olanak tanımalıdır” demiş. İyi de kim gelecek? Tek formül var, o da, 26 sayısına sahip UBP-DPUG. Hani bu toplum sizi denemese neyse ama, yıllardır denediğimiz ve fayda görmediğimiz bir formül değil mi bu? 

TABELALAR KALKIYOR:
İşte budur. Ulaştırma Bakanlığı, bölünmüş tüm yollardaki, “izinli izinsiz” tüm tabelaların 15 Ocak’a kadar sökülmesi için duyuru yayınladı. Gereğinin de, Polis Yasası çerçevesinde yerine getirileceği uyarısı yaptı. Çevre kirliliği adına beklediğimiz cesur bir adım. Aynı duyarlılığın, Çevre Bakanlığı’nca da gösterilmesi,   çevrenin kirletilmemesi adına yaptırıma geçilmesi dileğimiz. Ha, bir de şehir içi tabelalar konusu var ki, belediyelerin acilen ele alması gereken bir konu. Zira caddeler tam bir curcunaya dönüştü…

BİR BU EKSİKTİ:
Türkiye’de ciddi tehlike noktasına ulaşan hayvanlar arasındaki şap hastalığının KKTC’ye sirayet etmemesi için Tarım Bakanlığı tedbir aldı. Bu nedenle de, KKTC’ye kırmızı et ve süt ürünlerinin girişlerine bir takım kısıtlamalar getirildi. Ülkedeki bunca sorun yetmezmiş gibi, yeni yıla bir de şap korkusu ile gireceğiz…

BİR CİNAYET DAHA:
Nijeryalı öğrencinin cinayete kurban gittiği anlaşıldı. Bir kaç yılda 4 cinayet. Demek ki Nijeryalılar arasında organize işler var. Daha sıkı takip, istihbarat, denetim ihtiyacımız var. Başka bir ülkenin vatandaşıdırlar diye seyretme lüksümüz yok diyeceğim, kızacaklar. E, o zaman daha önceki cinayetlerin neden açığa çıkarılmadığını ve neden hala tekrarlandığını izah etsinler.

ÖZDEMİR TOKEL’İN 2016 FALI:
Özdemir Tokel’in yeni yılla ilgili öngörüleri oldukça ilginçti. Bakın ne diyor Özdemir; “2016'nın ülkemize siyaseten ne getireceği az çok belli gibi. Astrolog olmaya gerek yok; 1. Genel Seçim… 2. En az iki kurultay… 3. Büyük bir ekonomik kriz… 4. Bir yığın politikacıya emeklilik… 5. Birkaç partiye kilit… 6. Eski siyaset anlayışına tasviye… İyi seneler… İyi seçimler… Özdemir’in tahminleri tutmasın inşallah. Yeni krizlere ihtiyacımız yok…

UYUŞTURUCU YASAK:
2015 yılında Ercan Havaalanı’ndan ülkeye giriş yapan yolcuların üzerinde rekor seviyede uyuşturucu yakalandı. Neredeyse hergün bu tür bir kaç haber okuyoruz. Bu kadar çok vaka yaşanıyorsa eğer, gelen turistler KKTC’de de, diğer ülkelerde olduğu gibi uyuşturucunun yasak olduğunu bilmiyorlar mı acaba diye düşünüyorum. İyisi mi, giriş kapılarına “Bu ülkeye uyuşturucu sokmak ve kullanmak yasaktır” panoları yerleştirelim…

 

ZİRVEDEKİLER
Dursun Oğuz: İşte bu sağduyuya ihtiyacımız var. UBP milletvekili Dursun Oğuz, ortalığın toz duman olduğu bugünlerde, su konusunda da, hükümetin finansal sıkıntıları konusunda da, Kıbrıs konusunda da krize oynayanlara yanıt verdi ve “kriz yoktur” dedi, zorlukların aşılabileceğini söyledi. Hatta keşke CTP-UBP ortaklığı daha önce kurulmuş olsaydı” da dedi… 

DİPTEKİLER
Felaket Tellalları: “Yıkılacak, bozulacak, olmayacak, yalan, yanlış, kötü, felaket…”. Kim söylerse söylesin, inandırıcı gelmez bana bu tanımlar. Arkasında hep bir hinlik ararım. Toplumu kışkırtma adına, üstü örtülü, gizli çıkarlar adına. Ki onlar da hep, tanıdık isimlerdir, arkalarında yıkım bırakanlardır nedense… Yıkıcı, bölücü, bozguncu… Neden artık “olacak, olmalı, yapabiliriz” demeyelim..?