Maliye Bakanı Birikim Özgür 2015 yılında sadece fazla mesailer için 82 milyon TL harcanacağını söylüyor.
Rakam az buz değil. Resmen sadece ek masailer için servet ödemişiz.
Diğer yandan bakıyorum da sendikaların bu avantadan vazgeçme gibi bir niyetleri yok. 2016 yılı için Maliye Bakanlığı’na yaptıkları önerilerde ek mesai konsundaki telepleri devam ediyor. Hafta içi bire bir buçuk, hafta sonu çalışmaları halinde bire iki ek mesai talep ediyorlar…
Bir yılda bu kadar çok mesai ödemek istemezseniz, fazla mesai olayını bitireceksiniz. Niyet varsa bu yapılabilir. Ama görüdüğüm kadarıyla yönetenler de bu avantayı bazılarına vermekten memnunlar herhalde. Devlet hantal, memur fazlalığı var diyoruz ama, fazla mesai olayından da ne sendikalar, ne de hükümet vazgeçmeyi düşünmüyor…
Bir yılda yapılan fazla mesainin karşılığı 82 milyon, eski parayla 82 trilyon lira… Aylık 7 milyona yakın bir para…Yıllardır mesai adı altında ödediğimiz bu paralar ile kaç okul, kaç hastahane yapardık hiç düşündünüz mü..? Veya kaç gencimize istihdam imkanı yaratılabilirdi. Ya da tarlaya dönen yollarımızı yapamaz mıydık? Bakan Özgür, “bu yapı sürdürülemez” diyor da, sonuç..? Yarın yine oy kaygısı galip gelecek ve radikal bir adım yine atılmayacak…
Yıllardır her bütçe döneminde aynı konuları tartıştık ama, br türlü çare bulamadık. Kimse yanlış anlamasın, bu ülkenin tek sorunu fazla mesailer demek istemiyorum. Bunu kaldırırsak sorunlar biter gibi bir düşüncem de yok. Nereye el atsanız elinizde kalır. İnsanlar mutsuz ve de umutsuz. Toplumun önünde ne hedef ne bir beklenti var. Tek derdimiz günü kurtarmak…
1983’ten bugüne 32 yıl geçti. Bu yıllar içerisinde ülkeye milyarlarca lira aktarıldı. Yatırımların büyük çoğunluğu, hatta neredeyse tümü Türkiye tarafından karşılandı. Biz sadece bize gönderilen paraları seçim ve seçilme gaylesi ile har vurup harman savurduk. Bugün geldiğimiz nokta ise tam bir felaket. Devlet kurumları, belediyeler hepsi ya batmış, ya da sefilleri oynuyor. Sanayi Holding, Turizm İşletmeleri, ETİ ve Kıbrıs Türk hava Yolları… Üretime dair hangi kurum kuurlduysa, bugün ortada yok… Yanlış yönetimler, popülizim ve partizanlık kene gibi bu ülkenin kanını emdi bitirdi… Aç gözlü, kendinden başka kimseyi düşünmeyen bir toplum olup çıktık. Memleketin altı üstüne gelse de, birileri cebimize parayı koyduğu sürece sesimizi çıkarmaz hale geldik. Mücadele ruhumuzu kaybettik. Sadece güçlünün kazandığı bir sistem oluşturduk. Ve bu sistemden nemalandığımız sürece de, sesimizi çıkarmak yerine, kendi işimize baktık… Bunda bizi yönetenler kadar bizlerin de suçu olduğunu görmek istemedik…
Bir zamanların yeşil adasını, tam da savaş bitti derken, kumar, fuhuş, hırsızlık, cinayet ve mafyanın hesaplaşma alanı haline getirdik…
Bunlarla uğraşmak, temiz ve huzurlu bir ülke yaratmak için uğraşmak yerine, 32 yıldır herkesin nemalandığı sistemi sürdürmek daha çok işimize geliyor anlaşılan. Sendikalar, sivil toplum örgütleri, ancak kendi üyelerine çıkar sağladıkları sürece, o koltuklarda oturacaklarını iyi biliyorlar. Devletin parası varmış, yokmuş, onlar için önemli değil. Fazla mesai de sürsün, ek ödenekler de verilsin. Hatta memura, rahat izin yapması için “izin ikramiyesi” bile verilmesini isteyebiliyorlar. Bu memleket bizimse ve biz yöneteceğiz diyorsanız, refahı da, sıkıntıyı da tüm toplum için isteyeceksinz. Yoksa bu kafa ile, hergün biraz daha eriyip yok olup gideceğiz…
OKUR UYARIYOR
Mehmet kardeş selamlar… Bugün Havadis’te köşe yazını okudum. Süper Mağusa müftüsü…
Daha Güzelyurt, Lefke, Girne, Lefkoşa, hepsinin müftüleri var. Ben de din görevlisiyim… Lefke’deki ağlayan imam, o da Güzelyurt müftüsü.
Bizim yasalarımızda öyle bir şey yok. Sadece Din İşleri Dairesi Başkanı var ama, bu memlekette herşey olabiliyor. O dairedeki müftü olduğu sürece, daha çok şeyler göreceğiz. Adamın egosu var, kırk yıllık Din İşleri Dairesi’nin adını bile değiştirip, Din İşleri Başkanlığı yaptı ve çıkıp basına, Fransa’daki olayı kınıyor. Bizler de dünyanın neresinde olursa olsun kınıyoruz ama, Ankara’da, Kobani’de, Urfa’da, Diyarbakır’da, Suriye’de hergün yüzlerce insan öluyor, Talip Atalay hazretleri bir gün çıkıp da bunları söylemedi…..
Müftü paşa ne hükümeti takıyor, ne de Türkiye’yi. Acaba bu zat kimden bu gücü buluyor. Tek bir kişi kaldı. O da Sayın Akıncı. Her yerde müftü bunu söylüyor. Arkasında Sayın Akıncı varmış diye…
Saygılar.
(İsmi mahfuz)
YERİN KULAĞI VAR
VERDİĞİ SÖZÜ UNUTMASIN: Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, 2016 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı’nda Cumhurbaşkanlığı bütçesini görüşmeye devam ediyor.Geçen gün yine yazmıştım. Sayın Akıncı, seçim propaganda döneminde topluma verdiği sözleri hayata geçirmeli diye. Ne demişti, “örtülünün örtüsünü kaldıracağım ve şeffaf olacağım…”. İşte fırsat. Seçim öncesi verdiğiniz sözünüzü yerine getirin… Dün Cumhurbaşkanlığı bütçesi görüşüldü, Müsteşar artış istemediklerini söyledi, ancak örtülünün örtüsünü kaldırmadı ne yazık ki…
KİMDEN ALIYOR BU CESARETİ:
Müzakere masasından haberleri yine Rum basınından alıyoruz. Meğerse, Yunan Başbakanı Çipras, Türkiye’nin AB başlıklarına karşılık Maraş’ı istermiş ve bunu Anastasiadis vasıtasıyla Türk tarafına iletmiş. Dikkat edin, çözümle birlikte falan değil, hemen şimdi. Peki ya kendilerinin en basit güven yaratıcı önlemi bile ciddiye almamalarına ne demeli… Böyle bir pazarlık yöntemi olabilir mi? Merak ediyorum, karşılarındakini ne olarak görüyorlar? Ya da onlara bu cesareti veren kim?
NE ANLIYORLARSA:
Bazı fanatik Rumlar, dün sınır kapılarında, KKTC’nin ilanını protesto etmek için eylem yapmışlar. Ancak sadece protesto ile kalmayan bu gruplar, Güney’e geçmeye çalışan bazı Türk araçlarına ve içindekilere de saldırıp zarar vermeyi ihmal etmemişler. Herhalde Rum kardeşlerimizin, “Güven artırıcı önlemlerden” anladıkları böyle birşey…
32 YILDIR YAPAMADILAR:
Turizm Bakanlığı Müsteşarı Şahap Aşıkoğlu, turizmdeki sorunun kaynağının, mevcut siyasal sistem içerisinde ortak aklı bulup, bunu bir üst akıl ile koordine edememek olduğunu savundu ve turizmin devlet poltikasına dönüşmesi gerektiğini söyledi. İyi de 32 yıldır bunu beceremeyenlerin, bundan sonra becerebileceklerine kim inanır. Yıllardır bizdeki tüm bakanlar, yurt dışında fuarları gezmekle turizmi kalakındıracaklarını zanettiler… Yok birbirlerinden farkları…
GÜLDÜRMEYİN SAYIN ERK:
CTP eski Genel Sekreteri Kutlay Erk, “İkili hükümet modeline tabi ki hazırız. Federal devlette iki tarafın ortaklaşa katılacağı bir hükümet modeline biz hazırız. Ama Kuzey’in ve Güney’in ayrıca kendi hükümetleri de olacak, onlar da federe kanatların hükümetleri olacak. Biz bunlara hazırız. KKTC insanları olarak biz bir ortaklık devletine hazır durumdayız” demiş. İlahi Sayın Erk, neye hazırız Allah aşkına, bu yapımız ile mi ortak bir devlete hazırız? Güldürmeyin bizi…
GİRNE TRAFİĞE BOĞULDU:
Girne Belediye Başkanı Güngördü, trafik için bir master plan hazırladıklarını söylüyor. Detaylarını bilmiyoruz ancak, Girne’nin yaşanmaz bir hale geldiği ortada. Düşünün o 10’ar katlı binalar bittiğinde neler olacak. Buradan biz de önerilerimizi yapalım. Öncelikle kent yollarına asla uygun olmayan devasa otobüslerin çevre yollara yönlendirilmesi; dolmuş sürücülerinin gelişigüzel yerlerde durmasının önlenmesi, yani denetim; Mete Adanır Caddesi’nin tek yönlü yapılması ve paralel olarak Zeytinlik yolunun kullanılması ilk akla gelenler…
ZİRVEDEKİLER
Fikri Toros: KKTC’nin bütçe yapısında, özel sektör odaklı planlama olmadığını ve KKTC bütçesinin kamu odaklı olduğunu savunan Ticaret Odası Başkanı Toros, yeni yatırım alanları yaratılması konusunda, hükümetin yeni bütçede ayırdığı kaynağın yetersiz olduğunu ve öngörülen bütçe rakamında, büyük bir çoğunluğun kamu cari giderleri ve transferler için ayrılmış olmasının kendilerini üzdüğünü söyledi…
DİPTEKİLER Girne Üniversitesi: Girne ismiyle kurulan üniversitenin “Girne” ve “Kyrenia” isimlerini kullanma hakkını KKTC Lefkoşa Yüksek İdare Mahkemesi Haziran 2015 tarihli ret ve iptal kararına rağmen bu isim kullanılmaya devam ediyor. İşin ilginci ise, temel atma törenine, 3. Cumhurbaşkanı Eroğlu, Başbakan ve bazı bakanlar katılıp konuşma dahi yapabiliyorlar. İyi de mahkeme kararı ortada dururken, devleti yönetenler de mi mahkemenin aldığı kararı tanımıyorlar…
































