TDP Milletvekili Zeki Çeler, geçmişte KTHY üzerinden oynanan oyunların benzerinin bugün Kıb-Tek üzerinde oynandığını belirterek, bu konuda dikkatli olunması çağrısında bulunmuş. Çeler, “KTHY bilerek ve isteyerek batırılarak iflas ettirilmişti. Şimdi de benzeri senaryolar Kıb-Tek’in özelleştirilmesi için devreye konulmak istenmektedir” diyor.
Çeler’in bu iddialarının doğruluk payı var mı, evet var. Zaten yıllardır, Kıb-Tek’in özelleştirilmesi için birtakım adımların atıldığını da biliyoruz. Ancak, bu oyunlara çanak tutanın da, yaptıkları tartışmalı icraatlarla bizzat kurumun kendisi değil mi Sayın Çeler?
Sanayi Holding, Eti ve KTHY de, aynı aymazlıkla Kıbrıs Türkü’nün elinden bir bir uçup gitmedi mi?
Kendi özvarlıklarımızın, yıllarca yanlış yönetimlerin istihdam çiftliği haline getirildiğini ve bunun da batışa neden olduğu gerçeğini göz ardı edemeyiz.
Şimdi kalkıp da, zamma karşı tepkiler ve eleştirileri yapılıyor diye, sakın toplumu suçlamaya kalkmasınlar. Çünkü bu toplum, yarım asırdır verdiği toplumsal ve siyasi mücadele ile özveri ve paylaşımın ne olduğunu onlarca kez ispatlamıştır…
Diğer yandan, yapılan haksızlıklar karşısında da sesini yükseltmesini ve hakkını aramayı da bilmiştir…
Yeterli midir? Bence değil. Göz göre göre kuruma ek külfet getirenler bunu zamla halka ödetmeye kalkıyorsa, Sarayönü’nü doldurmak gerekir. Sanırım bizim demokrasimizin en eksik tarafı bu. Kitlesel hareketlere gidemiyoruz. Onun için de yapanın yanına kalıyor, sırtımızdaki kamburlara yenileri ekleniyor.
Kıb-Tek sadece siyasi değil, stratejik açıdan da önemli bir kurumumuz. Onun yaşatılması hepimizin isteği ancak, birileri toplumun bu sahiplenme duygusunu kötüye kullanmaya, onu “enayi” yerine koymaya da kalkmasın…
Kurum’un fiyatlara yapılmasını istediği 6 kuruşluk zam, toplum genelinde kabul görmedi.
Özkan Yorgancıoğlu’nun Başbakanlığı döneminde de Kıb-Tek yönetimi ile Başbakan arasında aynı sebeple yaşanan krizi bilmeyen yok.
Hükümet ve CTP’nin onayı olmadan, sınavsız ve münhalsiz olarak kuruma alınan yüzlerce kişiyle ilgili yapılan açıklamalar da, ne yazık ki gerçeklikten çok uzaktı.
Günlerdir gazetelerde kurumda çalışanların astronomik maaşları ile ilgili olarak haberler yer almakta ancak, buna karşı özellikle de sendikadan yapılan açıklamalar, bu iddiaları çürütmek yerine, günü kurtarmaya yönelik açıklamalardan öteye geçmiyor. Halbuki sendika eğer bu iddiaların yanlış olduğunu söylüyorsa çıksın ve çalışan sayısını, maaşlarını, aldıkları ek katkı, aile yardımı ve ek mesai tutarlarını kamuoyuna açıklasın.
Zam yapılmazsa batacağını iddia ettikleri kurumun Yönetim Başkanı ve “misafirleri” için alınan makam araçlarının hangi parayla ve neden alındığını anlatsınlar…
Hatta, Güney’de sadece bu yıl içinde, 2 kez indirime uğrayan elektrik fiyatlarının bizde niye zamlanması gerektiğini topluma izah etsinler, bir de “zam yapılmasa ülkeyi karanlığa boğarız” derken kime ne mesaj verdiklerini de açıklasınlar…
Kurum’da yasallığı tartışılan santral alımlarıyla ilgili değerlendirmeler de yapan CTP Milletvekili Birikim Özgür, “ben yaptım oldu” anlayışıyla alınan bu santrallerin bedelinin de halka ödetilmeye çalışıldığını söyleyerek, “Buhar santralleri ekonomik ömrünü tamamladı. Hukuki olup olmadığı tartışmalı, motor alımı süreci var. Yasaya göre DP’ den projenin onaylanması gerekiyor. Ben yaptım oldu mantığıyla kurum orada alım yaptı. Bunun nedeni gündeme gelen zamlarda kendi başına buyruk yatırım stratejisiyle gündeme gelmektir” diyor…
Daha 2-3 yıl önce UBP döneminde yapılan zammı protesto etmek için, ellerinde mumlarla meydanları dolduranlar, UBP’yi “zam şampiyonu, halk düşmanı” diye ilan edenler vardı. Bugün o koltuklarda kendileri ve ideolojik yandaşları oturmaktadır…
Saltanatlarını sürdürmek adına kurumu bu hale düşürenler, emek edebiyatı arkasına sığınmakta, yine kendi geleceklerini garanti altına almak adına, halktan özveri yapmasını istemekteler. Yapılanın Türkçesi budur… Ama bizlerden bu özveriyi isterken, ne yazık ki, kendi okkalı maaşlarından, ek gelir ve mesailerinden özveride bulunmayı ağızlarına bile almıyorlar…
Basit bir soru; eğer Kurum batıyorsa, iki lüks makam aracına ne gerek var. Yok eğer batmıyorsa, o zaman niye zam yapılmak isteniyor? Toplumu tehdit edenler çıksın açıklasın.
YERİN KULAĞI VAR
TOPLUMSAL TEPKİ LAZIM:
Elektriğe yapılmak istenen zamla ilgili toplumun tüm kesimlerinden büyük tepki var. Sosyal medyada elektrik faturalarına yansıyan acayip ekstraların haberleri dolaşıyor. Sonuç, “kendimiz çalıp kendimiz oynuyoruz”. Sadece elektrik konusunda değil, hiçbir haksızlıkta, toplumsal bir tepki vermeyi beceremiyoruz. Böyle olunca da, isteyen istediği gibi “seviyor” bizi…
ÇÖZÜM, “CEK CAK”:
CTP Genel Başkanı Talat, son günlerin tartışma konusu mülkiyet sorununun nasıl çözüleceğiyle ilgili olarak, “kaynak yaratılacak, mal mülk değerlendirilecek. Türkiye’den kaynak temin edilecek. AB para konusunda yardımı kabul etti. Uluslararası kuruşlar ve büyük devletlerin katkıları olacaktır” değerlendirmesinde bulundu. İyi de, ya bu saydıklarınız katkı yapmayı kabul etmezlerse ne olacak? Hade Türkiye verdi diyelim, AB ülkelerinin ekonomilerini görüyoruz, Annan Planı döneminde de çok sözler verilmiş ama hiçbiri yerine getirilmemişti. Şimdi bunlara nasıl güvenebiliriz ki? Tam da, Nasrettin Hoca’nın hikayesine benzedi işimiz…
NE DEMEK İSTEDİ:
CTP Milletvekili Birikim Özgür, Mungan’ın bakanlık görevine devam etmemesiyle ilgili olarak, “İmkanı olsaydı, eminim ki direnmek değil reformun hayata geçirilmesini sağlamak adına uğraş içinde olabilecekti. Maalesef öyle bir ortam o dönemde yoktu. Dahası Mungan kamu kaynaklarını bol keseden dağıtmıyor diye bakan olamadı. Bunu iyi değerlendirmek gerekiyor” değerlendirmesinde bulunurken, Mungan’ın yeniden bakan olmamasının nedeninin, kamu kaynaklarını bol keseden dağıtmaması olduğunu mu söylüyor? Şimdiki bakan, bol keseden dağıtma sözü verdiği için mi Mungan’ın yerine göreve getirildi…
KALKINMAYA NİYETİMİZ YOK BİZİM:
Sevgili Bertuğ Topal’ın dünkü arşiv araştırması yüzümüze şamar gibi vurmalı aslında. Türkiye ile imzalanan ekonomik protokollere sürekli saldırırız. Ya özelleştirme maddesine takarız, ya tasarruf maddesine… Oysa yapısal dönüşümü sağlayacak diğer her şey vardır o protokollerin içinde. Kamu reformu, e-devlet, Kamu Maliyesi Yönetim ve Kontrol Yasası geçseydi fena mı olurdu? Benim anlamadığım, hem imzayı atarlar, hem parayı alırlar, hem de gereğini yapmazlar…
HELLİM SADECE AB’DE:
Avrupa Komisyonu, hellimin coğrafi tescilini yapınca, sanıldı ki, tüm dünyada sadece Kıbrıs’ta üretilecek. Yunanistan’da mahkeme de üretimi yasakladı ya, gözler hemen Türkiye’ye çevrildi. Oysa Türkiye bir AB ülkesi değil, belki üyelik müzakereleri sürdüğü için bu kararı alabilir. Ancak daha geçenlerde KKTC’ye davet edilen bir Azeri işadamı, bizim bakanlardan birine, hellim ürettiklerini söyleyerek övünmekteydi. Bunun dışında, Uzak Doğu’da da üretim yapıldığı biliniyor. Onlar ne olacak? Karar, Kıbrıs’ta üretilmeyen hellimin, AB ülkelerinde satışının yapılamayacağı şeklinde… Yani başkalarını bağlamaz… Fazla heyecan yaptık galiba…
AMBARGOLARINIZDAN:
Dünyada iyi bir özelliğimizle anıldığımızı hiç görebilecek miyiz acaba? Ya insan hakları ile ilgili kabahatlerimiz, ya suça yataklığımız. İngiltere’nin aradığı 5 şüphelinin KKTC’de olduğu, bunlardan birinin yakalandığı haberi vardı dün… Geçmişte de benzer örneklerini gördük. En azından 9 yıl sonra yakaladığımıza sevinmeli miyiz? Bence, KKTC’yi dünya hukuk sisteminin dışında tutanlar görsün…
ZİRVEDEKİLER
Birikim Özgür: Elektrik Kurumu’nda, yasallığı tartışılan santral alımlarıyla ilgili değerlendirmeler de yapan Özgür, “ben yaptım oldu” anlayışıyla alınan bu santrallerin bedelinin de halka ödetilmeye çalışıldığını söyledi. Özgür, geçmiş hükümette Başbakan’a kafa tutan bu yapının şimdi de meşrulaştırılmaması gerektiğini vurguladı… Daha ne desin…
DİPTEKİLER
Ersin Tatar: Müzakerelerle ilgili gösterilen tepkilerin ve yapılan eleştirilerin Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın elini güçlendirdiğini öne süren Tatar, “Tepkimiz Sayın Akıncı’nın elini güçlendirir, ‘bak bizim tarafta bu konuya tepkiler var, kabul edemeyiz’ diyebilir. Ben de çözüm istiyorum, ben de dünyalı olmak istiyorum ama zemin güçlensin diye yapıcı eleştiri yapıyorum” şeklinde konuştu… Bence güçlendirmeye çalıştığı, kendi adaylığıyla ilgili zemin…
































