DAÜ konusu yine gündemde…
Bir üniversite niye gündemde olur normalde? Ya yeni açtığı bir bölümle, ya yaptığı bir araştırmayla, ya da etkinlikleriyle.
Bizde hele de vakıf üniversitesiyse, bir bacağı devletteyse, öyle olmaz. Sadece kavgalarla gündeme gelir.
Kah siyaset elini üniversiteye sokar, karıştırır, kah yönetim kendi içinde kavgalar eder. Neredeyse her kavga mahkemede biter. Siyasetle gelen yönetimlerin, siyasete bulaşmaması mümkün müdür?
Ondan sonra kalkın da istikrar bekleyin, gelişme bekleyin, güven bekleyin.
Halihazırda Rektör Vekili olan Necdet Osam, 6 aylık vekillik süresini aşmış durumda. Yasallığı tartışmalı. Zaten göreve gelirken de oynanan ayak oyunları ortada. Üniversiteyi gerçek anlamda yönetmesi gereken akademisyenlerin örgütü olan Senato’nun kararı hilafına atanmış biri…
Ama anlaşılan bu mevkiyi çok beklemiş. Yeni hükümet oluşurken, ara dönemde, görevden almalar, yer değiştirmeler yapmaya kalkmış. Sendikanın açıklamasına göre de, bu icraatları, rektörlük seçimi için bir yatırımmış. Dahası Rektör vekili ve Vakıf Yönetim Kurulu el ele vermiş, son dönemde 200’e yakın da istihdam yapmışlar. Vakıf Yöneticiler Kurulu Başkanı da olan Gazimağusa’nın Belediye Başkanı’nın istihdam marifetleri malum. Anlaşılan başarmışlar…
Yeni hükümetin programında DAÜ’nün “özerkleştirilmesi” var. Nasıl olacağını açık açık yazmadıklarından bilemiyoruz…
Mesela, Vakıf Yöneticiler Kurulu akademisyenlerden mi oluşacak, kararları akademisyenlerden, ya da en azından üniversite mezunlarından oluşan kurullar mı verecek… Siyaset üniversiteden elini tümüyle çekecek mi?
TC Elçiliği’nin 22 milyondan 5 milyona, devletin ise 9 milyon TL aşağıya çektiği destekle üniversitenin kendi yağıyla ciğerini kavurması nasıl mümkün olacak..?
Bunların detaylarını bilmiyoruz. Herhalde özerkleştirmeyi programa koyanların bir fikri vardır.
Yalnız yeri gelmişken, harcamalar konusundaki iddialar da önemli. Siyasilerin araya girmesiyle, bazı şirketlere fazladan yapılan ödemelerden bahsediliyor. TC Yardım Heyeti’nin de, gerekli kontrollar yapılmadan ödeme gerçekleştirildiği için, proje parasını üniversiteye aktarmayı reddettiği yönünde haberler var…
Sayın Rektör vekili göreve geldiğinde, vahim bir tabloyla karşılaştığını söylüyor. Oysa bizim bildiğimiz, bir önceki yönetim göreve geldiğinde üniversiteyi 43 milyon TL borçla devralmış, ayrılırken de 2 milyon TL artıda bırakmıştı. Yeni öğrencilerle birlikte bu tablo 10 milyon TL artı olacaktı.
Her neyse, böyle bir “özerkleştirme” kararı varken ve yeni yönetimin gelmesi beklenirken, bu acelecilik neyin nesidir..? Yangından mal kaçırırcasına yapılan atamalar, görevden almalar, basın toplantıları…
O nedenle de, basında belki de tüm meslektaşlarımdan daha çok eleştirdiğim yeni Eğitim Bakanı’nın “Yönetim değişimini bekleyin” ricasını gayet mantıklı bulmaktayım. Üstelik de bildiğim kadarıyla Bakan’ın bu mektubu, keyfi bir karar değil, Başbakan’ın da bilgisi dahilindedir…
Şu anda yapılan tartışmalar, ne yazık ki, çok ortaklı bir şirketin mali tablosu üzerine yapılan tartışmalar gibi…
Sayın Osam, keşke eski yönetimi suçlamak ve kendini öne çıkarmak yerine, geçmişte yapılan iyi şeylere de teşekkür etmeyi becerebilseydi. Yoksa, “O bunu yaptı, ben bunu yaptım” demek, tam anlamıyla siyaset, başka bir şey değil.
Oysa eğitimin kalitesinden bahsedilmesi beklenir değil mi…
Ancak ne acıdır ki, DAÜ tarihinde ilk defa ÖSYM sonuçlarına göre, KKTC üniversiteleri arasında üçüncülüğe düşmüş…
Osam döneminde bir çok değerli öğretim üyesi istifa etmiş…
Bence tartışılması gereken budur…
“Özerk Üniversite” diyerek yola çıkan hükümetin, DAÜ ve LAÜ için, bu kez siyasi değil de akılcı kararlar üretmesi beklentimiz…
Vakıf Üniversiteleri’nin onca desteğe rağmen, özel üniversitelerin gerisine düşmesi hepimizi üzer…
YERİN KULAĞI VAR
YA OLMAZSA:
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Önümüzde son bahardan itibaren yıl sonuna kadar geçecek aylar önemli olacaktır. Son zamanlarda tekrar etiğim bir husus var. Bu kararlılıkla, bu niyetle devam ettiğimiz sürece, çözümün yıllar değil aylar içerisinde olabileceğine dair olan inancımı korumaya devam ediyorum” diyerek, yine toplumun ağzına bir parmak bal çaldı. Bir çözümün olması hepimizin arzusu ancak, Rum tarafının söylemleri Akıncı’nın tam tersi. Bence Sayın Başkan yarım asırdır süren bu sorun için takvim verip de beklentileri yüksek tutmamalı, olası bir anlaşmazlıkta moral bozukluğu çok daha kötü olur…
BAKALIM ÖZGÜRGÜN NE YAPACAK:
Özdil Nami, müzakerelerde görevliydi ve güven oylamasına katılmadı. Ama fireyi UBP verdi. Oylamaya 3 milletvekili katılmadı. Zorlu Töre, Ali Pilli, Hamit Bakırcı… Zorlu Töre ve Hamit Bakırcı zaten gidip de gelenlerdendi ve bu koalisyona da karşı oldukları biliniyordu. Ortaklık kararı parti organlarınca verilmiş bir karar, bu yaptıkları da o karara muhalefet. Şimdi merak edilen, Hüseyin Özgürgün’ün disiplin mekanizmasını çalıştırıp, çalıştırmayacağı. Eğer çekingen davranırsa, bu muhalefetin partide derin uçurumlar açması kaçınılmaz olacak. Hele de önlerinde kurultay varken…
UZUN MU, CANALTAY MI:
ve aynı zamanda Mağusa Belediye Başkanı İsmail Arter’in DAÜ Mütevelli Heyeti Başkanlığından ayrılacağı ve belediyeye odaklanacağı konuşulurken, yeni başkan için aday isimler de ortaya çıkmaya başladı. Eroğlu’nun kızı ve aynı zamanda UBP Mağusa İlçe Başkanı olan Resmiye Canaltay’ın bu göreve talip olduğu, ancak partide Gürsel Uzun isminin öne çıktığı iddia ediliyor…
O PERSONEL NE OLACAK:
Kıb-Tek akıllı sayaç abonelerine kısa mesaj gönderdi. Hesap numarlarıyla diğer bilgilerini istiyor ki, faturayı mesaj olarak göndersin. Bu durumda benim aklıma, personel durumu geliyor. Görevliler, akıllı olmayan sayaçları yine gezip yazacak, fatura atacak, ancak bu durumda işleri de yarı yarıya azalacak. Acaba o gizli işsiz Kurum personeli, “ihtiyaç var” denilen alanlara kaydırılacak mı? Tekrardan çıkıp, “hala personel ihtiyacımız var” demeyecekler umarım…
SEBEBİ NE:
GİAD Başkanı Tunalı, ayda 10 milyon Euro paranın Güney’e kaydığını ve bunun ülke ekonomisini olumsuz etkilediğini açıkladı. Euro 3 bin TL civarında olmasına rağmen, vatandaş hala Güney’den alışveriş yapmayı tercih ediyorsa, demek ki konu fiyatlarda değil. Herşeyi birarada bulabileceğiniz büyük AVM’ler, satılan her ürünün sağlık sertifikasının olması, insanların temiz ve güzel ortamlarda alış veriş yapma imkanı bulması olabilir mi sizce? Kimse kusura bakmasın ama, birçoğumuz günü geçmiş veya kokmuş çok ürün satın aldık Kuzey’de. Bu duruma çare üretecek olan, önce tüccarlardır diye düşünüyorum….
BİRİNCİ HEDEF KAÇAĞI ÖNLEMEK OLMALI: Sigorta primlerini yatırmayan kurumların çoğunluğunun Belediyeler olduğunu sanırdım. Oysa Havadis’in dünkü haberinde, sadece 2 bin kişinin belediye personeli olduğu, geriye kalan 16 bin beşyüz kişinin ise, özel sektörde çalıştığı belirtiliyor. Yıllar yılı kaçak ekonomiyle mücadele için formüller üretilir, programlar yazılır çizilir, aflar çıkartılır, ancak anlaşılan hiç biri bir işe yaramamış. Hatta sayı son yıllarda kaçak, olağanüstü artmış. Hala bu devlet nasıl ayakta duruyor anlamak mümkün değil. Bence programının başında adaletten bahseden hükümetin birinci hedefi kaçağı önlemek olmalı.
ZİRVEDEKİLER
GİAD Başkanı Ceyhun Tunalı: “Kamuda en önemli sorun ikinci iştir. Bu bizi de olumsuz etkiliyor. Özel sektörde kaçak varsa ki var, biz bunu nasıl çözebiliriz? Biz konuşmaya, bu yolda çalışmaya hazırız. Ne gerekirse yapalım. Önce bir araya gelmeyi başaralım. Çünkü bu şekilde gitmeyecek. Çözüm olsa da, olmasa da rekabet etmek için güçlenmeliyiz. Bu hepimiz için geçerli, hepimiz etkileneceğiz. Özelleştirmeler doğru ve etik şekilde yapılırsa, denetlenirse, devlet otoritesi etkili olursa, özel sektör zaten belirli sınırlar içinde çalışabilecek…”.
DİPTEKİLER
Zehirleniyoruz: Kalecik ve Teknecik santrallerinden siyah dumanlar yükselmeye, sağlığımızı tehdit etmeye devam ediyor. Çevre ve Doğal Kaynaklar eki Bakanı Hakan Dinçyürek, 10 Temmuz tarihinde yaptığı açıklamada, AKSA Elektrik Santrali’nden çıkan dumanın insan ve çevre sağlığına olumsuz etkisi olmadığını belirterek “vatandaşımızın içi rahat olsun” demişti. Sayın Dinçyürek, “koltuk gitti sorumluluk da bitti” diyebilir, hatta içi rahat da olabilir ama, vatandaşın içi hiç rahat değil…
































