Röportaj

6 yaşından beridir müzikten hiç kopmadı

KIBRIS’TA SANATÇI OLMAK ZOR:  Lefkoşa Belediye Orkestrası kurucusu İlkay İdris, şu anki müzisyenlerin kendi dönemindeki müzisyenlerden çok daha başarılı olduğunu anlattı. Ancak buna rağmen halktan gereken desteği göremediklerini kaydeden İdris, “Bizim dönemimizde kapalı bir toplum vardı. Halk neşeyi bizde buluyordu. Şimdi öyle değil” dedi

Lefkoşa Belediye Orkestrası’nın kurucusu olan İlkay İdris, yıllarca birçok orkestrada çaldıktan sonra şimdi ise gençlere müziği sevdirmek için çalışıyor. Her zaman boru trampet takımında çalışanlara özendiğini anlatan İdris, 6 yaşında izci olup, izcilikte boru trampet takımına girmeyi başardı ve bu takımda boru çaldı. İlkay İdris 6 yaşından beridir müzikte hiç kopmadı.

5 ayrı orkestra…
Müzik yaşamına, izcilikte boru trampet takımına katılarak başlayan İdris, 5 ayrı orkestra da görev aldı.
1964 olaylarının ardından Erol Baybars’la iki gitar olarak çalışmaya başlayan İdris, daha sonra Stage 5, Basamaklar, The Saylor, Enginler isimli müzik gruplarında çalıştı.

Bekirpaşa Ortaokulu Bandosu’nda trampet çaldı
İzcilikte boru trampet takımına katılmasının ardından Bekirpaşa Ortaokulu Bandosu’nda trampet çalmaya başlayan İlkay İdris, 1964 yılından sonra Erol Baybars’la iki gitar olarak çalışmaya başladı. Ardından ülkedeki ilk müzik gruplarından olan Stage 5 kurduklarını anlatan İdris şu ifadeleri kullandı:
Daha sonra Stage 5 diye bir orkestra kurduk. İlk topluluklardan bir tanesiydik. Uzun müddet orada çalıştım. Daha sonra ailenin Lefkoşa’ya gelmesiyle bende Lefkoşa’ya geldim. Lefkoşa’da mücahitler Bandosunda görev aldım. Yine trompet çaldım. Daha sonra Mustafa Sezgin, İlker Reşat, İlker Kaptanoğlu, Hüseyin Esat, Alkın ve Özgün Dişikırık ve ben basamaklar orkestrasını kurduk. Onlarla çalışınca bando içinde The Seylor leri kurduk. Bir müddet orada çalışınca arkadaşlar yüksek tahsile gitmesinden dolayı ayrıldı. Grup dağıldı. Daha sonra Enginler topluluğunda çaldım. Bir müddet Enginler topluluğunda çaldıktan sonra askerden emekli olduktan sonra Neptün Üner’le Venüs Set’te çalıştık. Daha sonra Belediye kent orkestrasını oluşturdum. Sancılı bir dönem oldu. Daha sonra okul bandolarında hocalık yapmaya başladım. 20 Temmuz Lisesi’nde bando yetiştirdim. Bekirpaşa Lisesi’nde bando yetiştirdim.

Gençleri yetiştirmeye devam ediyor…
Belediye kent Orkestrası döneminde adanın dört bir yanını gezen İdris, Karpaz’dan Lefke’ye kadar tüm genç ve çocuklara müzik aşkı aşıladı. Birçok okulda para almadan orkestra hocalığı yapan İlkay İdris şimdi ise Levent Koleji öğrencilerini çalıştırıyor. İdris ayrıca hala zaman zaman Belediye Orkestrası’nda konuk şef olarak görev alırken, Lefkoşa Müzik Derneği2de Türk Sanat Müziği orkestrası çalışmalarına da katkı koymaya devam ediyor.

***

6 yıl boşa harcandı
1984 yılında Belediye Kent Orkestrasını kurmak için belediyeye girdiğini anlatan İdris, ancak 6 yıl boyunca orkestradan uzak görevlerde bulunduğunu söyledi. İdris 1991 yılında yani Burhan Yetkili’nin belediye başkanlık döneminde Belediye Bandosu’nun kurulmasına karar verildiğini belirtti İlkay İdris o dönemleri şu ifadelerle anlattı
1991 yılında Lefkoşa Belediye Bandosu olarak öncelikle kurulması kararı verildi. O dönemde çalışmalara başladık. Ancak bu orkestrayı kurmadan dönemin belediye başkanı Mustafa Akıncı ile temaslarım oldu. İkna ettim. İkna ettikten sonra beni belediyeye aldı. Ancak içerdeki bazı arkadaşlar orkestranın oluşumunu geciktirmek için epeyi çabalar gösterdi. Bu gayretler neticesinde 6, 6 buçuk sene ben belediye de başka görevlerde bulundum. Belediye orkestrasının bandosunun kurulması kararı çıktıktan sonra da tek başıma yalnız kadro bendim. Diğer arkadaşlar hep dışarıdan gelen amatörlerdi. Müzikle ilgilenen onları yetiştirmeye çalıştım. Bu aşamada bazı arkadaşlar bana yardımcı oldular.

“Tuvalet bile temizledim”
6 yıllık süre zarfında belediyenin Bayındırlık ve İmar Şubesi’nde görev yaptığını kaydeden İdris bu dönemde orkestranın oluşması için yıllık izinlerini bile alıp orkestra için kullandığını anlattı. İdris, “Ben yıllık iznimi alır orkestra için çalışırdım. Yeri gelir oranın tuvaletlerini bile temizlerdim” dedi.

***
“Kıbrıs Türk müziği dejenere oldu”

İdris, yapılan araştırmaların 1974’den sonra Kıbrıs müziklerinin dejenere olduğunu ortaya çıkardığını kaydetti ve “Türk Makamlarına uymaz, Türk kalıplarına uymaz” diye Kıbrıs Türk müziğine bile bile müdahale edildiğini belirtti. “Maalesef o Kıbrıslı makamlar beste yapan arkadaşlarımızın sayısı çok azdır” diyen İdris, Kıbrıs Türk Folkloruna müdahale edilerek yozlaştırıldığını anlattı.

“Kıbrıs türkü sanatçısına değer vermiyor”
İdris, Kıbrıs türkü’nün sanatçısına gereken önemi göstermediğini söyledi ve şu ifadeleri kullandı:
Bizim zamanımızla şimdiki gençler arasında dağlar kadar fark var. Bir kere müzik okulları var. İnternet var. İletişim var. Her türlü bilgiye ulaşabiliyorlar. Bizim zamanımızın gençleri çok çok üstünde müzisyenler var. Ancak Kıbrıs Türkü de kendi sanatçısına gerektiği şekilde önem vermiyor.

“Bir toplum önce kendi sanatçısına sahip çıkmalı”
Bir toplumun önce kendi sanatçısına önem vermediği gerektiğini kaydeden ancak Kıbrıs Türk toplumunun kendi sanatçısına gereken önemi vermediğini belirtti. İdris geçen yıl Fazıl Yücel’le birlikte birçok Kıbrıslı sanatçının yer aldığı “Bizde varız” diye bir konser düzenlediklerini ancak bu konsere beklenen katılımın olmadığını anlattı. İdris, “bir toplum sanatçısına sahip çıkmazsa o sanatçının bir şeyler yapıp üretmesi zordur” dedi. İlkay İdris şu şekilde konuştu:
Sinemalarda dizilere her yerde etkileşim var. Ülkemin sanatçısının seviyesi çok iyi belli bir seviyeye gelmesi çok da mümkün görünmüyor. Hele hele de Kıbrıs Türkü kendi sanatçısına sahip çıkmadıktan sonra.  En azından biz kendi sanatçımıza sahip çıksak daha iyi olur. Biz şimdiki sanatçılardan daha şanslıyız. Bizim dönemimizde içine kapalı bir toplum olduğu için o zaman ki taklit yapan orkestralar vardı. Ancak kapalı bir ortamda yaşadığı için neşeyi bizde bulurdu. Şimdiki gençler kendi bestelerini yapıyor.

“Para için değil, sanat için sanat”
Ülkedeki müzisyenlerin müzikten para kazanıp hayatını intikal ettirmesinin zor olduğundan söz eden İdris, çok az sayıda müzisyeni hayatını intikal ettirebilecek kadar para kazandığını anlattı. İlkay İdris, ancak bu durumda bile gençlerin müziğe olan sevdasının takdire şayan bir şey olduğunu anlattı.

Daha Fazla Göster



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı