SÖZÜNE SADIK: Naziyet-Yusuf Yücetürk çifti, görücü usulü ile evlendi, 59 yıldır aynı yastığa baş koyuyor. Yusuf dede, “Naziyet’i alırken iyi günde kötü günde birlikte olacağımızın sözünü verdim. O söze hep sadık kaldım” dedi
Devrim DEMİR
Kalavaç köyünde 59 yıl önce Naziyet Yücetürk ile aynı yastığa baş koyan Yusuf Yücetürk çocuklarının annesine gül gibi bakıyor. Yusuf-Naziyet Yücetürk çiftinin 59 yıllık evliliğinde 9 tane evladı oldu.
10 Eylül 1955 yılında ailelerinin görücü usulü ile evlenen çift, birbirlerini görür görmez aşık oldu.
Yıllarca çobanlık yapan Yusuf Yücetürk, köyünde senelerce mücahitlik yaptıktan sonra, şimdi emekliliğin tadını çıkarıyor.
“Sevgi saygı evliliklerde şart”
Yusuf Yücetürk 59 yıllık hayat arkadaşını halen ilk gün gibi çok seviyor. Görücü usulü evlendiği eşini gördüğü anda aşık olduğunu ve halen aynı hisleri taşıdığını söyleyen Yusuf dede vefası ile günümüzde örnek bir tavır sergiliyor.
Eşine, yuvasına olan bağlılığı ile takdir toplayan Yusuf Yücetürk, evliliğin kutsal olduğunu ve nikâh olurken edilen evlilik yeminine sadık kalınması gerektiğine inanıyor.
Yusuf Yücetürk, uzun evliliğinin eşine ve çocuklarına karşı bu vefalı tavrının açıklamasını şöyle yapıyor:
“Naziyet ile 10 Eylül 1955 yılında evlendik. O anki mutluluğumuzu dün gibi hatırlıyorum. Evlenmemiz için ailelerimiz aracı oldu. Ben gördükten sonra Naziyet’i onu çok özlerdim ve o zaman şimdi olduğu gibi arabalarımız yoktu.
Babamın bir eşşeği vardı. Naziyet neneni görmek için her gün Kurumanastır’a giderdim. Birbirimize karşı her zaman saygılı ve hep çok sevecen olduk.
Sanırım bu kadar uzun yıllar evli kalmamızın sırrı da budur. Yoksa birçok örneğini gördüğümüz gibi biz de boşanır, hayatımıza başkaları ile devam ederdik.
Biz evlenirken bir yemin ettik ve hastalıkta, sağlıkta ölüm bizi ayırıncaya kadar omuz omuza, can cana olacağımıza birbirimize söz verdik. Şimdi gençlik hata kaldırmaz oldu, bir anda yuvalarını dağıtıyorlar. Görücü usulü ile evlendik ama galiba en güzeli yaptık.”
Biz kendi ürettiklerimizle besleniyoruz
Kalavaç’ta oturan Yusuf-Naziyet Yücetürk çifti günlerini kendilerine özgü düzenledikleri bahçelerinde geçiriyor.
Doğal yaşamayı tercih eden Yücetürk çifti, sebze ve meyvelerini kendileri yetiştiriyor. Yusuf dede, yaşamları boyunca kendi ürettikleri sofralarına taşıdığını belirterek, “El ele verdik. Ne aç kaldık ne susuz” dedi.
Naziyet nene: Yeni nesil çok değişik
Güler yüzleri ile Havadis’e kapılarını aralayan Yücetürk çifti, hayvancılık ve orak biçmeyle hayatlarının tarlalarda geçtiğini anlattı.
Naziyet nene şimdiki neslin ise çok değişik olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Evvelden biz ekmeği yoğurur, çamaşırı elde yıkardık. Kalavaç’a gelin geldiğimde Osmanlı zamanından kalma 700 yıllık bir evde hem çocuk doğurdum hem büyüttüm.
Ovalarda karnım burnumda burçak yolarken sancılandım, aynı gece eve geldim yoğurdum ekmeklerimi fırına koydum ve öyle doğurdum.
Kalavaç köyünde ebe Halide vardı ve ilk çocuğumu o doğurttu. Kerpiç evimde 9 çocuk büyüttüm 5’i erkek 4’ü kız. 1992 yılında uğraştık ve bir ev yaptık kendimize. Şimdi gençler çok değişik, hiçbir şeyi beğenmezler zora hiç dayanmazlar.”
Evlatları ve torunları ile zaman geçiriyorlar
Yusuf-Naziyet Yücetürk çiftini evlatları ve torunları bir an olsun yalnız bırakmıyor. Torunlarının üstüne titreyen çift, torunlarını ayırt etmeden hepsini çok sevdiklerini dile getirdi.
































