Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Dünya

4 soruda Yemen krizi

KRİZ NASIL BÜYÜDÜ?

ABD-Suud operasyonuyla 2012’de devlet başkanlığı koltuğuna geçen Mansur Hadi reform taleplerine karşılık vermeyince Ağustos 2014’te gösteriler başladı. Eylemleri yüzde 30 yakıt zammı tetikledi. Husilerin örgütü Ensarullah yeni muhalefetin öncüsü olarak öne çıktı. Ensarullah’ın öncülüğündeki Halk Komiteleri eylülde Sana’nın kontrolünü ele geçirdi. Hadi’den istenen ulusal birlik hükümetinin kurulmasıydı. Hükümet değişti, ama anlaşmanın gereği yerine getirilmeyince Ensarullah baskıyı arttırdı. Krizin bir nedeni de ülkeyi 6 federal bölgeye ayıran anayasa taslağıydı. Husiler ülkenin bölüneceğini öne sürerek Hadi ile ocakta karşı karşıya geldi. Husilerin taleplerini reddeden Hadi istifa etti. Bunun üzerine Husiler 5 üyeli cumhurbaşkanlığı konseyi, 551 üyeli geçici meclis ve 17 üyeli güvenlik konseyi ilan etti. Suudilerin baskısıyla Hadi şubatta istifasını geri çekip Aden’de üstlendi. Devrik Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih ve bazı birliklerin desteğinde Husilerin ilerleyişi önceki gün Aden’de sona erdi. Bunu Hadi’nin kaçışı ve Suudi Arabistan’ın müdahalesi izledi.

SUUDİLER NEDEN MÜDAHALE ETTİ?
Suudi Arabistan arka bahçesi olarak gördüğü Yemen’i hiçbir zaman kendi haline bırakmadı. İlk müdahalesi 1962’de diğer monarşilerin sonunu getirebilir korkusuyla cumhuriyete geçişte oldu. O zaman Mısır cumhuriyetçileri desteklemek için 80 bin asker gönderirken Suudi Arabistan Şii Zeydi İmameti’nin devamından yanaydı. 53 yıl sonra iki ülke Zeydilere karşı ortak operasyonda birleşti. Riyad, 2004-2010’da Husilere karşı 6 savaşta Salih’e destek çıktı. Suudiler 2012’de Salih’in yerine Hadi’yi geçirerek statükoyu sürdürmeye çalıştı. Ancak yeni gösteri dalgasını arkalarına alan Husiler hesapları bozdu. Husilerin İran’la aynı çizgide olması nedeniyle Riyad, Yemen’in Tahran’ın nüfuz alanına girmesinden korktu. Aynı korkuyla 2011’de Şiilerin yüzde 70’ini oluşturduğu Bahreyn’e müdahale edip Sünni hanedanı kurtarmıştı.

İRAN’IN KRİZDEKİ ROLÜ NEDİR?
Husilerin mensup olduğu Zeydilik Sünnilere en yakın Şii kolu olarak biliniyor. Bu yüzden Yemen mezhep gerilimlerinin fazla nüksetmediği bir yer. 1990’lardan itibaren Kaide Sünni bölgelerde palazlanırken kuzeyde de Husi hareketi ortaya çıktı. İran bağlantısının kurulması gecikmedi. Ancak bir Zeydi olan Salih’e karşı silahlı mücadele sırasında İran öne çıkmadı. ABD ve İsrail karşıtı sloganlar kullanan Husiler ile İran arasındaki temaslar son zamanlarda arttı. Husilerin İran’da askeri eğitimin yanı sıra para ve silah desteği aldığına dair iddialar öne sürüldü. İranlı yetkililer Husilerin örgütü Ensarullah’ı Lübnan’daki Hizbullah’a benzetiyor. ‘Yemen’in direniş eksenine girdiği’ söylemi de İran’ın Husiler üzerinden nüfuz savaşı verdiği kanaatini güçlendirdi.

MÜDAHALENİN SONUÇLARI NE OLUR?
Sınırlı bir müdahale sayesinde Hadi tekrar koltuğuna otursa da Husiler kadar onlarla birlikte hareket eden askeri birliklerin tutumu belirleyici. Ordu yeniden Hadi’nin yanında yer alırsa Husiler kuzeye çekilip korunaklı bir alan oluşturabilir. Karadan işgal olmadığı sürece Suudi Arabistan’ın istediği sonuca ulaşması zor. Önceliğini ABD ile nükleer pazarlıklara ve IŞİD ile savaşa veren İran ise krizin müzakere ile çözülmesinden yana sesini yükselterek şu aşamada çatışmadan uzak durmaya çalışıyor. Yemen kontrolden çıkarsa dünya petrolünün yüzde 8’inin transfer edildiği Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne bağlayan Bab el Mendeb boğazının güvenliğe tehlikeye girebilir. Bir diğer ihtimal Kaide’nin alan hakimiyetini genişletmesi ve IŞİD’in sahne alması. Ki Suudi operasyonu Kaide ile savaşı öngörmüyor.

Fehim TAŞTEKİN-Hürriyet