Köşe Yazarları

4. Sanayi Devrimi ve ıskalanan yapılandırmacılık

Yapılandırmacılık anlayışı KKTC sistemsiz eğitimi için bir şanstı; ancak bu şans kullanılmadı. 2005 yılında KKTC eğitim sistemi ‘yapılandırmacılık’ anlayışı ile kurgulanmaya çalışıldı ama olmadı. İlköğretimdeki tüm öğretim programları ‘yapılandırmacılık’ temelinde yazılmış, ders kitapları da onlara uygun yazılmıştı. 2012 yılında öğretim programları ve ders kitapları tekrar yazılmaya başlandı; ancak bu kez yapılandırmacılık terk edildi. Programın giriş bölümünde temel felsefeler olarak ilermecilik ve yeniden kurmacılık ile ilginç ve kimsenin bilmediği ‘eklektik’ felsefeden yararlanılmış.

Ders kitaplarında ‘tema’lardan, davranışçılık akımının ‘ünite’ örgütlemesine dönüldüğü anlaşılmakta. Dersler arası ilişkiler ise koparıldı. En bariz örneği ilkokul birinci devrede görülmekte. Hayat Bilgisi dersinin etrafında örgütlenecek dersler yerine, dersler birbirinden farklı dizayn edilmiş. Bir şans yitirildi. Yapılandırmacılığa 2005 yılında geçildi şimdi tarih 2018; tam 13 yıl ıskalanmış oldu.

Amerika Psikoloji Birliği 1990’lı yıllardan sonra, öğrenmeyi sağlayan çevre bağlamında; bilginin yapısı ve biliş bilgisi, öğrenmenin amacı ve doğası, güdülenme ve güdülenmenin öğrenmeye etkisi, sosyal ve kültürel çeşitlilik, olumlu ilişkiler ve bireysel farklılıklar gibi özellikler üzerinde durmaktadır. Söz konusu özeliklerin öğrenciler tarafından kazanılabilmesi için ‘geleneksel eğitim’ yetersizdir. Geleneksel eğitim öğretmen merkezli ve pasif alıcı öğrenci rolü üzerine kurulmuştur. Öğrenci sadece belleğini harekete geçirerek, öğretmenin ve ders kitaplarının yazdıklarını ‘sorgulamadan’ ezberler ve istenildiğinde de ses kayıt cihazı gibi geri verir. Anlamlı öğrenme de gerçekleşmez.

Öğrenmeyi öğrenme, üst düzey düşünme becerisi kazanma, öğrenenlerin anlamları etkin bir şekilde yapılandırması, önbilgileri öğretim sürecinde etkin bir şekilde kullanma ve işbirliği, kişisel bağımsızlık, üreticilik, etkin katılım, kişisel uygunluk ile çoğulcu öğrenme süreçleri yapılandırmacı anlayış ile edinilebilir.

Geleceğin dünyasında var olacak bir toplum, buraların geleneksel / eski eğitim sistemi ile kurgulanamaz. Sonuçta da geleceğin dünyasında KKTC yine olmayacaktır.

Geleceğin dünyası yapılandırmacılık anlayışının yetiştirdiği bireylere ihtiyaç duyacaktır. Kendine güvenen, yaratıcı, kendi bilgisini yapılandıran, kavramsal anlamlarını yapılandırabilen, üst düzey düşünme becerilerini kazanmış, işbirliğine açık, teknolojiyi ve bilimi bilip, tüm bunları maddi ve manevi üretime uygulayabilen bireylere gereksinim olacaktır.

Toplumların tarihsel gelişim sürecinde 3. Sanayi Devrimi’nden sonra ‘Endüstri 4.0’ dönemine geçildi. ‘Endüstri 4.0’ terimi ilk olarak 2011’de Hannover Fuarı’nda kullanıldı. Ekim 2012’de Robert Bosch GöbH ve Kagermann’ın çalışma grubu, ‘4. Sanayi Devrimi’ öneri dosyasını Federal Alman Hükümeti’ne sundu. Çalışma grubu 8 nisan 2013’te Hannover Fuarı’nda ‘Endüstri 4.0 Nihai Raporu’nu sundu. Almanya dışında ABD, Çin, Japonya 4. Sanayi Devrimi’nde önde olmak için büyük çaba içerisinde.

  1. Sanayi Devrimi zeminini üretimin bütün aşamalarında, sistemlerin, makinelerin, cihazların ve ürünlerin, geliştirilen yazılımlar ve ağlar üzerinden gerçek zamanlı iletişimin ve otonom kontrol ve optimizasyonunun gelişen bilim ve teknolojiyle yapılabilir hale gelmesi oluşturmuştur. Bu zemini oluşturan gelişmeler, Siber – Fiziksel Sistemler ve bu sistemleri birbirine bağlayan internet yoluyla gerçekleştirilebilmiştir*.
  2. Sanayi Devrimi’nde ülkeler kendilerini yeniden kurgulamaktadır. Eğitim sistemlerinin yetiştireceği insan tipi üzerinde yeni değişikler yapmaktadırlar. Akıllı bir teknoloji için insan yetiştirmek için çabalıyorlar; çünkü binlar, ulaşım araçları, robotlar, makineler her türlü ürün ‘akıllı’ hale gelecek ve insan müdahalesi en aza inecek*. Yeni meslekler ve yeni insan becerileri ortaya çıkacak.

Yapılandırmacı anlayış tüm bu nitelikler için çarelerden bir tanesidir. O nedenle yapılandırmacı anlayışın KKTC eğitim sistemine entegre edilmesi için çaba sarf edilmelidir. 2005 yılında yakalanan bu fırsat yeniden canlandırılmalıdır. Yoksa KKTC bir yüzyılı daha eski ve geleneksel eğitim sistemi ile heba edecektir.

* http://apelasyon.com/Yazi/786-4-sanayi-devriminin-endustri-40-dinamikleri-ve-olasi-sonuclari




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı