Köşe Yazarları

Grev Yasaklamak Yasal Mı?






30 Ağustos 2018 tarihli köşe yazımda yine bu konuya değinmiştim.

Anayasal bir hak olan “grev hakkı” çalışanlara bir lütuf olarak değil, bir hak olarak verilmiştir. Anayasamızın 54’üncü maddesine göre de bu “hak” sadece ve sadece yasa ile ve belli koşullarda yasaklanabilir.

Bu “hakkı” yürütme yani hükümet yani bakanlar kurulu, kafasına göre YASAKLAYAMAZ!

Yasama da “yasama” yetkilerini yürütmeye devredemez!

Bunu ben demiyorum. Bunu hukuk bilgisine benim gibi herkesin güvendiği ve inandığı hukukçu Tufan Erhürman söylüyor.

13 Kasım 2013 tarihinde, KKTC Meclisi’nin 12 inci birleşiminde GÜNCEL bir konuşma yapmak için kürsüye çıkan, şimdinin ana muhalefet lideri, CTP Milletvekili Tufan Erhürman Hocam bakınız grev yasaklaması/ertelemesi ile ilgili, meclis tutanağının 795-796 ncı sayfalarında neler söylüyor.

Söylüyor söylemesine ama kendi zamanında da yine aşağıda bahsedilen/kötülenen EMİRNAME devreye sokuluyor.

Hukukçu Tufan Hoca bile, hukuksuz diye eleştirdiği bir konuyu tekrar ederse, biz halk olarak artık kime güvenip inanacağız? Ender dayanaklarımızdan biri olan siyasetçiyi da kaybedersek, sorarım, bizim halimiz ne olacak?

Hocam bu kararı şimdi Anayasa Mahkemesine götürüp iptal ettirebilir mi? Diğer bir muhalefet partisi olan TDP bu konuda ne düşünmektedir?

Yorum katmadan, o günkü konuşma tutanağını aynen sizlere aktarıyorum.

Buyurun:

TUFAN ERHÜRMAN – …Ha, son değineceğim nokta da gene ayni mesele; grev erteleme kararları. On yıllardır Anayasaya aykırı şekilde grev erteleniyor bu ülkede, on yıllardır. Bugün değil. Ha, bugün de bir tane oldu işte. Başlarkenden destur bir tane de bugün oldu. Çünkü bu da “teamül.” Tırnak içinde söylüyorum “teamül”ü tabii Anayasaya aykırı uygulamaya “teamül” denildiği için, öyle öğrendim bu Mecliste, adı odur, burada öyle anlaşılıyor, bu da öyle. Neden? E, şimdi Anayasanın 54’üncü maddesi grev hakkının yasa koyucu tarafından sınırlanabileceğini söylüyor. Hangi gerekçelerle sınırlanabileceğini de söylüyor. Yasayla sınırlanabilir diyor ama. Yasa çıkıyor, Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Referandum Yasası. Yasa diyor ki; şu şu şu sebeplerle grev ertelenebilir diyor. Ertelenebilir. Sebepleri de sayıyor. Ama Yasa böyle olmasına rağmen birileri, kimin aklı kestiyse hangi tarihte bilmiyorum, 1940 tarihli bir Nizamname buluyor İngiliz zamanından kalma, savaştan, İkinci Dünya Savaşı, Savunma Nizamnamesi. Ona dayanarak Emirnameler çıkıyor ve Emirnameyle yasaklama yetkisi, grevi yasaklama yetkisi veriyor. Buyurun burdan yakın. Anayasa diyor ki; Yasayla sınırlayabilirsin. Yasa, sadece erteleyebilirsin diyor,  Emirnameyle yasak yetkisi veriyor. Ha, daha da komik bir şey söyleyeyim, bu Emirnameyi 1979’da değiştiriyor o dönemin Bakanlar Kurulu ve diyor ki Emirnamede, son bir şey ekliyor 3’üncü fıkrasının sonuna: “Bakanlar Kurulu…” diyor “eğer isterse…” diyor “bir grevi yasaklasın, önce…” diyor “o iş yerini elzem hizmet kapsamına alır sonra da döner der ki; e bu elzem hizmettir burada grev olmaz, yasaklıyorum” der.

DURSUN OĞUZ (Gazimağusa) (Yerinden) – Kılıfına uydururlar.

TUFAN ERHÜRMAN (Devamla) – Yani dünyada bundan daha komik bir hukuk anlayışı olamaz.  Genel ve soyut kurallar niçin konur? Önceden koyarsınız genel soyut kuralı ki birey işlemi ona uygun yapasınız diye. Bizdeki komedi şu, mesela son yaşadığımız ama bunun, ben size 20 tane de UBP döneminde yaşanan örneğini sayarım şimdi ezberden,

DAÜ’den tutun Ercan’a kadar bilmem ne, onun için kimse kimseyi boşuna burada yani kullanmayayım o kelimeyi, oyun oynamayalım diyeyim. Ama son yaşanan ne? Son yaşanan, gene Ercan’da trafik kontrolörlerle ilgili biliyorsunuz. Ne oldu? Bakanlar Kurulu önce trafik kontrolörlüğünü bir karar aldı, aldı şeyin içine, elzem hizmet kapsamına, sonra dedi, ha bu elzem hizmetmiş dedi, döndü orada yasaklama kararı aldı, üstüne üstlük yasaklama kararı alma yetkisi de yok. Yasaya göre verebileceği maksimum karar da erteleme yetkisi. Şimdi tabii…

HAMZA ERSAN SANER (Yerinden) (Devamla) – Biz karar aldık, ertelemedik.

TUFAN ERHÜRMAN (Devamla) – E, karar da ona girer Sayın Saner. Yani…

HAMZA ERSAN SANER (Yerinden) (Devamla) – Aldık biz de, siz de aldınız.

TUFAN ERHÜRMAN (Devamla) – Tabii aldınız, biliyorum onlar da var. İşte siz de, biz de.

HAMZA ERSAN SANER (Yerinden) (Devamla) – E, tamam yani.

TUFAN ERHÜRMAN (Devamla) – Dolayısıyla yani burada böyle çok parlak laflarla onlar onları eleştiriyor, bunlar bunları eleştiriyor, biraz aşalım bunları. Efendim?

ERSİN TATAR  (Lefkoşa) (Yerinden) – Ama elzem değil mi yahu karar almak?

DURSUN OĞUZ (Yerinden) (Devamla) – Doğruyu yapmak önemli.

TUFAN ERHÜRMAN (Devamla) – Doğruyu yapmak önemlidir. Dolayısıyla…

ÖMER SOYER KALYONCU (Girne) (Yerinden) – Tanımı yapılması lazım önceden elzem hizmetler nedir diye?

TUFAN ERHÜRMAN (Devamla) – Hah, o konuda da tartışma yapıldı bu Mecliste ve girmedi oraya.

ÖMER SOYER KALYONCU  (Yerinden) (Devamla) – Yapıldı, yapıldı.

TUFAN ERHÜRMAN (Devamla) – Yapıldı, çok ciddi bir tartışma yapıldı.

Sonuç olarak; 28 Ağustos 2018 tarih ve 125 sayılı Resmi Gazete ile önce Fasıl 175A sayılı Emtia ve Hizmetler (Geçici Yetkiler) (Devam) Yasası’nın 6(3) maddesi tahtında yürürlüğe konan Savunma Nizamnamesi’nin 79(B)(3)’ üncü maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 2018 Grev Yasağı (Sivil Havacılık Dairesi) EMİRNAMESİ yapılıyor ve TE(K-I) 1010-2018 sayılı kararla da, Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Referandum Yasası’nın Bakanlar Kuruluna vermiş olduğu yetkiye istinaden 60 gün süre ile grev ya da eylem erteleniyor.

İşte hikaye bundan ibaret…

Geçtiğimiz gün yine bu hukuksuz, temelsiz, dayanaksız, Anayasamıza aykırı durum tekrar edildi. Bu karar “yok” hükmünde değil mi?

Sendika bu konuda ne yapmayı düşünüyor? Neden hukuksuz bir karara uyuyor? Uymazsa bunun müeyyidesi ne olur?

Bu karar zaman varken Anayasa Mahkemesine veya Yüksek İdare Mahkemesine ya da hangisi yetkili ise bir muhalefet partisi tarafından götürülüp iptali sağlanmalıdır.

Herhangi bir grev eğer yasaklanacaksa bu “yasal” ve “anayasal” bir şekilde yapılmalıdır.

Kabinede bulunan hukukçular,  acaba bu karardan vicdanen rahat mıdırlar? Yoksa kapılarına dayanan haciz kararından haberleri olmadığı gibi bu karardan da yasadan da anayasadan da bihaber midirler?

İlginç bir durum değil mi?

 








Başa dön tuşu