Köşe Yazarları

2020 KKTC Bütçe Tasarısı (2)


Geçen hafta Bütçenin genel fotoğrafını ortaya koymuş, genel öngörülen hedefleri, Toplam Yerel ve Genel Gelir ve Giderler mukayese edilerek, hem 2019 ile olan artışlar ve mukayesesi hem de fonksiyonel ve ekonomik açıdan her hizmet grubuna öngörülen toplam ödeneklere değinmiştim.

Yerel gelirlerdeki artışların dolaysız kazanç vergileri üzerinde olduğu ve pahalılık getiren maliyet ve fiyat artışlarına neden olan dolaylı vergilerdeki artışın daha az olması adaletli bir vergi hedefine  yönelik arzu edilen bir tasarı olduğunu söylemiş ve devamını bu haftaya bırakmıştım.

Bu gün biraz daha açalım. Personel Giderleri toplam bütçe hacmi içinde %32.7 , cari transferler ise % 46.6 oranında bir yer tutmaktadır ki geçen yıllarda da üç aşağı beş yukarı bu civarlarda idi. Bu yıl cari transferlerde bütçede pay olarak %3 civarında düşüş de var.   Ayrıca geçen yıla göre bu iki başlık altındaki toplam ödeneklerdeki artışlar %12 ile %13 gibi enflasyona paralel makul artışlardır.

Bütçenin %47’ye yakın Cari transferleri oluşturan en büyük kalemler 171 milyon TL görev zararlarıdır ve bunun 130 milyon TLsı Sosyal Güvenlik yani Sosyal Sigorta Fonu’na kayıtlı olup da yatırılmayan veya kayıt dışılık nedeniyle çalıştığı halde çalışanlarının sigortasının çalıştıranlar tarafından yatırılmayan devlet bütçesine yüklediği ek yüktür. Esasen diğer prim ve ödeneklerle sosyal güvenlik fonuna bütçeden aktarılan ödeneklerin toplamı 3.ayak devlet primleri ile birlikte 748 milyon TL olarak Bütçenin önemli bir bölümüdür. Cari transferler içinde 1milyar185 milyon TL’sı ise Belediyelere, sosyal güvenlik ve özerk kurumlara olan yardımlardır. Belediyelere yapılan yardım tutarı 524.2milyon TL’sı, Özerk kurumlar 78 milyon TL = 658.2 milyon TL sıdır.  Bu kurumların Yönetiminde maalesef etkin bir yönetim ve denetim mekanizması kurulamadığı cihetle sürekli devlet bütçesindeki yardım ödenekleri önemli yer tutmakta buna karşılık bu kurumlardan genelde yeterli hizmet alınamamaktadır. Sosyal güvenlik’te sürekli af’ların artık son bulmasını dileriz. Hem ödeyenlere adaletsizlik hem de bunu alışkanlık haline getirenlere ödül verilmesi, devlet otoritesini de sarsmaktadır. Fon’un mükellefiyetleri vardır ve bu da toplanan gelirlerin arttırılmasıyla karşılanabilir. Hatta Fon’un yeterli hale gelmesi halinde hareket kabiliyeti de artacak düşük olan sosyal sigorta maaşlarının günün koşullarına göre ayarlanması ve arttırılması imkânını genişletecek ki zaten  verilen bu maaşlar, bir yardım olmayıp bu çalışanların maaş ve ücretlerinden yıllarca yasalar çerçevesinde kesilen primlerin birikimlerinin karşılığı olan aylıklarıdır. Ve büyük çoğunluğu da en çok dar gelirli kapsamda olanlardır.

Belediyelerin aldığı yardımları verimli kullanmaları ve personel alımlarını durdurmaları hatta yardım almaları hasebiyle personel alımlarında Maliye Bakanlığı ile istişare etmeleri ve onay almaları gereklidir. Belediyelerin rahat bir mali imkâna sahip olmaları bakımından devletin olan emlâk vergilerini, benim Bakanlık dönemimde yeni yasa geçirerek tüm emlâk vergileri yeni yasa ile  konan kriterler çerçevesinde Belediyelere önemli ölçüde mali imkân getirilmişti. Ayrıca deniz ve hava limanları giriş ücretleri de belediyelere bırakılmıştı. Maaş ödemek için belediyelere yardım ödeneğinden avans alarak dara düşmemek, bağımlılıktan kurtarmak ve belediye hizmetlerinin halka dönük genişletilmesi için. Ancak birdenbire bol kaynaklara kavuşan belediyelerin çoğunluğu hizmetlere yönelmek ve esas belediye görevlerini halka dönük geliştirmek yerine yüzlerce partizan düşüncelerle personel alarak yine çıkmaza girmişlerdir. Yani önemli olan iyi Yönetim ve mali kaynakların iyi kullanılmasıdır. Nitekim bu kaynakları verimli kullanan 3-5 belediyemiz var ki biliniyor. Bu da Yönetim becerisi ile kaynakları yerinde kullanmaktan geçer ve halka karşı hizmet verme gailesi ile ilgilidir.

Gelirler;   Bu yıl Yerel Gelirlerde direk vergilerdeki gelir vergisi ile kurumlar vergilerinde öngörülen tahsilat tahminlerinin bir çok resmi raporlarla teyit edilen kayıt dışılığın azaltılmasına yönelik hizmet edeceği açısından, bu yönden tüm hükümetlerin programlarına konan ve öngörülen hedefler için çok yararlı olacağı ve genel ekonominin dengesiz gelişmesine ve adaletsiz hale gelen gelir yelpazesinin düzelmesine bir nebze yardımcı olması bakımından faydası olacaktır. Esasen bu yıl 2018 için Vergi Dairesine beyan edilen ve yayınlanan gelir ve kurumlar vergilerinin gülünçlüğü karşısında yaşantıları ortada olup da yılda bin iki bin vergi verenlerin vergilerinin 3-4 bin TL ye çıkarılması bile, vergi tahsilat miktarını iki misline çıkarır. Kaldı ki öngörülen rakamlar yarısı kadar bile değil.

Fonlardaki artışın daha az olması yeterince doyum noktasına ulaşan  mal ve hizmetler üzerinden daha fazla Fon alınmaması, fiyatların ve ilave enflasyonun olumsuz etkilenmemesine yardımcı olacaktır. Temenni edelim ki konan bu hedefler uygulansın ve ekonomik ve mali yapımıza olumlu etki yapsın. Esasen şimdiye kadar kamuoyunun ve yorumcuların çoğunun üzerinde durduğu hususlardı.

Bu öngörüler 2020 Bütçesi gerekçe kısmında öngörülen ‘..alt yapı çalışmalarının, sektörel kalkınma ve istikrarına yönelik giderlerin karşılanması ve teknolojik alt yapının geliştirilerek vergi kayıp ve kaçakların önlenmesi, ayrıca kararlılıkla kayıtdışılıkla mücadele edilmesine önem verileceği’ ne göre de, bu yönde olması gerekirdi.



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı