2017 Yılı Bütçe Uygulama sonuçları ve Kurlar

20 Mayıs 2018 Pazar | 09:26
Onur Borman

2017 Yılı sonu ve sonrasında İlgili Yetkililer sürekli olarak Bütçe ‘fazlalığı’ sağlandığı konusunda o kadar çok açıklama yapılmıştı ki sadece Maliye Bakanı değil, diğer Bakanlarca da özellikle seçim propagandalarında koro halinde bütçe fazlalığından söz edilmekte idi. Hatta bir Bakan o kadar coşmuştu ki,  ‘denk bütçe demek artık vergi yok demektir’ bile bir programda seslendirmişti!. Herhalde ek vergi demek istemişti, ancak bu dahi söylenecek bir şey değil çünkü devlet hizmetleri ve devlet sorumluluk ve görevleri statikleşemez, bütçe de statik değildir. Aksi halde Devlet nosyonunu kavrayamama demektir. Üstelik 2017’de  o kadar birikmiş su, yol, ve sayamayacağımız bir çok temel ihtiyaçlara karşılık yapılmayan veya gerçekleştirilemeyen icraatlar varken.

Şimdi ise çıkan Maliye Kesin hesaplarına göre, 2017’de TC Yardım ve kredilerinin 930 milyar TL (706 Hibe ve 224 milyar TL) ile desteklendiğini ve ayrıca cari bütçeden 194 milyon TL açık vererek İç Borçlanma ile Bankalardan borçlanıldığı  ve denk bütçenin olmadığı görülmektedir. Söylemler değil daima hesaplar konuşur.

Ayrıca Bütçe kapsamına son on yılda alınan Fiyat İstikrar Fonu Gelirleri 767 milyon TL gerçekleşmiş iken, buna karşılık FİF Giderleri’nin 170 milyon TL kadar yapıldığı ve Fon’un aslında 510 milyon TL fazlalığının kendi amaçlarında kullanılmayıp Bütçenin genel harcamalarına her yıl artan oranda harcandığı da kesin hesaplardan görülmektedir. Yani FiF fonksiyonları her yıl azaltılmakta ve cari bütçeye ‘gelir’ gibi kullanımı artmaktadır.

Hal böyle iken sanki yeni gelir kaynağı sağlandı da Bütçe denkliğinden bahsedilmesi gülünçtür. Artan gelir, kazanç ve diğer vergi kapasitesi ve ağı değil,  mevcut Fon’lar, ve kredilerin Bütçeye Gelir kalemleri gibi kullanılması ve lanse edilmesindendir.

Şimdi Yerel Gelirlere karşılık son 10 yıllarda uydurma diyebileceğim ‘Yerel Gider’ gibi ifadeler kullanılarak TC Yardımlarıyla ve Kredilerle yapılan harcamalar harcama dışına çıkarılarak, Gider kısmı küçültülmeye çalışılmakta ve ‘denk bütçe’ deyimleri kullanılarak halk yanıltılmaktadır. Sanki ‘Yerel Gider dışında’ olan bu Bütçe harcamaları bu ülke ihtiyaçları, gerekleri ve hizmetleri için değilmiş gibi.! Hakiki Bütçe açığını küçültmek amacıyla kamuoyuna takdim yapılırken suni  bölümlere ayırmanın gereği yoktur.

Bütçe bir bütündür ve 2017 yılında Fonlar da dahil Yerel gelirler dışında toplam 1milyar 124 milyon TL dış Finansman ve Kredi ve ayrıca Bankalarımızdan 194 milyon TL İç borçlanma yapılmıştır. Her yıl alınan bu Krediler ise, her yıl üst üste birikerek, Maliye Bakanı’nın da ilan ettiği gibi 2000 yılından itibaren 18.5 milyar TL’yi bulan Borç’tur.

Ve maalesef her yıl içinde peyderpey alınan bu krediler Gelir kalemleri içinde yer almaktadır. Siyasilerce Halka çok yanlış bilgiler yansıtılmakta, ayrıca yıl içinde devletin mükellefiyetleri ve verilen avanslar hesaba katılmadan açık miktarı örtülü olarak küçük veya denk gösterilmekte, ve her yıl,  Maliye’nin son çıkardığı kesin hesaplarda Açıklar ortaya çıkmaktadır. Ancak bundan bahsedilmemektedir.

2017 Kesin hesapları çıktı ve hakiki Bütçe durumu da ortada.  Denk bütçe yok, fazlalık da yok. 706 milyar TL, TC Hibe ve Kamu Maliyesini Destekleme için 224 milyar TL Kredi,  ve artı Yerel Gelir ile ‘ Yerel Gider’ olarak tabir edilen daraltılmış giderler arasındaki farkın,  2017 Bütçesinde Bütçe fazlalılığı söylemleri sonunda,  194.2 milyon TL Açık verdiği ve yerel Bankalardan borçlanıldığını görüyoruz.

Bütçe fazlalığı söylemlerinin tavan yaptığı günlerde, Havadis’te  4 Aralık 2017 tarihli ‘Denk Bütçe Söylemleri ..’ başlıklı yazımda, ‘…Bir çok hizmetlerin ve icraatların yapılmadığı bir dönemde giderlerin tabiatıyla azaldığına değindikten sonra,   2017 Bütçesinin denk olamayacağını, Gelirlerin kalıcı bir gelir olmadığı ( kazanç vergileri ve kayıtdışılığın kayda alınmasından değil) kurlardan kaynaklanan geçici diyebileceğimiz bir gelir artışı olduğunu, FİF’nun Geliri ve Gideri arasındaki 400 milyonTL’sinin de diğer Bütçe harcamalarında kullanıldığını ifade etmiştim. İlaveten yaptığım hesaplamalara ve devletin aylık yükümlülüklerine ve verilen avanslara göre,  2017 Yılı sonu itibariyle kesin hesaplarda  Yerel Gelir’lerle, ‘Yerel Gider’ler tabiri arasında da  ‘200 milyon TL Açık olacağı tahminim vardır. İnşallah yanılırım.’ demiştim.

Ve yanılmadığımı 4-5 ay sonra  Maliye kesin Hesaplarından görmekteyim. Tahminime denk sayılan 194 milyon TL daha açık gerçekleşmiş, ve İç Borçlanma (Bankalardan) yapılmıştır. Keşke yanılsaydım. Ancak gerçek ve şeffaf olmazsak hiçbir konuda projeksiyon yapamayız.

DÖVİZ KURLARI;

Halen dövizler aldı başını gidiyor. TCMB drastik önlemler ve faiz artışı yapıp TL’nin getirisini arttırmazsa, TL kredilerine göre azalan TL mevduatlarının ve iç finansman kaynaklarının  daha da azalmasına vesile olacağı ve dövize olan talebin artacağı açıktır. Bu da döviz fiyatlarını yükseltmeye devam edecek demek olur. Kaldı ki toplam dış borç’un 439 milyar$’a ulaştığı durumda geri ödemelerde döviz talebini arttırmaktadır. Uzun vadede ticaret açığı ve cari açığı azaltmak kadar, kısa vadede Ülkede Fon birikimi için gerek içte gerek yabancı sermaye için, erken mevduat ve dolaylı değil diğer esas faiz artışlarına gitmek bir zaruret olmuştur.  KKTC için de zor bir yıl olacağı ve ek Finansmana ihtiyaç olacağı şimdiden görülmektedir.