Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, dün yapmış olduğu basın toplantısında 2013’ün sakin bir yıl olacağını doların 1,20 seviyelerinde yılı kapatacağını söylediğini bu konuda yanıldığını, hiçbir zaman erken konuşmamak gerektiğini ifade etmiştir.
TC MB Başkanı Sayın Başçı’ya son derece büyük sempati duyuyorum. Fakat Başçı bu açıklamayı yaptığında ben kendisini eleştirmiştim ve doların 2013 yılsonu itibarıyla 2,00 TL’yi bulacağını ifade etmiştim. Demek ki ben yanılmadım.
Doların yükselmesi Türkiye’ye şuana kadar 6 milyar dolar bir maliyet getirdi. TL’nin değer kaybı yılbaşından bu yana %25 civarında. Enflasyon döviz kurlarında ki yükselmelerden olumsuz etkileniyor. Sadece enflasyon değil ekonomik büyümede olumsuz etkileniyor.
Şuan da Türkiye döviz piyasası satıcıların elinde. 2014 yılı bütçesi onaylandı. Döviz kurlarının geldiği bu seviye ile şimdiden gelecek yıl için yapılan bütçeler anlamsız hale geldi. 2014 yılının ilk aylarında yüksek enflasyonla karşı karşıya geleceğiz. Yani yeni yıla sıkıntılı başlıyoruz.
Döviz kurlarının geldiği düzey ve ekonominin geldiği yeni platoda özel kesim yatırım ve tüketim olumsuz etkileyebilecek nitelikte.
Risklerin arttığı bir dönemden geçiyoruz. Bu riskler ekonomik performansı olumsuz etkileyecek. O halde yapılması gereken eldeki imkanlar ve araçlarla bu risklere rağmen ekonomik açıdan olumsuz olan olayları törpülemek. Nedir bunlar?
1)Vergi yasalarında yeni düzenlemeler
2)Ekonominin kayıt dışına çıkmasının sebeplerini ortadan kaldırmak
3)Vergisini, Sosyal Sigortasını zamanında ödemeye mükellefleri teşvik etmek
4)İnşaat stokumuzun erimesine yardımcı olacak düzenlemeler yapmak
5)TC’ye giden vergilerin KKTC’de kalmasının sağlanması
Maliye Bakanlığı bu konularda kendini öne çıkarmalıdır. Görev maliyenin dolayısıyla yeni hükümetindir. Şimdi görev yapma ve ekonominin girdiği olumsuz tünelden çıkartma zamanıdır.
































