Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Emre Değirmencioğlu’ndan günlük ekonomi yorumu

Emre Değirmencioğlu

Olumlu İngiltere enflasyon verisi ve “Hard Brexit” konusunda yumuşama Sterlin cephesinde geçici de olsa yükselişe olanak tanıyabilir

 

Bu bağlamda GBP/USD paritesinde 1,26-1,27 aralığı hedef sahasına girmiş olabilir

 

Nefesler tutuldu. Yarın sonuçlanacak olağan TCMB ve ECB toplantıları bekleniyor

 

ECB’nin “tapering” konusuna netlik kazandırması bekleniyor. EUR/USD cephesinde 1,0950 seviyesinin altında büyük bir boşluk var!

 

TCMB’nin bu ayı pas geçmesi durumunda USD/TL kurunda 3,07 seviyesinin altı denenebilir

 

Koridorun üst veya özellikle alt bandında bir indirim ise TL cinsi varlıklara ilave satış baskısı olarak yansıyacaktır

 

Beklentimiz TCMB’nin bu ayı pas geçeceği ve bir miktar da olsa Türk Mali piyasalarında soluklanma yaşanacağı yönünde

 

  Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Türk mali piyasalarında, ama özellikle döviz cephesinde son haftalarda hız kazanan satış baskısının nereye varacağı veya ne zaman dineceği hem hemen tüm yatırımcıların ortak konusu oldu. Hain darbe girişimi ve Moody’s not indirimi ardından yurtiçi yerleşiklerin yüklü döviz satışlarının da yardımı ile dengeli bir seyir izleyen USD/TL kuru, son günlerde tarihi zirveleri peş peşe test etmeye başladı. Haliyle, bu bülten aracılığı ile, not indirimi ardından hemen olmasa da, tüzükleri gereği Ekim ayının sonuna kadar Türkiye pozisyonlarını azaltmak durumunda olan yabancı fonların döviz talepleri kur üzerinde ilave bir satış baskısı kurmaya başladı. İçerde, döviz satan Ayşe Teyze’nin de cephanesinin göreceli olarak azalması ya da hareketin o kadar süratli olması karşısında daha fazla döviz satışına yönelmemesi, aslında kurun üzerindeki satış baskısını bir yere kadar anlatıyor. Dahası, derinlik nedeniyle, hisse ve tahvil piyasasında yüklü pozisyonlarını satamayan yabancı yatırımcıların döviz piyasasında döviz alarak risklerini dengelemeye (hedge) veya daha fazla kur riski taşımama isteği de kurun yükselişini anlatmaya yetiyor. OEPC kararı ardından petrol fiyatlarının düşük seviyelerden sıyrılarak 50 – 60 dolar/varil seviyesine oturması, petrolün yükselişinin enerji ithalatçısı olan Türkiye’nin cari açık ve enflasyonla mücadelesine sekte vuracağı beklentisi, içerde devam eden OHAL ve Suriye / Musul cephesinde Türkiye’nin pozisyonu ister istemez risklerin artması anlamını taşıyor. Bunların üzerine, son günlerde yeniden alevlenen başkanlık paketinin de dahil edileceği anayasa değişiklik referandumu ve devamında yeni bir seçim Türk mali piyasaları açısından önümüzdeki 6 aylık zaman diliminde yeni belirsizlikleri de beraberinde getiriyor. Diğer bir tarafta ise, küresel merkez bankalarının uygulamış olduğu para politikası bileşeninin (düşük hatta negatif faiz ve bol likiditenin) tüketim ve enflasyon veya servet etkisi veya büyüme konusunda tam olarak istenilen cevabı vermemesi ve buna paralel para politikasını yanısıra mali politikalarını da devreye gireceği ve bu bağlamda faizlerde başlayan yükseliş eğilimi de gelişmekte olan ülke para birimleri arasında ayrışmaya neden oluyor. TCMB’nin dile kolay 7 toplantıdır peş peşe toplamı 250 baz puana ulaşan faiz indirimleri, özellikle küresel faizlerin kıpırdadığı hatta FED’in faiz artırımına neredeyse Aralık ayında kesin gözüyle bakıldığı bir ortamda TL’nin koruma kalkanın inceltmeye veya şoklara karşı korumasız bırakmaya başladı. Hain darbe girişimi ve reform hantallığı yaşayan Türk Mali piyasalarında görülen yavaş büyüme emarelerine paralel siyasi cepheden gelen faiz indir yönündeki telkinler ardından TCMB’nin içinde olduğumuz nazik günlerde Ekim ayı olağan PPK toplantısını pas geçerek TL’de bir miktar da olsa soluklanmaya imkan tanıması gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle Cumhurbaşkanı Ekonomi Danışma Cemil Ertem’in yapmış olduğu değerlendirme (TCMB’nin faiz indirimlerinin otomatiğe bağlanmış olmadığını söylemesi) kanaatimce, bu ayın pas geçilebileceğine işaret ediyor. TCMB’nin bu ayı pas geçmesi durumunda, özellikle faiz ve hisse senedi piyasasından negatif ayrışan USD/TL kuru üzerinde var olan aşırı satış baskısını rahatlatabilir. Bu bağlamda, Perşembe günü 14:00’da açıklanacak TCMB olağan Para Politikası Kurulu toplantısını sonuçlarını Türk Mali piyasalarında etkili olabileceğini düşünüyoruz.

 

Elbette, Perşembe günü toplanacak olan Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) toplantısı da büyük önemle bekleniyor. Geride bıratığımız haftalarda, ara ECB toplantısından sızan “tapering” yani aylık 80 milyar EUR tutarında olan ve ekonomiyi desteklemek adına piyasalara tahvil alım yoluyla verilen likiditenin kademeli olarak azaltılması, piyasalar cephesinde hazırlıksız bir girişim olarak nitelendirilmiş ve EUR üzerinde hızlı bir değer kazancına neden olmuştu. Haliyle, enflasyon hedeflerinden oldukça uzak olan ve halen daha istenilen düzeyde ekonomik olarak toparlanamayan Avrupa ekonomilerinin mevcut durumlarına bakarak tahvil alım programını şu anda azaltmanın pek de mümkün olmadığını düşünüyoruz. Ancak, dün de belirttiğimiz üzere, para politikası nelere muktedir? ABD, Japonya, Avrupa merkez bankalarının yada daha geniş açıdan önde gelen küresel merkez bankalarının uygulamış olduğu gevşek yada sadece para politikasını esas alan tedbirler maalesef istenilen düzeyde sonuç vermiyor. “Helikopter para” olarak adlandırılan ve para politikasının yanısıra maliye politikalarının da eklendiği yeni politika bileşenine doğru merkez bankalarının yavaş da olsa eğilmeye başladıklarını hissediyoruz. Keza, faiz oranlarının bu kadar süre düşük tutulması ister istemez yatırımcı algısını da bozuyor. İleride ortaya çıkacak bir resesyon durumunda ise merkez bankalarının yegane silahı olan faizden yoksun kalmalarının da tehlikeli olacağını düşünüyoruz. Dün FED Başkan Yardımcısı Fischer’in yorumlarına yer vermiştik. Fischer’in yorumlarına ilave olarak, yaşlanan nüfus (demografik faktörler), heterojenite (gelir dağılımında eşitsizlik), dijitalleşmenin getirdiği istihdam kayıpları ve artan tasarruflar nedeniyle ekonomilerinin istenilen düzeyde büyüyememesi sürekli durgunluk tezini ortaya koyuyor. En iyi örnek olarak neredeyse son 20 yıldır ortalama % 0,8 büyüyen ve % 0,26 enflasyon üreten Japonya’yı gösterebiliriz. Faiz hep düşük hatta % 0 hatta negatif e neden o zaman büyüme bir türlü gel(e)miyor? İste tartışmanın öbek noktası da burda başlıyor. Para politikası kendi başına nelere muktedir? Bu tartışmaya ilerleyen günlerde yine döneceğiz.

 

Dün Türk mali piyasaları yine enteresan bir günü geride bıraktı. USD/TL kuru 3,0140 seviyesine temas ederek tüm zamanların en yüksek seviyesini bir adım daha ileriye taşırken, Borsa Istanbul günü olumlu bilançoların da etkisi ile % 1’in üzerinde yükselişle 78,340 puan seviyesinden tamamladı. Kur cephesinde dünkü negatif ayrışmanın arkasında Musul’a yönelik askeri operasyona Türkiye’nin de katılabileceği ve elbette iç siyasi gelişmelere (başkanlık sistemine ilişkin görüşler) belirleyici oldu. Bu sabah Asya piyasalarında ılımlı bir seyirle güne başlıyoruz. Çin büyüme verisi beklentilere paralel % 6,7 olarak sonuçlandı. Dün ABD’de açıklanan enflasyon verilerinin FED’i tatmin etmekten uzak sonuçlanmasının da yardımı ile doların değer kazancının yerini soluklanmaya terk ettiğini görüyoruz. Türk mali piyasaları açısından Musul operasyonuna Türkiye’nin hava desteği ile katılacak olması şimdilik bu riskin gündemden düşmesine neden olsa da, haliyle teknik bir zorunluluk olan not indirimi ardından fon çıkışlarının ise devam ettiğini söylemeden geçemeyiz. Bu bağlamda, yabancı fonların her iyimserlikte pozisyon azaltmaya yönelmesi nedeniyle kalıcı bir iyimserlikten söz etmek şimdilik zor görünüyor. Hele piyasaların reformlara ve ekonomi üzerine odaklanılmasının arzuladığı bir dönemde elde edilen izlenime göre ufukta bir erken seçimin görülmesi ister istemez beraberinde yeni belirsizlikler getiriyor. Hafta sonunda düzenlenecek AK Parti istişare toplantısı bu bağlamda ön plana çıkıyor. Kur cephesinde TCMB’nin alacağı karara kadar aşağıda 3,0860 yukarda 3,1140 aralığı korunabilir. TCMB’nin yukarda da belirttiğimiz üzere bu ayı pas geçmesi durumunda iki kere test edilip tepki alımlarına sahen olan 3,0710 seviyesinin aşağı yönlü geçilebileceğini düşünüyoruz. Aksi durumda ise, yukarda karanlık ve test edilmemiş derin sular bulunuyor. Sadece teknik olarak seviye vermek gerekirse, 3,15 seviyeleri ilk etapta ön plana çıkıyor.

 

İktisatbank’ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.

https://www.iktisatbank.com/doviz-kurlari

 

twitter @emredegirmenci5