Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Oralarda neler dönüyor?

 

KKTC Din İşleri Başkanlığı, artık iyice anlaşılmaz bir hal aldı.

Talip Atalay, Türkiye’deki seçimler için aday adayı olduğu zaman, benim için görevi zaten bitmişti.

O günden itibaren göreve devam etmesini hiç adil bulmadım.

Gerekçem de açık ve net: Çünkü başkan kendisini buralı hissetmiyor…

Zaten başımıza ne geldiyse, bundan geldi.

Birileri kendisini buralı hissetmiyor.

Haliyle buraları da beğenmiyor…

Gücü oranında da buraları değiştirmek için çaba harcıyor.

İşin özeti bu.

Dağılmadan, konumuza dönelim.

Din İşleri, üstüne vazife olmayan işlerle uğraştığı için, esas meseleyi kaçırıyor.

Ve, biz de imam ve din görevlilerinden duyuyoruz ki, tarikatlar KKTC’de cirit atıyor…

Din İşleri Başkanlığı ne yapıyor?

1

Biri bize ne olduğunu anlatsa ya artık…

Dediğim gibi…

Olanları anlamakta zorlanıyoruz.

Talip Atalay, Türkiye’den adaya göç etmiş…

KKTC’de büyümüş…

Üniversite eğitimi için Türkiye’ye gitmiş…

Burası ile bağı kopmamış…

Profesör olmuş…

Derken, Din İşleri Başkanı olarak atanmış…

Bir şans olarak gördü herkes.

Mesela ben.

O dönem atanmasını “Kıbrıs’ı bilen biri” diye değerlendirmiştim.

Ama…

Sonrasında baş döndüren şeyler yaşadık.

Bakınız.

Biz ne sandık?

Din İşleri Başkanlığı’na Kıbrıs’ı bilen birini atadılar…

UBP de CTP de buna destek verdi.

Biz sandık ki “bizim yöneticilerimiz” buna karar verdi.

Öyle değilmiş.

Bildiğiniz…. Bizim Din İşleri Başkanlığı Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı’nı alt yönetimi…

Nerden mi anladım…

Bakınız…

Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı…

TC Lefkoşa Büyükelçiliğine bir yazı yazıyor…

Tekrar ediyorum…

Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı…

KKTC’deki TC Lefkoşa Büyükelçiliği’ne bir yazı gönderiyor.

Konu ne biliyor musunuz?

KKTC Din İşleri Başkanlığı…

Şimdi diyeceğim ki…

“Din İşleri Başkanlığı bizim, size ne?”

Ama yazının içeriğini okuyunca daha da çıldırıyorum:

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Din İşleri Başkanlığı’nda meydana gelen boşluk nedeniyle ilgi (a) olurla bu görevi yürütmek üzere görevlendirilen ve 24.10.2010 tarihinden itibaren bu göreve naklen atanan Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Talip Atalay’ın söz konusu ülkedeki başkanlığımızca görevlendirilme işleminin 30 Nisan 2015 tarihi itibarıyla sonlandırılması ilgi (c) olurla uygun görülmüştür.

Bilgilerini ve gereğini rica ederim.”

Kim?

TC Diyanet İşleri Başkanlığı…

İmza da belgede var.

KKTC makamlarının tamamını “es” geçerek, Türkiye Büyükelçiliği’ne diyor ki, “görevini sonlandırın…”

Uygun görmüşler…

 

“Sonucu da bildirin haaaaa….” Diyor…

Büyükelçilik de…

TC Diyanet İşleri Başkanlığının KKTC içişlerine müdahalesini bir bşka belge haline getiriyor…

Dönemin başbakanı Özkan Yorgancıoğlu’ndan rica ediyor:

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Din İşleri Başkanlığı’nda meydana gelen boşluk nedeniyle ilgi (a) olurla bu görevi yürütmek üzere görevlendirilen ve 24.10.2010 tarihinden itibaren bu göreve naklen atanan Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Talip Atalay’ın söz konusu ülkedeki başkanlığımızca görevlendirilme işleminin 30 Nisan 2015 tarihi itibarıyla sonlandırılması ilgi (c) olurla, ilgi (d) yazı ile bildirilmektedir.

Bu itibarla, durumun ilgiliye tebliği ve sonuçtan Büyükelçiliğimize bilgi verilmesini müsaadelerine saygılarımla arz ederim.”

2

Reddediliyor

Durumu tekrar özetlersek…

Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı, bizim Din İşleri Başkanımızdan rahatsız.

Biz sanıyorduk ya hani “biz atadık…”

Yalan.

Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı atamış…

Elçiliğe de talimat gibi bir yazı göndererek, “alın şunu görevden” diyor…

Dönemin Başbakanı Türkiye eksenli bu kavganın tarafı olmuyor.

Bir yerde “siyasi nezaketsizlikler” zincirinin son halkası olmuyor…

“Gereğini” yapmıyor.

Zaten bir süre sonra da gidiyor.

 

Olup biten nedir?

Dün öğrendim ki, Başbakan Hüseyin Özgürgün, Talip Atalay’ın görevden alınması için Vakıflar İdaresi’ne yetki vermiş…

“Bakın bakalım, nasıl olacak” gibi bir şey…

Yahu başım döndü.

Vallahi de döndü…

Billahi de döndü…

Nedir olup biten?

Atalay kim?

Ne yapıyor?

Türkiye Diyanet İşleri başkanlığı neden görevden alınmasını istiyor?

Hadi kabalaşayım…

Yahu size ne bizim Din İşleri Başkanımızdan?

Tüm bu gelişmeler şaka gibi.

Birileri bir yerlerde kavgalar ediyor…

Bir şeyler kotarıyor…

Tasarlıyor…

Biz de seyrediyoruz…

Atalay bunca olaydan sonra neden istifa etmiyor?

Türkiye Diyanet İşleri ve Büyükelçiliği neden bu işlere bu kadar müdahil oluyor…

Burası KKTC…

Din İşleri dairsi bizim.

Talip Atalay bizim…

Ama öyle değilmiş…

Din İşleri Başkanlığımız…

Belli ki Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı’nın alt yönetimi…

Talimatı o veriyor…

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi KKTC Başbakanlığına talimat veriyor.

Talimatları uygulama makamı da Başbakanlık…

KKTC Başbakanlığı…

Bu, bu ülkede oy kullanan halka zulümdür…

İradeyi yok saymaktır…

Aşağılamaktır…

Yok saymaktır…

Birileri, bu olaylarla ilgili geniş bir açıklama yapmak zorundadır.

Ortaya çıkan her belge, bu halka yeni bir saygısızlık…