Yine kurlar, yarattığı sorunlar, pahalılık , fırsatçılık ve önlemler

26 Ağustos 2018 Pazar | 10:42
Onur Borman

Bayram öncesi şok döviz kurlarının etkisi ile halkın endişe ve sorunlarını çözme arayışları, ve Hükümetin öngördüğü önlemlere rağmen, Bayram esnasında fırsatçıların vurgunu ile karşı karşıya kalınmıştır. Üstelik normal olarak Bayramlarda artan alış veriş karşısında halkı istismar etmeyi marifet sayanlar aşırı kâr hırslarını ayıp denecek düzeye çıkararak biraz insaflı davranan satıcılarla, insafsız davranan satıcıların fiyatları arasında izah edilemeyecek boyutlarda farklılıklar uygulanmıştır. Nitekim Sayın Başbakan Erhürman, bazı yetkililerle birlikte yerinde gözlemlemek amacıyla yaptığı tetkikte marketlerdeki aşırı farklı etiketler karşısında halkla paylaşmak ihtiyacını görmüştür.

Esasen Hükümetin de bu konuda gerekli önlemleri alma yetkisi vardır, ve bu yetkinin kesinlikle kullanılacağı da ifade edilmiştir. Mal ve Hizmetler Düzenleme ve Denetim Yasası, ve ticari ve vergi işlemleriyle ilgili denetim dahil her türlü kuralları düzenleyen yasalar, piyasada fiyat istikrarını sağlamak için gerektiğinde vergi koyan, sübvansiye eden kuralları düzenleyen Fiyat istikrar Fonu’nun, ve vergi yüklemesi yapıldığında bunun mal ve hizmet üzerindeki hazineye yatacak verginin kaçağını önlemek yani ilgili satıcı veya stokçu şahıslara değil devlet hazinesine doğrudan intikali için,  KDV yasası ile KDV artışlarında ve eksilişlerinde farkın, satıcılar ve stokçulara değil de yine devlet hazinesine intikali için hangi önlemlerin alınacağı hususunda kesin ve düzenleyici kuralları içeren mevzuat vardır. Ve her türlü yetkiyi bu anlamda ilgililer kullanabilir.

Öncelikle gerek kur artışlarında gerekse halktan alınacak dolaylı vergi olan KDV ve FİF uygulamalarında gerekse gümrükten mal çekerken uygulanacak sabit kur’ların düşük maliyetlerinin tüketiciye yansıması için ve bu malların alındığı gün tüm stok sayımlarının gerek ambarda gerekse satış yerlerinde tespiti, ilgili görevlilerce yapılarak KDV ve FİF farkları olan Vergi’nin toptan tespit ve tahsil edilebilmesi, gerekir. Şimdi gümrüklerde sabit kur uygulamasında ise maliyet tespiti ve oluşacak etiket fiyatının takibinin sağlanması ve bunların da stoklarının bilinmesi gerekir.

Ayrıca Kur artışlarında daima maliyet ve fiyat kontrolünün yapılması olumlu veya olumsuz enflasyona etki yapacağı ve ekonomide fiyat istikrarını bozacağı cihetle fiyat istikrarı için şarttır. Bu yalnız dar bir kapsamda bir bakanlıkta değil, özellikle iki Bakanlık Maliye ve Ekonomi Bakanlıkları ile ve hatta mal ve hizmet birimlerinden sorumlu diğer Bakanlıkların da desteğiyle koordinasyon sağlanarak Ekonomi Bakanlığının maliyet tespiti ve fiyat ve denetim memurlarına ilaveten gümrük ve vergi memurlarının da takviyesi ile kararların alındığı gün stok tespitleri bir defa mevcutlar için yapılır, bilahare satışlara göre de maliyet, fiyat ve kalite kontrolü de Ticaret dairesi ve Sanayi dairesinden görevlendirilecek personelle yine diğer ilgili bakanlıklardan takviye yapılarak sürüdürülür. Ve bunun devamlı takibi yapılır. Hatta Belediyelerle birlikte yapılması daha geniş kapsamlı olur. Aslında belediyelerin de piyasa denetimleri esas görevlerinden biridir. Önceleri Ticaret Dairesi ile Belediyeler bu konularda işbirliği yaparlardı.  Ekiplerin daha geniş sayıda olması ancak maksada hizmet edebilir.

AŞIRI  KÂRA KARŞI, temel malların denetime alınması; 

Bir de aşırı kâr konduğu gözlemlenen temel gıda veya temel tüketim mallarına, örneğin ekmek, süt, çocuk mamaları ve ilaçlara ve halkın temel ihtiyaç malları olarak tespit edilebilecek zaruri diğer bazı tüketim mallarının fiyatlarının istismarını önlemek ve vatandaşa tüketiciye ulaştırmak için bunlar ‘denetime tabi mallar listesi’ olarak ilan edilerek, maliyetleri gümrükten başlayarak satışa kadar olan süreçte kârları da eklenerek azami satış fiyatları Hükümetce belirlenerek, uygulanabilir. Satıcılar bu fiyatların üzerine çıkamaz , çıkarılırsa cezai müeyyidesi uygulanır. Bu dönemlerde geçici bir süre fiyatlar oturana kadar azami satış fiyatı Narh uygulanabilir.

Bu bahsettiğim önlemler,  kur artışları ve ithal enflasyon olan ülkemizde geçmişte Ekonomi ve Maliye Bakanlığı tarafından (bir bakanlıktı) uygulanmakta olan önlemlerdi. Ayrıca alım gücü de hayat pahalılığı ödeneği ile her iki ayda bir ödenerek hem alım gücünün korunması hem de piyasa canlılığının devam ettirilmesi ve tüm vatandaşların ve ülkenin bu gibi ithal veya ekonomiden kaynaklanan KRİZLERDE, piyasa düzeni ve ekonomik çalkantıları paylaşmak için  gereklidir.  Önlemler her yerde tabii ki istismarcılar için olduğu cihetle istismarcılık da gelir dağılımı bozukluğunu arttıran ve alt üst eden bir eylem olup mümkün oranda Devletçe önlenmeye çalışılır ve vergilendirilir veya cezai müeyyide uygulanır. Bu vatandaşı da rahatlatır.  Ancak bu söylediklerim kur artışları ve vergi artışlarının yapıldığı aynı günde ilk alınması gereken önlemlerin birincisi stok sayımları olup, akabinde maliyet, fiyat belirleme, denetim de süreklilik arz edecek şekilde devamı lâzım.

Geçmiş yıllarda bu mevzuatların uygulanması esnasında bir çok vergi kayıplarını da ortaya çıkarır ve bu kayıplar kayıt altına geçerdi.  Hatta maliyet hesaplamalarında düşük gümrük ödemek suretiyle sahte düşük fatura göstererek mal çekenler de, bu maliyet kontrollerinde ortaya çıkarılarak, aşırı kâr farklılıkları ve eksik veya düşük gümrük ödeyenler, ek vergilendirilir, ya eksik gümrük vergisi ödemesiyle  düşürdüğü maliyeti ile satış fiyat arasındaki artırdığı kâr marjı çok yüksek çıktığı cihetle kazanç vergilerine yüklenirdi. Yasalarımız yeterlidir ve her türlü önleme ve denetime ve haksız kazançların vergilendirilmesine imkân vermektedir..

İlâve Önlemler ;  Bu dönemde Esnaf ve Zanaatkârların da el emeği göz nuru sarf eden ve pahalılık dolayısıyla malzeme eksikliği çekebilecek kesim olarak, düşük faizle devlet sübvansiyonlu belli bir süre kredi genişlemesi yapılması iyi olur. Bu dönemde ayrıca yine sübvansiyonlu kredi genişlemesi üretim ve ihracata sağlanması da yararlı olur. Bir de imalata tabi malların girdilerine gümrük muafiyeti veya düşüklüğü sağlanabilir. Üretime dönük teşvik kapsamları değiştirilebilir. Kalıcı devlet gelirlerinin de güçlendirilmesi gerekir.

Geçen günkü haberlerde 2018 yılında Türkiye tarafından verilecek hibe ve kredilerin 2 milyar 187 milyon TL olacağı ifade edilmekte idi. Yatırımların arttırılması ve ekonominin güçlendirilmesi ve alım gücü düşen halkın ve devletin alımlarının giderilmesi açısından ve bazı teşviklerin kapsamlarının değiştirilmesi bakımından memnuniyet verici bir gelişme oldu.

Hükümetin, aldığı ve 23 madde altında toplanmış önlemler üzerine cesaretle gidileceği de vurgulanmıştır. Piyasa Anarşisi olmaması için de gereklidir. Çünkü liberal modern ve sosyal devlet anlayışı içinde, liberalizmin doğduğu ülkelerde dahi başta AB ülkeleri vatandaşın istismarı, tekelcilik, damping, gibi rekabeti bozan, piyasa düzenini alt üst eden, haksız kazanç sağlayanlar veya teşebbüs edenler için çok katı kurallar ve cezai müeyyideler var. Serbest piyasanın da kuralları var. Fiyat istikrarını bozan, enflasyonu körükleyen ekonominin genelinin adaletli gelişim düzenini bozanlara izin verilmez. Rekabet Kurulu’nun da faaliyetlerine ihtiyaç vardır. Özellikle bu dönemlerde.

Hükümetin açıkladığı Önlemler arasında; benim kanaatime göre Sosyal Sigorta primlerinin dondurulması yerine, esnafa belli bir süre hammadde desteği olarak imalata tabi mallarda gümrük indirimi ve sübvansiyonlu kredi genişlemesi ve imalata teşvik primi gibi üretimi teşvik edici önlemler uygulansa daha yararlı olurdu. Çünkü her vesile ile Sosyal Sigorta primlerinin dondurulması, takside bağlanması, ertelenmesi gibi şimdiye kadar sigorta primleri için uygulanan yanlış önlemler Sosyal sigorta Fonu’nu zayıflatmış ve çok yönlü sakıncalar yaratmaktadır. Zaten işverenin borcudur kaçınamaz ve alacaklısı bir zümre vardır ki Onlar mağduriyete düşer. En önemlisi zaten halen çalışanların yüzde kaçının fiilen primleri yatırılmaktadır? Yetkililer daha iyi bilir. Yarısı bile değil çeşitli açıklamalara ve çıkan hesaplara göre. Çünkü S. Sigorta prim yatırımları işçinin, çalışanın yaşı geldiğinde Emekli maaş alacağıdır, hayatı boyunca da sağlık güvencesidir. Kendi yatırdıkları da vardır.

İstihdamda Turizme özellikle S.S Priminin Devletçe karşılanması da devlete israf olur bence. Çünkü Otellerden zaten vergi alınmamakta ve diğer sektörlere göre de Devlet, oldukça fazla teşvik vermektedir. Otellerde yerli istihdamın arttırılması ve mecburi oran uygulanmasının getirilmesi gerekir. Devletten bunca teşvike karşı ekonomiye istihdam katkısı ve vergilenmede yeni esaslara ihtiyaç vardır. Bet ofislerinin ve kumarhanelere konacak ek vergi oranının 6 ay değil de devamlı olması gerekir. Bu işlerin kazançları, hem devlet gelirleri açısından yararlı olur hem de bu oyunların gelirlerinin, emeğe ve üretime dayalı bir gelir olmaması ve şans oyunu olması bakımından, diğer sektörlere göre vergilerini dengelemek açısından hakkaniyete daha uygun  olur..

ÖNLEMLER içinde;  KDV’ye iade sisteminin getirileceği ifade edildi. Çok isabetli olur. Hem her bir vatandaşın fiş istemek suretiyle denetim memuru gibi devlete kazançların ve kayıt sistemi için yardımcı olması, ve dar gelirliye de (aylık gelir sınırı konabilir)ek gelir, hem de kayıt sisteminin oturması bakımından çok yararlı olur. Aslında ilk çıkan KDV Yasa’sında vardı ve KDV sistemi KKTC’de tam oturtulmadan bu denetim sağlayan yöntem Yasa’dan kaldırıldı. Kaldırılırken de AB ülkeleri misal verilmişti!. Ancak AB ülkelerinde, vergi ve KDV sistemi uzun yıllardan beri oturmuş, ciddi denetime ve müeyyidelere tabi olarak kayıtdışılık asgariye inmiş ülkelerdir.  Bir de bu ülkelerde şirketler dev veya kurumsallaşmış şirketlerdir.  Halbuki KKTC’de  hep aile şirketleri olduğu cihetle fatura ve fiş vermeyen de çoktur ve kayıtdışılık da çoktur. Bir çoğunun İş kaydı bile yoktur. İadeli KDV gelirse, vatandaşın Fiş isteme ile kayıt sistemine faydası olacak ki, dünyada KDV’nin esas temel amacında vergicilik açısından ekonomide ‘Kayıt Sisteminin’ oturtulması ‘GAYESİ’ vardır. Ve devlet hizmetlerinin gerçekleştirilmesi için tüm sektörlerden dengeli gelir sağlanması amacı vardır. Buna yardımcı olacak.  Başarılar dileyelim..