Ülkemiz gündeminde öne çıkan konular neyi özetliyor? - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Perşembe, Nisan 18, 2024
Köşe Yazarları

Ülkemiz gündeminde öne çıkan konular neyi özetliyor?

Onur Borman

Ülkemizde işsizlik, üretim çarpıklıkları, ekonomik ve mali konulardaki tıkanıklıklar, yatırım eksiklikleri özellikle Su, yol gibi ve her gün insanımız hayatının idamesi için elzem olan bir çok konulardaki yapılması gerekli hizmetlerin çözümsüzlüğü biriktikçe, sorunlar yumağına dönmektedir. Hükümetlerin acil önlemler alması ve yürürlüğe koyması beklenirken, maalesef her alanda sorunlar daha da artmaktadır. Yıllardan beri imzalanmış ve reform gerektiren yasalar ve icraatlar yürürlüğe konamadı.. Halkın bu konulardaki beklentilerine cevap verilemiyor. Ve herhangi bir hareket, bir yatırım ve icraat programlaması açıklanamıyor.

Öte yandan suç teşkil eden olayların da günden güne gittikçe artması asayişi ve sosyal hayatı oldukça olumsuz etkilemektedir.  Her gün gazetelerin manşetlerini işgal eden şiddet olayları ve artan çeşitli suçlar nedeniyle toplum içinde vatandaşların dile getirdiği endişeler izlenmektedir. Her gün ülkenin yerel basınının tümünün en az 5-6 sayfalık haberlerinde, şiddet, kaçakçılık, uyuşturucu madde kullanımı, fuhuş, silahlı eylemler gibi, bu küçücük ülkede cereyan eden en korkunç olaylar olarak yansımaktadır.


Son günlerde ise kadına karşı artan şiddet olaylarının nasıl tırmanmakta olduğunu ve katilliklerin sokak ortalarında cereyan ettiğini basından dehşetle izlemekteyiz. Özellikle toplum kültürümüzde alışık  olmadığımız kadın ve çocuk istismarlarının her geçen gün artmakta olması, iğrenç olayların çoğalması, insan kaçakçılığının ülkemize bulaşması,  ülkede yaşayan insanlarımızı son derece kaygılandırmaktadır. Kal dı ki turizm ülkesi olacağımızı iddia ediyoruz ve masraflar da yapıyoruz. Zamanımızda internet ve iletişimin bu kadar yaygın olduğu bir dünyada nasıl bir görüntü veriyoruz, yetkililer bu konuda ne düşünüyor? Ve ne gibi önleyici önlemler alınmaktadır? Veya planlanmaktadır? Kadın sığınma evlerinin ve şiddet gören kadınların ve çocukların korunması gerekmektedir .

Öncelikle ülkeye giriş ve çıkışlardaki kontrollerin sıklaştırılması, suçlu kişilerin ve suça meyilli kişilerin kontrolsüz bir şekilde ülkede elini kolunu sallayarak dolaşmasına fırsat verecek toleransın kaldırılması ve bu tür suçları işleyenlerin en ağır cezalarla cezalandırılmaları, ayrıca suça meyilli tespit edilen işsiz ve vatandaş olmayanların da derhal sınır edilmeleri düşünülüyor mu? Dünyanın her tarafından gelen ve çoğalan işsiz yabancı uyrukluların, öğrenciliği istismar eden ve ettiren kişilerin gittikçe çoğalması ve herkes tarafından endişe ile izlenen bu gidişatın önünün, süratle devletin asayiş, denetim ve kontrol mekanizmaları ile durdurulması, şarttır. Hükümetin bu konularda acil yeni kararlar üretmesi ve önlemler alması gerekir.

Meclisten de ceza yasalarının revizyonu ve özellikle toplum düzenini, değer yargılarını, insan hak ve hürriyetlerini alt üst eden suç oranlarının düşürülmesine yönelik, suçu caydırıcı cezaların süratle yürürlüğe girmesi şarttır. Ceza yasalarında bu tür suçlara ilişkin cezaların arttırılması için, Meclise  iki kadın milletvekili tarafından sunulan yasa önerileri var. İsabetlidir, bunlara ilaveler yapılması, güçlendirilmesine gidilebilir veya yeni tasarılar geliştirilebilir.

Ancak bu vesile ile bu ceza yasaları ile birlikte sunulan 10 haftalığa kadar yerine, 20 haftalığa kadar ana karnındaki canlı ve sağlıklı bebeklerin yaşamlarına son verilmesini öngören, bu hamileliklerin sonlandırılması teklifine de kesinlikle karşı görüşte olduğumu tekrarlamak isterim. Bu da kanaatimce savunmasız ve anne karnındaki gelişmiş, olgunlaşmış sağlıklı canlı bebeklerin hayatına son verme, kanaatime göre şiddetin ötesinde ve her şeyiyle yeşeren bir hayatın sonlandırılmasıdır. Hiçbir medeni ülkede bu seviyeye ulaşmış sağlıklı bebeklerin hayatına son verme, kabul edilebilir insani bir değer değildir. İnsan haklarına ve yaşam hakkına aykırıdır. Ayrıca AB ülkeleri dahil komşu ülkeler ve başka ülkelerde yasak olan bu seviyedeki eylemin, insafı olmayan bazı kişilerce bebek istismarına yol açabileceği ve ayrıca bu konuda bir sektörün gelişmesine neden olabilmesi ise, dünyada bize çok şeyler kaybettirecektir görüşündeyim.

Öncelikle ceza yasalarının süratle değiştirilerek katillik, şiddet, kadın ve çocuk istismarı, uyuşturucu, her türlü kaçakçılık, halk sağlığını tehlikeye koyan fuhuş vs gibi halkın genel yaşamını tehdit eden, insan hayatını etkileyen ve ahlâk dışı suçlarda ağır cezanın getirilmesi kaçınılmazdır. Ve bu hususlarda ‘Kamu Spot’larının arttırılarak halkın bilgilendirilmesi, bilinçlendirme ve halkın korunması yönünde yol gösterici kampanyaların yapılması, bu tür suçları işleyenlerin de cezalarının ne olduğunun zihinlerine yerleştirilmesi esastır. Başkalarının hayatına kastedenlerin, hayatını olumsuz etkileyecek fiili hareketlerde bulunanların, toplum huzurunu çeşitli şiddet eylemleriyle bozanların, hak ettikleri cezaları çekmelerini sağlayacak önlemlerin alınması ve yanlarına kalmayacağını bilmelerinin, suç oranlarını azalttığını bu yönde etkin önlem alan bir çok ülkelerde yapılan uygulamalarla ispatlanmıştır. Uygulanan yasalar, devlet ve adalet mekanizmasının güçlü olması oranında da suçların azaldığı ispatlanmış bir gerçektir.

Yurt dışından gelen geçici veya daimi nüfus ile özellikle son yıllarda Ülkemizde hızla gelişen bu tür olayların karşısında Yasaların yetersiz kaldığı ve hızlı bir adalet mekanizmasının çeşitli nedenlerle çalışamadığı herkes tarafından bilinmekte ve söylenmektedir. Ülkede karar  ve denetim mekanizmalarının da etkin çalışmadığı Hükümetlerin bir çok konularda irade eksiklikleri ve zamanında icraatların gerçekleştirilememesi  tıkanıklıkları çoğaltmaktadır. Ülkemizde gelişen olaylar ve dünyada gelişen genel ihtiyaçlar  çerçevesinde,  gerekli önlemleri almak kamu düzenini sağlamak, ihtiyaçları karşılamak ve suç kapsamının genişleyerek kalıcılığına daha fazla fırsat vermemek için, İktidarların irade boşluğunun olmaması, ve Devlet mekanizması içinde her organının etkin çalışması Devlet olma olgusunun bir gerekliliğidir. Aksi halde bu görüntüler ile her türlü işin mubah görüldüğü  ‘serbest bölge’  alanına dönmek üzereyiz. Yazıktır bu ülkeye.

Dünyada devlet saygınlığı, o ülkedeki temizlikten başlayarak adalet, hukuk, demokrasi anlayışı, İktidarın ve devlet organlarının görevlerindeki etkinliği ile insana verilen değer ve suç oranının düşüklüğü ile kazanılır.

Bu hafta Ombudsman bir soru sordu, görevini yaptı. Bu dahi tartışma konusu oldu.!  Konunun esası değil de teferruatı daha önemli oldu. Tabiatıyla esasla birlikte usul konuşulmalı, ancak çoklukla yalnız başına usul tartışması esasın önüne geçti. Değerlerimizde değişiklikler mi?..

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar