Gelişmelerin ardından ulusal güvenlik konseyi ile peş peşe görüşmeler gerçekleştiren Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, 28 Kasım’dan geçerli olmak üzere ülke genelinde sıkıyönetim ilan etti.
Згідно рішення РНБОУ, як Президент та Верховний Головнокомандувач виконав свій конституційний обов’язок і кілька годин тому своїм указом запровадив воєнний стан на всій території України з дев’ятої години ранку 28 листопада
— Петро Порошенко (@poroshenko) November 26, 2018
Poroşenko, Televizyondan canlı yayımlanan konuşmasında söz konusu uygulama için Ukrayna Parlamentosu’na çağrıda bulundu ve sıkıyönetimin daha önceden öngörüldüğü gibi 60 gün değil, 30 gün süre ile geçerli olması gerektiğini dile getirdi.
“Başkomutan sıfatıyla ve anayasal görevim çerçevesinde 28 Kasım sabah saat 09:00 itibarıyla Ukrayna genelinde 1 ay süreyle sıkıyönetim ilan ediyorum” diyen Poroshenko, kararnamenin, vatandaş haklarına kısıtlamalar getirmeyeceğini ve gelecek yıl yapılması planlanan seçimlerin ertelenmesi gibi durumları kapsamayacağını da ifade etti.
Poroshenko, konuşmasını şu sözlerle devam ettirdi:
“Rusya, son 5 yıldır Ukrayna’ya karşı bir savaş yürütüyor. Ukrayna’nın askeri gemilerine yönelik saldırısı ise bu saldırganlığını yeni bir seviyeye taşımış olduğunu gösteriyor. Rusya’nın Ukrayna gemilerine saldırısı kışkırtıcı, küstahça ve doğrudan Rus askerlerinin savaşa müdahalesinin net bir göstergesidir. Azak Denizi’nde Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik saldırı Rusya tarafından son birkaç aydır durumu tırmandırma amaçlı, planlı olarak yapılan eylemin de bir parçasıdır. Eminiz ki bu bir sonuç ya da nihai aşama değil. Rusya’nın bu adımının Ukrayna’ya karşı kara operasyonuna yönelik ciddi bir hazırlık içerisinde olduğunun işaretlerini veriyor. Uygulamaya koyacağımız sıkıyönetim, olası işgale karşı insani, askeri ve mali olmak üzere bir dizi askeri önlemleri içeriyor. Uygulamaya Rus propagandacıların kışkırtmalarına karşı siyasetçilerimizin ve medyamızın azami hassasiyet göstereceğini ve saygı duyacağını umuyorum. Müşterek görevimiz Ukraynayı korumaktır. Ülke savunması sadece bölgenin ve askeri teçhizatın savunulması değildir. Öncelikle vatandaşların korunmasıdır. Agresif, dengesiz ne yapacağı öngörülemez olan komşumuzun olası eylemlerine karşı da hazırlıklı olmak zorundayız.”
Moskova Kiev hattındaki gerginlik artıyor
Bu arada NATO, Kırım açıklarında Rusya ve Ukrayna arasında ortaya çıkan gerginliğin ardından acil toplantıya çağrıldı.
Rusya’nın, Kırım açıklarında Ukrayna donanmasına ait üç gemiye el koyması Moskova ve Kiev arasındaki gerginliği artırırken, taraflar karşılıklı açıklamalarla birbirlerini suçlamaya devam ediyor.
NATO acil toplantıya çağrıldı
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko’nun talebi üzerine, NATO ve Ukrayna komisyonunun büyükelçiler seviyesinde bugün Brüksel’de acil toplantıya çağrıldığını duyurdu.
NATO’dan yapılan açıklamada, Stoltenberg ve Poroşenko’nun, bu sabah yaptıkları telefon görüşmesinde, Moskova ve Kiev arasındaki krizi görüştükleri bildirildi.
#NATO SG @jensstoltenberg and Ukrainian President Petro @poroshenko spoke this morning about developments in the Azov Sea and Kerch Strait, including yesterday’s events involving Russian and Ukrainian naval vessels.
Read full statement here: https://t.co/Wp42IHlptE pic.twitter.com/GuqaC6TIDW
— NATO Spokesperson Farah Dakhlallah (@NATOpress) November 26, 2018
Stoltenberg, bu görüşmede NATO’nun Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine verdiği desteği yineledi.
Görüşmede NATO Genel Sekreteri, Ukrayna’nın uluslararası hukuktan doğan deniz sularıyla ilgili haklarına da saygı gösterilmesini istedi.
AB’den Rusya’ya tepki
NATO dışında AB Komisyonu ve AB Konseyi de, yaptıkları açıklamalarda Rusya’ya el koyduğu gemileri serbest bırakması ve Kerç Boğazı’ndaki geçiş serbestisini yeniden sağlaması çağrısında bulundu.
I condemn Russian use of force in Azov Sea. Russian authorities must return Ukrainian sailors, vessels & refrain from further provocations.
I discussed situation with Pres. @poroshenko and will meet his representatives later today.
Europe will stay united in support of Ukraine.— Charles Michel (@eucopresident) November 26, 2018
Fransa ve Almanya da yaptıkları açıklamalarda, Ukraynalı gemilerin derhal serbest bırakılmasını istedi.
Karşılıklı suçlamalar
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, gerilime neden olan Kırım yakınlarındaki Kerç Boğazı ile ilgili Ukrayna’nın “tehlikeli metotlar” uyguladığını iddia etti.
Ukrayna Dışişeri Bakanı Pavlo Klimkin ise ülkesinin Rusya’ya karşı kendini savunmakta karalı olduğunu vurguladı.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Dmitry Peskov, daha sonra yaptığı bir basın açıklamasında, ülkesinin uluslararası hukuka uygun hareket ettiğini öne sürdü.
Ukraynalı gemilerin yasal olmayan bir şekilde Rus deniz sularına girdiğini ve Rus sahil güvenlik güçlerinin uyarılarını dinlemediğini ileri süren Peskov, gerginliğin Rusya’ya yönelik yaptırımları genişletmek için kullanılan tehlikeli bir tahrik olarak gördüklerini dile getirdi.
Peskov, bu gerginliğin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Donald Trump arasında Arjantin’deki G20 zirvesinde planlanan görüşmeyi etkilemeyeceğini söyledi.
































