TABANDAN Tavana Ekonomi, Asgari Yaşam Asgari Ücret. - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Cuma, Şubat 23, 2024
KıbrısKöşe Yazarları

TABANDAN Tavana Ekonomi, Asgari Yaşam Asgari Ücret.

Mahmut KanberMahmut Kanber

Ekonomik büyüme, bir ülkenin milli gelirinin belirli bir zaman diliminde artmasıdır. Bu büyüme, tabandan tavana şeklinde gerçekleşirse, toplumun tüm kesimlerine yansır ve daha sürdürülebilir bir hale gelebilir. Nitelikli iş gücü, bir ülkenin rekabet gücünü de artırır.

Pandemi süreci, birçok işletmeyi olumsuz etkiledi ve birçok sektörde zorlayıcı koşullara neden oldu. İşletmelerin kapanma oranlarındaki artış, pandeminin neden olduğu ekonomik belirsizlik ve mücadelelerle ilişkilendirilebilir. Bu süreçte birçok işletme, finansal zorluklarla başa çıkmakta zorlanmış olabilir, bu da kapanma kararı almalarına sebep olmuş olabilir.


Enflasyon ile ekonomik istikrarsızlıkla yakından ilişkilidir.

Hızlı bir enflasyon, işletmelerin maliyetlerini artırabilir ve tüketicilerin

harcama gücünü azaltabilir. Bu durum, işletmelerin kapanma kararı almasına veya yeni işletmelerin başarılı olma şansını azalmasına neden olabilir.

Bu ekonomik ortamda, hükümetlerin ve yerel otoritelerin ekonomiyi destekleyici politikaları önemlidir. Finansal destek, vergi avantajları, işletmelere yönelik teşvikler ve ekonomik istikrarı sağlamak adına yapılan reformlar, işletmelerin ayakta kalmasına ve yeni işletmelerin büyümesine yardımcı olabilir.

Nitelikli iş gücü, yeni teknolojileri benimsemekte ve yeni ürünler ve hizmetler geliştirmekte daha başarılıdır. Bu durum, ülkenin ihracatını ve ekonomik büyümesini destekler. Ülkemizde COVID-19 salgını sonrası nitelikli iş gücünün yurt dışına göç ettiği gözlemlenmektedir. Bu göç, istihdamın kalıcılığını ve nitelikli iş gücünün ürettiği ürün ve hizmetlerin kalitesini olumsuz etkilemektedir.

Sosyal güvenlik sisteminden çıkış yapan bireylerin daha çok eski çalışanlardan olduğu görülmektedir. Bu durum, uzun süredir çalışan ve ülkeye büyük katkı sağlayan nitelikli iş gücünün yurt dışına göç ettiğini göstermektedir.                                                                                                 Nitelikli iş gücünün yerine, niteliksiz iş gücüyle doldurmaya çalışan sektörler, sürdürülemez bir çarkın içine girmektedir. Bu çarkın içinde, işletmelerin kapanma ve açılma oranları hızla artmaktadır Çalışan ve küçük ve orta boy işletmelerin ayakta kalabilmesi, sürdürülebilir bir ekonomi için temel bir gerekliliktir.

Sürdürülebilir ekonomi politikaları, bu işletmeleri desteklemek ve ekonomik büyümeyi sürdürülebilir bir şekilde sağlamak için önemli bir araçtır Tabandan tavana ekonomik büyümenin temel politikası, küçük işletmelerin en etkili şekilde ayakta kalmasını sağlamak ve bu işletmelerde istihdamı artırmaktan geçmektedir. Bu politikalar, yaygın ve sürdürülebilir bir ekonomi modelinin oluşturulmasına katkı sağlar.

Küçük işletmeler, bir ülkenin ekonomisinin temelini oluşturur. Bu işletmeler, istihdam yaratarak, üretimi artırarak ve rekabeti güçlendirerek ekonominin büyümesine katkıda bulunur. Küçük işletmelerin ayakta kalabilmesi için, onlara finansal destek, eğitim ve danışmanlık gibi hizmetler sağlanmalıdır. Ayrıca, bu işletmelere yönelik vergi ve diğer yasal düzenlemelerin de kolaylaştırılması gerekir. KOBİ’lerin kredi ve finansmana erişimi, onların büyümelerini ve yatırım yapmalarını sağlar. Kredi ve finansmana erişim kolaylıklarının sağlanması, KOBİ’lerin büyümesini ve rekabet güçlerini artırmaya yardımcı olur.

KOBİ’lere teknoloji ve inovasyona destek sağlanması, onların yeni ürünler ve hizmetler geliştirmelerine ve pazardaki konumlarını güçlendirmelerine yardımcı olur. Rekabet koşullarının iyileştirilmesi, KOBİ’lerin pazarda daha adil bir şekilde rekabet etmelerini sağlar. Rekabet koşullarının iyileştirilmesi, KOBİ’lerin büyümesini ve istihdam yaratmalarını kolaylaştırır. İstihdamda kalıcılık kadar, istihdamın nitelikli iş gücü olarak kalması da önemlidir. Nitelikli iş gücü, ürettiği ürün ve hizmetlerin kalitesiyle rekabet gücünü artırır.

Ülkemizde, son yıllarda nitelikli iş gücünün yurt dışına göç ettiği görülmektedir. Bu durum, istihdamda nitelikli iş gücünün azalmasına ve ekonominin rekabet gücünün düşmesine neden olmaktadır. Küçük işletmelerde çalışanlar, genellikle büyük işletmelerde çalışanlara göre daha az sosyal güvenlik güvencesine sahiptir. Bu nedenle, küçük işletmelerde çalışanlara yönelik sosyal güvenlik güvencesi artırılıp teşvik edilerek, çalışanların yurt dışına göç etme eğilimlerinin azaltılması sağlanabilir.                                                                                                                                                 İstihdamdaki nitelikli iş gücünü artırmak için, eğitim ve öğretim sisteminin güçlendirilmesi, mesleki eğitime önem verilmesi ve araştırma-geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi gerekir. Eğitim ve mesleki gelişim fırsatlarının artırılması, çalışanların iş bulma ve kariyerlerini ilerletme şanslarını artırmaktadır. İş sağlığı ve güvenliğinin iyileştirilmesi, çalışanların sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışmasını sağlar.

Ekonomik büyümenin sürdürülebilir olması için, enflasyonun kontrol altına alınması da önemlidir. Enflasyon, ekonomik dengeleri bozarak büyümeyi olumsuz etkiler.   Ülkemizde, enflasyonun yüksek olması, ekonomik büyümeyi engelleyen önemli bir faktördür. Enflasyonun düşürülmesi için, para politikasının etkin bir şekilde uygulanması ve yapısal reformların yapılması gerekir.                                                                                          Tabandan tavana ekonomik büyümenin sağlanabilmesi için, meslek örgütleri, ticaret örgütleri, sanayi örgütleri ve siyasal yapıların ortak bir çalışma yürütmesi gerekir. Bu çalışma sonucunda, sürdürülebilir bir ekonomik kalkınma sağlanabilir.

Çalışanları yoksulluktan korumak amacıyla geliştirilen ve 1960’lar itibariyle dünyanın birçok ülkesinde uygulamaya koyulan asgari ücret düzenlemeleri gerek uygulama gerekse teori açısından farklı düzenlemelere konu olmaktadır. Her ne kadar farklı temeller veya teoriler üzerine kurgulanmış uygulama silsileleri olmasına rağmen asgari ücret ve asgari ücretlilerin dünyada birleştiği nokta emekleri karşısından almış oldukları payın yetersizliği olarak ifade edilebilir.

Ülkemizde bu tartışma kamuoyu vicdani refleksinin siyaset ve kamu otoritesi üzerindeki etkisi ile sosyal meseleler arasında kendisini daha belirgin bir konuma getirmiştir. Ülkemizde asgari ücrete siyasetin bakış açısı hakkında söz konusu amaca ulaşabilmek adına politikalar sonucunda ülkemizde farklı siyasi ideolojilerin asgari ücret konusunda benzer politikalar uyguladığı veya vaat ettikleri görülmüş, asgari ücretteki artışların ağırlıklı olarak, sendikalar muhalif siyasi partilerin baskısı ve kamuoyu tepkisi gibi faktörler sebebiyle asgari ücret artırılmaya çalışılmaktadır.

Sonuç Olarak:

ülkemizde ekonomik dengesizliklerle birlikte gelen işletme  kapanma ve açılma oranları, hem pandeminin etkileri hem de ekonomik istikrarsızlık gibi çok sayıda faktörün bir sonucudur.

10 Binin üzerinde KOBİ işletmeleri ve on binlerce çalışanı ve alileri ile bu ülkenin tabanını oluşturmaktadır. Yeni yıla girerken Ülkemizde asgari ücret tartışmasının tek doğrulu kamu politikaları üzerinden tartışılması sürdürülebilir ve kalıcı çözümler üretmemiştir.

Bu durum, güçlü bir ekonomik politika ve işletme stratejileri gerektirir.

Yeni yılda ülkemizde esnafa zanaatkara üreticiye emekçiye sürdürülebilir kalkınma politikalarının oluşması için mücadele etmeye devam etmelidir.

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar