Köşe Yazarları

Senin İçin Sen…






Bilemezsin

Sana verecek bir armağanı çok aradığımı…

Hiçbir şey içime sinmedi.

Altın madenine altın sunmanın ne anlamı var?

Ya da okyanusa su…

Düşündüğüm her şey

Doğuya baharat götürmek gibiydi.

Kalbimi ve ruhumu vermemin bir anlamı yok

Çünkü sen zaten bunlara sahipsin.

O yüzden sana ayna getirdim

Kendine bak ve beni hatırla!…

Rumi….

Ben de diyorum ki aynada kendine bak ve ‘DEĞERİNİ’ hatırla. Bu kimsenin sana sunabileceği bir şey değil. Bu senin dünyaya gelirken beraberinde getirdiğin bir parçan. O nedenle ne birinin ilgisizliği, ne birinin sevgisizliği, ne birinin seni yok sayması alıp götüremez değerinden…

Sevgi dolu bir bakışla her şey güzeldir. Peki siz kendinize ne kadar sevgi ile bakabiliyorsunuz? Başkalarını geçtim, siz kendinizi ne kadar sırf kendiniz olduğunuz için seviyor, değerli buluyor ve var olan halinizle kabul ediyorsunuz? Bir insanı sevmekle başlayacak her şey!’ diyor ya şair; o insanın önce siz olması gerektiğinin ne kadar farkındasınız? Bir başkasını sevebilmenin yolunun önce kendini sevmekle başladığını biliyor musunuz? Bir başkasını olduğu gibi kabul etmenin yolunun önce kendinizi olduğunuz halinizle kabul etmekle başladığını?

Maalesef ki bir çoğumuz için bu soruların cevabı; ‘Hayır!’. Her şeyi belli koşullara bağlamaya alışmışız ki, kendimizi sevip kendimize değer vermek noktasında da aynı hatayı yapıyoruz. ‘Kilo verirsem, istediğim okulu kazanırsam, sınıfı geçersem, sevgilim olursa’ vb ancak o zaman kendimi sevip kendime özen gösteririm diyorsunuz. Neden? Kendinize özen göstermeniz için gerekli bu kriterleri kim belirledi? Siz? Elalem? Bana çok gerçekçi bir denklem gibi gelmedi bu denklem. Çünkü siz kendinizle barışmadıkça, kendinize özen gösterip yatırım yapmadıkça bu hedeflerinize ulaşmanız da o denli zor gibi görünüyor bana. Özetle denklem hatalı ve  ‘Hoşgeldin Kısır Döngü’!

Şimdi sırf varolduğunuz için dahi çok değerli olduğunuzu kabul edip kendinize bazı sözler vermenizi istiyorum. Hatta birlikte deneyelim mi söz vermeyi?

Söz veriyorum ki;

  • Bir daha başkalarının bana karşı davranışlarına göre kendi değerimi belirlemeyeceğim
  • Bana baskı, zorlama uygulanan, değersiz hissettirildiğim ortamlarda kendi arkamda kendim duracağım.
  • Bana sahip çıkacak kimse yok diye ağlamadan önce ben kendime sahip çıkacağım. Yetişkin bir insan olarak kimsenin bana sahip çıkmasına gerek olmadığının bilincinde olacağım.
  • Yüzüme kapanan kapıların arasına elimi koymayacağım.
  • Olmayacağı en başından belli olan şeyleri oldurmaya çalışıp kendimi tüketmeyeceğim.
  • İnsanların beni olmadığım birine dönüştürmeye çalışmalarına izin vermeyeceğim.
  • İçime sinmeyen, aklıma yatmayan hiçbir şeye sırf başkaları üzülüp kırılmasın diye ‘evet’ demeyeceğim
  • Ne yapıyorsam bu hayatta, vicdanımın rahat olacağı kadarını yapacağım. Beni tükettiği, kendimden uzaklaştırdığını hissettiğim noktada duracağım.
  • Mevcut davranışları ile beni üzüp kırdıklarını bilmelerine rağmen ısrarla değişmeyenlere karşı kapılarımı kapalı tutacağım.
  • Kimsenin sözleri ile beni bana kırdırmasına izin vermeyeceğim.
  • Elalem ne diyecek diye hayatımın iplerini onların eline vermeyeceğim. Çünkü biliyorum ki arkamdan konuşacak kadar az iyi niyete sahip olan insanlar nasılsa gerçeklere değil, görmek istediklerine inanacaklar…
  • Ben her zaman değerimin, gücümün ve potansiyelimin farkında olacağım.
  • Gücümün farkında olsam da yorulma, tükenme ve bu halde iken durup dinlenme hakkımın olduğunu asla unutmayacağım
  • Mükemmel değil kendim olacağım

Şimdi aynaya yeniden bak ve son olarak şunu söyle ‘İyi ki varım!’… Çünkü sana en çok sen lazımsın…. Her nerdeysen bunu okuyan sevgili dostum, ‘İYİ Kİ VARSIN! Sen çok değerlisin…’






Başa dön tuşu