Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

ŞEHERDE TEKSAS VE TOM MİKS

“Acem ülkesinin başkenti gibi tepeleri karla kaplı dağlarla çevrili
muazzam bir ovanın içinde yer almaktadır.
Aynı şekilde sayısız kulelerin ve minarelerin, ağaçların dalları
üzerinden yükseldiği görülmekte, fakat diğer tüm binaların üstünde
yükselen muhteşem Aya Sofya Katedrali, surların
bütünlüğü ve uzayıp gitmesi ile birleşerek, Şiraz’ın yarışamayacağı bir şekilde Lefkoşa’ya bir görkem ve ihtişam kazandırmaktır.”

1800’lü yıllarda Larnaka’dan yola çıkan bir gezgin,
Ta Lefkoşa’ya gelsin,
Her kilometrede gördüklerini not eder.
Lefkoşa’ya yaklaştığında,
Hayretini gizleyemez,
Yukarıdaki notları yazar…

Şimdi böyle bir ihtişam yoktur.
Lefkoşa şehri, bırakın acem şehirlerinden Şiraz’ı,
İslamabad’ı bile andırmamaktadır…

Ne yapıldığını kimse pek kestiremediğinden,
Kuru yerde sele giden bir hal mevcut…

Bir zamanlar,
Teksas ve Tom Miks vardı.
Bu seri halindeki çizgi kitapları sınıfta derslerinin arasında okuyan müptelalar çoktu.
Venedikliler adadan çoktan çekip gitmişlerdi ama,
Teksas ve Tom Miks’le geri gelmişlerdi.
Bu çizgi romanlar üç İtalyan çizerin yaratımıydı.
Teksas, nam-ı diğer Çelik Bilek Amerikan bağımsızlığı için çalışırdı.
Her daim zafer onların olurdu.
Tom Miks’in yavuklusu Suzi vardı ki herkes ona hayrandı.
Yüzü çilli, saçları lüleli.
Şirin bir kız.
Suzi gibi birini hayat arkadaşı edinmek birçoğunun hayallerini süslemiş olmalıydı.
Halbuki Suzi, kara kalemden ibaretti…

Kahramanlık masalları ile yetişen nesillerin işi zordur.
Sonraki hayatlarında hep kahraman aramaya devam ederler.
O virüs zihinlere çoktan kazınmış olur…

Tom Miks ve Teksas bir yana,
Her ülke kahramanlar üretmiştir.
Genç Osman da bunlardan biridir ki kendileri bir kara kalemden ibaret değildir.
Ama hikayesine Tom Miks’in yaratıcılarının hayal gücü bile erişemezdi.
Bilindiği gibi bir savaş sırasında kellesi gövdesinden ayrılmış,
Ama o,
Başını yerden kaparak koltuğunun altına almış ve düşmanın üzerine o haldeyken yürümesini bilmişti…

Bisikletle giderken kendini Tom Miks yerine koyan ya da bisikletini Genç Osman’ın atı niyetine koşturtan az mı çocuk vardı?
Ama öte yandan,
Marks’ı okuyan birinin,
Arada bir de Teksas okuduğu abartma değildir…

Bu neslin iyice aklının karışık olmasının nedenlerinden biri de bunlar olsa gerek…

Hoş şimdi,
Çizgi kahramanlar yerine,
Projelerle gönlümüzü zapt ediyorlar…

Konumuza dönersek,
Şiraz’a benzer bir kentten,
Hiçbir şeye benzemeyen kentlerin elinde kalalı çok oldu.
Üstelik artık ne Tom Miks var ne Teksas ne de Genç Osman.
Kahramanlarla hayal kurma dönemi çoktan bitti…

Başımızı koltuğumuzun altına değil,
İki elimizin arasına almak kafi…