Köşe Yazarları

“SAFKAN” KIBRISLININ SORUNU…


Travmatik bir ruh halindeyiz galiba.

Ya da bu sanal (özellikle Facebook)  alem bizi fazlasıyla etkisi altına aldı da “sanal gerçeklik” alemine dalıp da ülkenin gerçeklerini görmez olduk.

Peşrevi bırakalım da derhal konuya girelim;

İsrail, Suriye’de rejime destek olmak için üs kuran İranlı milisleri her fırsatta bombalıyor.

İsrail’in korkulu rüyası İran’dır ve İran’ın Suriye ile Lübnan’da güçlenmesini istemez.

İstemediği için de her fırsat bulduğunda Suriye ve Lübnan’ı bombalar.

Hani başımızın üstünde füze patlamış ve keyfimiz kaçmış, konforumuz bozulmuştu ya.

Suriye’yi bombalayan İsrail savaş uçaklarına Suriye savunma bataryalarının attığı S-200 füzesiydi o.

Hedefi ıskaladı ve bizim Beşparmaklar üzerinde kendi kendini imha etti.

Eminim Suriye’deki yıkım savaşıyla pek ilgilenmiyorsunuz ve muhtemelen bilginiz de yoktur, Suriye savunma bataryaları hep ıskalıyor. Bugüne kadar 1 adet İsrail savaş uçağı düşürme “başarısını” gösteremediler.

Karavana attıkları füzelerin bir çoğu Türkiye’ye düşüyordu.

Daha doğrusu isabetsiz olup, menzilden çıktığında Türkiye üzerinde havada patlıyordu.

Bir tanesi de bizim Beşparmakların üzerinde patladı.

Kızılca kıyamet koptu.

Facebook denilen travmatik ortamda hükümet, devlet, garantörler ve bil cümle kim varsa en kallavi küfürlere maruz kaldı.

Hoş geldin “safkan” Kıbrıslı.

Sadece 90 kilometre uzağında, komşun Suriye’de, 10 yıldır dünyanın en vahşi savaşı hüküm sürmektedir ve 10 yılda 1 milyon insan ya hayatını kaybetmiş ya da sakat kalmıştır. 7 milyon insan da memleketini yani Suriye’yi terk edip yabancı ülkelerde mülteci olmuştur.

İptidai teknelere binip de Kuzey Kıbrıs’ın en bakir koylarına cesetleri vuran da onlardır.

***

O cephanelik oraya yani şimdi unuttuğumuz altı buçuk mil plajının üst tarafına inşa edildiğinde o bölge kuş uçmaz-kervan geçmez bir haldeydi.

Ne Çağıner ailesi vardı ne de Acopulco.

Arapköy henüz tepelerin arkasında küçücük bir köydü, Çatalköy de daracık sokaklardan ibaretti.

Askeri sır değil, o cephanelik adanın kuzeyinin tümüne mühimmat sağlayan merkezi bir cephaneliktir.

20 Temmuz 1974 sonrasının rejiminde belki de güvenlik olarak seçilmiş en isabetli yerdir.

Ama memleket 20 Temmuz’da kalmadı ki.

20 Temmuz köprüsünün altından çok sular aktı.

Nüfus arttı, evler, siteler, oteller inşa edildi.

Sivil yaşam, ‘20 Temmuz’da oluşan askeri statükonun çok ötesine geçti.

Mesele şudur ki 20 Temmuz rejiminde ısrardır en büyük sorun.

Ve patlayan cephanelikle konforu bozulan “safkan” Kıbrıslı “yahu bu cephanelikleri patlatmayın, keyfimizi bozmayın” modundadır.

45 yıldır değişen emlak fiyatlarından nemalanmaktadır da 45 yıllık statükonun değişmesi için kılını kıpırdatmamaktadır.

“Safkan” Kıbrıslının da temel sorunu budur…

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı