Güney KıbrısManşet

Rum Basını: Londra Kıbrıs sorunundaki bir sonraki hamleleri planlıyor






Rum basınında bugün yer alan bir haberde, Birleşmiş Milletler (BM) ile İngiltere’nin arzusunun, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in yeni bir ortak açıklama yapması olduğunun görüldüğü ileri sürüldü.
Fileleftheros gazetesi “İngiliz Çerçeveleri Hazırlık Aşamasında- Londra ‘Kendi Kendini Yöneten Bölgelerle’ Kıbrıs Sorunundaki Bir Sonraki Hamleleri Planlıyor- Ulusal Konseyde Yüksek Tonda Anlaşmazlıklar” başlığıyla manşetten yayımladığı haberinde, bu gidişata yönelik bir anlaşmaya varılması olasılığının, Eylül ayının son haftasında New York’ta yapılacak olan görüşmelerde ortaya çıkacağını kaydetti.
Son zamanlarda çok yoğun bir şekilde seferber olan Londra’nın, durumları, Kıbrıs’taki iki lider arasında yapılacak yeni bir ortak açıklama için zorladığını yazan gazete, “bu ortak açıklamanın İngilizlerin hali hazırda planladığı (ve egemen eşitliğin tanınmasına ilişkin Türk taleplerinin mantığından çok da uzak olmayan fikirlerle birlikte) bir çerçeve içinde olacağını” öne sürdü.
Öte yandan gazete, Rum Ulusal Konseyinin, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis başkanlığında dün gerçekleştirdiği toplantısında, İngiltere Dışişleri Bakanlığı Siyasi Müdür Yardımcısı Ajay Saharma’nın geçtiğimiz Temmuz ayında Kıbrıs’a gerçekleştirdiği ziyaretinde, Rum tarafının müzakerecisi Andreas Mavroyannis’le yaptığı görüşmede, Mavroyannis’e, müzakerelerin yeniden başlamasının temelini oluşturabileceğini düşündüğü bir metin sunduğuna atıfta bulunulduğunu iletti.
İngilizlerin tezinin, Kıbrıs sorunuyla ilgili yeni bir toplantı gerçekleştirilebilmesi için, bir fikir birliği olması gerektiği yönünde olduğunu ileten gazete, İngilizlerin, anlaşmazlıklar arasında “belirli fikirler” aracılığıyla köprü kurulabileceğine inandıklarını aktardı.
Ulusal Konseyde ifade edildiği üzere, bunların “BM Genel Sekreterinin Kıbrıs İçin atadığı özel danışmanı Jane Holl Lute’un Kıbrıs sorunu raporuna dahil etmeye çalıştığı ancak başaramadığı kabul edilemez unsurlar olduğunu” öne süren gazete, bu unsurları şöyle sıraladı: “1. Eşit doğal haklar (egual inherent rights), 2. Kurucu ortaklar (co-founders), 3. Ortak sahipler (co-owners), 4. Kendi kendini yöneten varlıklar (self administrative entities), 5. Varlıklardan hiçbiri diğeri üzerinde egemenlik kullanmayacak (neither entity will exercise sovereignty over the other), 6. İçte iki devlet, dışta bir devlet (two states internally, one state externally).”
Rum kesiminin İngilizlerle olan temaslarından, (İngilizlerin) yukarıda bahsedilen unsurların iki liderin ortak açıklamasına dahil edilmesini istediklerinin ortaya çıktığını öne süren gazete, buna paralel olarak Londra’nın Lute aracılığıyla, kendilerinin hazırladığı belgeyi çıkmazın aşılması yöntemi olarak ortaya koymaya çalışacağını ve Londra’nın, güven yaratılabilmesi için bunun bağlayıcı bir niteliği olmasını istediğini de belirtti.
Gazete iç sayfadan ise haberine “Tehlikeli Bir Gündem Hazırlıyorlar- Siyasi Liderlik Birbirini Boğazlarken İngilizler Ortak Açıklama Yapılmasına Dair Bir Fikir Ortaya Atıyor- Ulusal Konseyde Ne İfşa Edildi- 5’inci Devletlerarası Başvuru İlerliyor” başlıklarıyla yer verdi.
Kıbrıs sorununda perde gerisinde meydana gelen şeylerin, dün gerçekleştirilen Ulusal Konsey toplantısında siyasi liderliğin önüne konduğunu yazan gazete, elde edinilen bilgilerin, İngilizlerin perde gerisinde hareket ederek, iki liderin yeni bir ortak açıklama yapmasını ileriye götürdüklerinden söz ettiğini iletti.
İngilizlerin bu ortak açıklamaya “eşit statünün tanınmasına ilişkin Türk talebi mantığında hareket eden ifadeler” koymak istediklerini kaydeden gazete, “bu tehlikeli gündemin New York’ta yapacağı temaslar esnasında Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in önünde bulunmasının ihtimal dışında olmadığına” işaret etti.
Öte yandan gazete, siyasi liderliğin dünkü toplantı esnasında, Anastasiadis ve Mavroyannis tarafından bilgilendirilmesinden kısaca şunların ortaya çıktığını da iletti;
1. Kıbrıs sorunuyla ilgili olarak 5+1 formatında yeni bir gayri resmi görüşme olmasına ilişkin perspektif yoktur çünkü Türk tarafı egemen eşitlikten kıpırdamadığı ve BM Genel Sekreteri de temkinli bir şekilde kaldığı için olgular şekillenmedi.
2. Liderlerin BM Genel Sekreteriyle ortak bir görüşme yapacağı kesin değildir. Kesin olan tek görüşmeler BM Genel Sekreterinin Tatar ve Anastasiadis’le ayrı ayrı yapacağı görüşmelerdir.”
Öte yandan manzaranın BM Genel Sekreterinin Kıbrıs için atadığı geçici özel danışmanı Jane Holl Lute’un yapacağı bir ziyaretle netleşebileceğini yazan gazete, elde ettiği bilgilere göre, Rum müzakereci Andreas Mavroyannis’in Ulusal Konsey toplantısında Lute’un adaya yapacağı ziyaretle ilgili yeni bir şey olmadığından söz edildiğini aktardı.
Lute’un adaya gelişinin, BM’nin, Kıbrıs sorunundaki çabanın ilerlemesi için ortaya koyduğu hedeflere yönelik daha net bir resim ortaya çıkmasına yardımcı olacağını yazan gazete, BM’nin ortaya koyduğu hedeflerden birinin, iki liderin 2014 yılının Şubat ayındakine benzer ortak bir açıklama yapması olduğunu yazdı.
Türkiye’nin kapalı bölge Maraş’taki faaliyetleriyle ilgili olarak, bir önceki Ulusal Konsey toplantısında kararlaştırılan 3 önleme (BM Güvenlik Konseyine başvuru yapılması, 14 pasaportun geri alınması ve 5’inci devletlerarası başvuru)  de atıfta bulunan gazete, bu önlemlerin ya hayata geçirildiklerini ya da geçirilmekte olduklarını belirtti.
Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’in dün önlemlerin artırılmasıyla ilgili olarak, her şeyin BM Genel Sekreterinin harcadığı çabayla ilgili ilerlemeye bağlı olacağını söylediğini ileten gazete, Anastasiadis’in, durumun olduğu gibi devam etmesi halinde, Türkiye ve KKTC aleyhinde başka önlemler alınmasının düşünülmesi olasılığını ihtimal dışında bırakmadığını iddia etti.
Gazete, tartışmanın tamamından, KKTC yetkililerinden kimliklerin geri alınması konusunun ortaya konmadığının ortaya çıktığını, çünkü böyle bir şeyin vatandaşlıkların geri alınması anlamına geldiğini de yazdı.

5’İNCİ DEVLETLERARASI BAŞVURU KONUSU
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde (AİHM) Türkiye aleyhinde 5’inci Devletlerarası Başvuru yapılması olasılığının, Ulusal Konseyin dünkü toplantısının gündeminde olan konulardan biri olduğunu da belirten gazete, Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’e göre, bu konuda müzakere grubu ve Rum Başsavcısıyla istişarelerde bulunulacağını iletti.
Gazeteye göre Ulusal Konsey toplantısında söz alan Başsavcı Savvidis ise, bunun esas olarak siyasi bir konu olduğunu ve AİHM’ye başvuruda bulunulması perspektifleri konusunda ilgili uzman görüşlerinin bulunduğunu söyledi.
Savvidis’in, başvuruya izin veren olası yeni unsurlar bulunduğunu dile getirdiğini ileten gazete, bir mahkumiyet kararı çıkması için ihtiyaç duyulacak uzun sürenin, Savvidis’e göre AİHM’ye başvuru yapılmasının dezavantajlarından biri olduğunu ekledi.
Gazete “elindeki bilgilerin” Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristoulidis’in konuyla ilgili açıklamasında, 5’inci devletlerarası başvurunun tabi ki sorunu çözmeyeceğini, ancak bunun yapılması gerektiğini söylediğini de iletti.



RUM SÖZCÜSÜNÜN AÇIKLAMASI
Alithia gazetesinde yer alan habere göre, Rum Hükümet Sözcüsü Marios Pelekanos ise dünkü Ulusal Konsey toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’in dünkü toplantı sırasında “Tatar’ın, Kıbrıs Rum devleti ve Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş anlaşmalarından ortaya çıkan haklarının görmezden gelinmesi konusundaki iddialarına yanıt olarak, 25 Ağustos’ta ortaya koyduğu önerisinin sebepleri ve içeriğini analiz ettiğini” söyledi.
Pelekanos, Anastasiadis’in Cumhurbaşkanı Tatar’a yönelik yanıt-önerisi temelinde, Anastasiadis’in Ulusal Konsey üyelerine, önerinin, Türk isteklerinin önlenmesi için, işlevsel ve dolayısıyla sürdürülebilir bir çözüm bulunması için, tam anlamıyla Doruk Anlaşmaları, BM Güvenlik Konseyi kararları ve AB normlarıyla bağlantılı olduğunu vurguladığını aktardı.
Anastasiadis’in 1960 anayasasıyla ilgili söylediklerinin en nihayetinde öneri mi yoksa mecaz mı olduğu konusundaki bir soruya ise Pelekanos “bunun Sayın Tatar’a yönelik bir öneri/yanıt olduğunu” dile getirdi.
Anastasiadis’in bunu BM’ye sunup sunmayacağı sorusuna ise Pelekanos, “Anastasiadis’in böyle bir öneri sunduğunu ve Kıbrıslı Türklerden olumsuz yanıt aldığını tabi ki söyleyeceğini” sözlerine ekledi.
Politis gazetesinde yer alan haberde ise, müzakere grubunun dört üyesinin de (Panayotis Dimitriyu, Tumazos Çelepis, Aris Konstantinidis, Kostas Paraskevas) Anastasiadis’in 1960 anayasasıyla ilgili önerisine karşı çıktıklarını ve önerinin tam anlamıyla çelişkili olduğunu belirttiklerini iletti.
Ulusal Konsey’in dünkü toplantısıyla ilgili haberler Fileleftheros’ta “Şiddetli Bir Şekilde Savaştılar- Tatar’a Yönelik Öneri/Cevap”, Politis’te “1960’ların Şartlarıyla Başkanlık Kurnazlıkları- Müzakere Grubu ve Siyasi Parti Başkanlarıyla Olaylı Toplantılar- Başkanlık Boşboğazlığı, 1960 Anayasası ve Ciddiyet Yoksunluğu”, Alithia’da “AKEL Ne İsterse Onu Duyuyor- Yalnızca AKEL Başkanın Verdiği İzahatları Yanlış Anladı”, Haravgi’de ise “Başkan, Hristodulidis’i Ortada Bıraktı… Mecaz Değil Öneri- BM’yle Mutabık Kalınanlardan Sapma” başlıklarıyla yer buldu.







Başa dön tuşu