En Üst

20 Kasım 2017

Özyiğit: TDP “lider eksenli” yapıdan uzaklaşacak

Özyiğit: TDP “lider eksenli” yapıdan uzaklaşacak
Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

TDP’nin kasım ayında yapılacak kurultayında genel başkanlığına şu ana kadar başvuru yapan tek aday parti genel sekreteri Cemal Özyiğit.

Parti içinde bugüne kadar bazı konularda önemli hatalar yapıldığını ve bunun faturasını ödediklerini ifade eden Özyiğit, Lider eksenli bir yapıdan uzak duracaklarının mesajını verdi.
“Partinin köklerine sahip çıkarken yeni nesilden de güç alarak yeni bir süreç yaratacağız” diyen Cemal Özyiğit, parti içindeki farklılıkları daha saygılı olmaya özen göstereceklerinin de altını çizdi.

“Sol siyasi partiler artık birlikte hareket etmeli”
Sol siyasi partilerin bugüne kadar birbiri ile hep bir rekabet içinde bulunduğunu ifade eden Cemal Özyiğit, parti yöneticilerinin bu düşünce yapısından çıkması gerektiğini kaydetti.
Kıbrıs sorunu konusunda, sivilleşme, demokratikleşme ve kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomik yapı yaratmak için tüm sol siyasi partilerin ortak bir çaba içine girmesi gerektiğini ifade eden Özyiğit, bu konuda görüşlerini şu şekilde özetledi:
“Üst yönetimlerin bu düşünceden arınması gerekmektedir. Arınmaya çalışılıyor. Eğer CTP’nin yönetimi aralıkta durumunu sağlamlaştırırsa, en azından Kıbrıs sorunu başta olmak üzere, sivilleşme, demokratikleşme yönünde iş birliği ortamı yaratılabilir.
Eğer sivilleşme yönünde adım atılamazsa ne CTP’nin ne de TDP’nin ülkede belirli bir geleceği olacak.
Sivil demokratik bir yapı oluşmalıdır ki Kıbrıs Türk’ü kendi kendini yönetebilsin, aksi takdirde Türkiye’nin dayatmaları ile uğraşacağız. Bu çarkı kırmak gerekiyor. 
Bunun için sadece CTP ve TDP’de iş birliği değil, dışarıda kalan BKP, YKP, sivil toplum örgütleri, sendikalar, yurtsever ilerici demokratlar ve tüm güçlerin işbirliği yapması gerekmektedir.

“Son dönemde CTP ve TDP’nin önüne geçmeye çalışan sendikal bir hareket oldu”
Bugüne kadar sol siyasi partilerin yapmaya çalıştığı ancak başarısı tartışılan işbirliği girişimlerinin süreç içinde değerlendirildiğini ve bu değerlendirmeler içinde sendikaların öne geçtiğinin görüldüğünü ifade eden Özyiğit, bundan uzaklaşılması gerektiği görüşünü ortaya koydu.
Özyiğit sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hep önde kim olacak yarışı oldu. Son dönemlerde her iki partinin de önüne geçmeye çalışan sendikal bir hareket var. Onlar ne CTP’nin ne de TDP’nin bu halkın ilerleyici gücü olmadığını düşünüyor, bayrağı alıp öne geçmeye çalışıyor.
Bu aslında bir sol hastalığıdır. Bu aşılmadığı sürece bir yere varamayız. Artık ilkelerle yarışmak, tüm halk kitlelerini kucaklayıcı olmak lazımdır.”

“Farklılıklarımıza rağmen, bunu dostça bir yarışa döndürmeliyiz”
Sendikaların siyasi partilerin önüne geçme hareketinin gerekçeleri üzerinde duran Özyiğit, bir hatırlatmada bulunarak 2000’li yıllarda oluşan “Bu Memleket Bizim Platformu” içinde sol siyasi partiler ve sendikaların ortak iş birliği içinde olmasının bugün neden sürdürülebilir olmadığını da sorgulamak gerektiğine dikkat çekti.
Özyiğit sözlerini şöyle sürdürdü:
“Uzun yıllar sendikacılık yaptım. Bizim ülkede sendikaların bu misyonu üstlenmeleri doğrudur, ama partilerin önüne geçme güdüsü ile değil, partilerle işbirliği yaparak bunu gerçekleştirmesi gerekmektedir.
Daha önceki yıllarda siyasi partiler birbirinin önüne geçmeye çalışırken, bugün sendikalar bunu yapıyor. Sendikaların bir yakıştırması var ki ‘bunlar düzen partileridir’ şeklinde… Partilerin de politikalarını sorgulaması gerekmektedir. Bir parti muhalefette iken söyledikleri ile iktidarda oldukları süre içinde söyledikleri ile tutarlı olmalıdır.
Sendikaların öncelikli görevleri üyelerin hak ve menfaatlerini korumak. Ama kimliği ve konumu netleşmeyen bir ülke vardır. Burada Kıbrıs sorunu başta olmak üzere kendi kaderini belirleme mücadelesinde sendikalar ve diğer sivil toplum örgütleri de olmazsa olmazdır. Ama bunun bir uyum içinde olması gerekmektedir.
Her ne koşulda olursa olsun, farklılıklarımıza rağmen bunu bir zenginlik olarak görerek bunu dostça bir yarışa döndürmeliyiz. Halka yönelik politikaların daha önemli olduğunu unutmayalım.”

 

“TDP, tüm sol görüşlü kesimlerle iş birliği içinde olacak”

TDP Kurultayı’nda parti başkanlığı için şu anda tek aday olan Özyiğit, seçilmesi durumunda aynı görüşte olan kesimlerle bir yarış ve kavga içinde değil bir birliktelik içinde çalışılacağının mesajını verdi.
Özyiğit, “Kıbrıs sorunu, kendi evimizin efendisi olmak, kendi kendine bir ekonomik yapı oluşturmak adına tüm siyasi partiler, ama özellikle de sol siyasi partilerle, sendika ve sivil toplum örgütleri ile olası en geniş birlikteliği sağlama, mücadele etmek için çaba göstereceğiz” diye konuştu.

“Hedeflerimize hatalar nedeniyle ulaşamadık”
TDP’nin politikalarının toplum tarafından nasıl benimsendiğini sorduğumuz Cemal Özyiğit, ortaya koydukları hedefleri başaramadıklarını, bunda da yapılan hataların etken olduğunu söyledi.
Özyiğit devamla şöyle konuştu:
“1976’da yola çıkılırken ülkede düzeni sarsmak hedeflenmişti. Hak, emekten yana bir düzen yaratmak için yola çıkıldı. TKP’yi kuran yapı sosyal demokratlık içeren bir yapıydı.
O dönemde TMT’nin demokrat kanadı da TKP’nin içindeydi, KTÖS’ün kurucuları da TKP içindeydi. Ve HALK- DER ekibi vardı. Süreç içinde yaşanan gelişmeler nedeniyle bu güçlü TKP aleyhine döndü. TDP, 2009’da 6.8 oranında bir oy oranına ulaştı TDP…
Şimdiye geldiğimizde oylarını nispeten artırdı, ama geldiğimiz aşamada hedeflerine ulaşamadı. Son dönemde yapılan ve yaşanılanlar. Yükselen bir trend vardı TDP lehine… Ama bunu doğru kullanamadık. Şu ya da bu suçluydu tartışmalarını bırakmak gerekiyor. Hep beraber bir hata yaptık.”

“Hatalar yapıldı, pahalıya mal oldu”
TDP’nin bazı hataları bulunduğunu, bunların neler olduğunun bilindiğini söyleyen Cemal Özyiğit, bu hataların kendilerine pahalıya mal olduğunu ifade etti.
“Son milletvekilliği seçiminde bazı arkadaşlarımızın adaylıktan çekilmeleri hataydı. Bu süreci doğru yönetememek hata oldu” ifadesini kullanan Özyiğit, propaganda sürecinde yapılan hatalar ve elbette partisel olarak örgütlenmemenin de zaafları arasında yer aldığını belirtti.
Özyiğit, “İlçelerde daha sonradan ortaya çıkan adayların tespitindeki zaaflar, bazı adaylarla ilgili söylemler hep hataydı. Bu hata bize pahalıya mal oldu. Güçlü bir ekip ile Meclis’te yer alacakken, beklediğimiz yere gelemedik” dedi.

 

“Kurumsallaşmada sıkıntımız var”
Kurumsallaşma yönünde bazı eksiklikler olduğunu belirten Özyiğit, eksiklikler görüldüğü zaman, gerekli uyarıları yapmaya çalıştıklarını belirtti.
Uyarılara rağmen başarılı olunamadığını belirten Özyiğit, sözlerine şöyle devam etti:
“Bunu aşamazsak örgütlenmede de sıkıntı yaşayacağımızı söyledik. Bunu başaramadık. Adaylıktan çekilen arkadaşlarımızın verdiği yazıda, partinin kurumsallaşmaması gerekçe gösterildi. Bu arkadaşlara soruyorum, bunu genel sekreter olarak ilk yaptığım ziyaretlerde tespit ettiğimi söyledim. Neden bu katkı koyulmadı?
Parti Meclisi’nin milletvekilliği seçimi için yaptığı seçim ve sıralamadan sonra ortaya kondu. Burada manidar bir durum vardır. Bunlar zaten söylenmişti. Bu arkadaşlara bunları 28 Temmuz’daki seçimden sonraya bırakalım dedik, bir bedel ödetmeyin dedik. İyi bir çıkış yapacak olan partimiz iç dağınıklığın bedelini ödedi. Birbiri ile kaynaşamayan yapının bedelini seçimde ödedik. Özellikle BDH dönemde farklı grupların katılımı, sonrasında bir dağınıklık ve yeni bir birleşme…
Bu kaynaşma hala sağlanamadı, benim gördüğüm en temel nokta bu oldu. Hala kaynaşma sağlanamadı.”

“Parti içindeki farklılıkları daha saygılı olmaya dönüştürmeliyiz”
Parti içindeki kaynaşmanın sağlanamamasının yönetim ve gruplardan kaynaklandığını ifade eden Cemal Özyiğit, ben merkezli düşüncelerle bir yere varılamayacağının görüldüğünü ifade etti.
Özyiğit, parti içindeki farklılıkları daha saygılı olmaya dönüştürmenin önemli olduğunun altını çizdi.
Özyiğit devamla şunları söyledi:
“Ben varsam vardır, yoksam yoktur mantığı ile hareket edenler vardır. Böyle bir zihniyet ile bir yere varılamıyor. Ben merkezli düşüncelerle bir yere varamayız. Elbette görüş ve söylemlerimizde bir takım farklılıklar olabilir ama ana ölçeği kaybetmemek gerekiyor.
Partinin daha sağa kaymasına engel olacağım. Daha liberal bir konuma gitmeye asla katkı koymam. Bu yapıyı birbirine daha saygılı olmaya dönüştürmeliyiz. Derneklerde bile farklılık vardır. Bu süreç sağlıklı bir şekilde gelişmelidir. Bizim artık sağ tarafa gidecek bir yaklaşımız olamaz. Sosyal demokrat bir eksen ve daha solda bir yapı içinde oluruz ancak… Tüm birleşmeleri sağlayıp, daha koordineli daha ahenkli bir çaba ortaya koymalıyız.”

“Duruşumuzu ve söylemlerimizi daha da netleştirmek zorundayız”
Kasım ayında yapılacak kurultay ile TDP içinde tüm süreçleri tartışıp yeni bir oluşuma gidileceği mesajını veren Cemal Özyiğit, “17 Kasım’da belirlenecek yapıda kişilerin en önemli görevi muhtemelen Şubat ayına dönük bir tüzük kurultayı olacaktır. Tüzük program kurultayına acil ihtiyacımız var” dedi.
Özyiğit, “Söylemlerimizi daha da netleştireceğimiz bir yapıya ihtiyacımız var. Son genel seçimde yaşadığımız bazı sıkıntılar var. Örneğin katıldığımız TV programlarında argüman farkları ortaya çıktı. Herkesin farklı üslubu vardır, ama özünü farklılaştırmamak lazımdır” ifadesini kullandı.
Özyiğit, “Biz AKP ile olan duruşa bir tavır koyduysak, orada net bir duruş varsa, başka yerlerde de birilerinin çıkıp aksini iddia etmesini kabul etmek mümkün değil. Duruşumuzu ve söylemlerimizi daha da netleştirmek zorundayız “ diye konuştu.

“Lider odaklı eksenden çıkmamız gerekiyor”
Son seçimde alınan sonucun parti yönetimi kaynaklı olduğu eleştirilerini de yanıtlayan Özyiğit, devamla şunları söyledi:
“1980’li yıllardan sonra daha çok lider odaklı bir yapıya dönüştük. Falanın filanın partisi söylemleri ile anılır olduk. Bu doğru değildir. Sosyal Demokrat bir parti isek, bu öne çıkmalı…
Bizde bu zaaflar oldu, kişiye odaklı hedefler konuldu. Lider odaklı eksenden çıkmamız gerekiyor. Bu nedenle kurumsallaşmaya ihtiyacımız var. En basit olayda fatura lidere kesiliyor. Yapılan hatalar vardır.
Propaganda sürecinde ve çeşitli süreçlerde sıkıntılar oldu. Liderin son belirleyici olmasından kaynaklanan bir takım sıkıntılar vardır. Yanlışımız buradadır. Bunu aşmalıyız. Kurultayda başkan olursam, bir kadro hareketi ile görevi almaya çalışacağım. 28 Temmuz’dan bu yana parti genel başkanımız Mehmet Çakıcı’nın istifası ile kadro hareketi için Hüseyin Angolemli, Suphi Hüdaoğlu, Mehmet Harmancı ile sürekli toplantılar yapıyoruz.
Hep beraber halkın karşısına çıkmak istiyoruz. Kimseyi kaybetme lüksümüz yoktur. Genel başkan ya da genel sekreter değil, hep birlikte ses verilecek bir yapı oluşturulacak.”

“Partinin köklerine sahip çıkarken, gençlerle de hareket edeceğiz”
“Partinin köklerine sahip çıkarken yeni nesilden de güç alarak yeni bir süreç yaratacağız” diyen Cemal Özyiğit “Köklü bir geleneği geleceğe taşımak ancak böyle bir yapı ile mümkün olabilir. Partinin köklerine sahip çıkacağız, yıllarını bu partiye veren kişilere Angolemli, Akıncı gibi kişilerle, ama elbette Hüdaoğlu, Harmancı ve Zeki Çeler gibi genç arkadaşları da kaynaştıracak bir yapı oluşturmalıyız” dedi.

“Harmancı ile birlikte çalışacağız”


Partide genel başkanlık için adı geçen genç siyasetçi Mehmet Harmancı’ya bu konuda çeşitli baskı ve telkinler olduğunu söyleyen Özyiğit, bu gelinen aşamada kendisinin bu görevi şu anda almak istemediğini, ancak birlikte çalışmak konusunda uzlaşı içinde olduklarını kaydetti.
Özyiğit Harmancı ile ilgili şunları söyledi:
“Mehmet Harmancı başta olmak üzere bakan arkadaşlarımızın yaptığı uygulamalar Mehmet Harmancı ismini çıkardı.
Ancak kendisi çeşitli nedenlerle bu görevi şu anda değil daha sonra almak istediğini söyledi. Çok değerli bir arkadaşımız. Çok sayıda telkinde ve baskıda bulunanlar oldu, hala daha var.
Tüm bunları konuştuk. Birlikte çalışma konusunda uzlaşır konumdayız. Yeri geldiğinde arkadaşlarımız mutlaka daha öne çıkacaklardır.
Partiyi bir yere taşıyacaksak Angolemli’den Harmancı’ya kadar olan bir yapıyı yerleştirebilirsek götüreceğiz.

 

“TKP’ye dönüş gündemi bulunmuyor”


TDP Genel Sekreteri Cemal Özyiğit, parti içinde ve dışında TKP’ye dönülmesini isteyenlere yanıt vererek,  şu an böyle bir gündemlerinin bulunmadığına dikkat çekti.
“TKP’ye dönme yönünde bir gündemimiz yok, buna odaklı bir tartışma yaratmak yanlıştır” diyen Özyiğit, şu şekilde konuştu: “Bazı yerlerde hala TKP ismi daha öndedir,  TDP ismine halkın önemli bir kesimi hala alışamadı.
TKP’ye dönülmesini isteyenler var. Kendini dışarıda gören bir grup, TKP’ye dönün partiye gelelim diyorlar. Parti içinde de TKP’ye dönüş isteyen vardır. Şu anda bunu bir gündem yapmak doğru değildir. Esas olan politikalar olmalıdır. TKP isminin değişmesine en çok karşı çıkan kişiydim. Şu anda gündeme bunu alarak o odaklı bir tartışma yapmak doğru değildir. 
Süreç içinde TKP’nin o politikalarını yeniden yerleştirelim, o dinamik yapıyı oluşturalım, süreç içinde partinin o günkü kadroları bunu tartışıp da ismini yeniden değiştirmek isterse bu daha sonra yapılacak bir şeydir. Şu anki önceliğimiz bu değildir.”

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis kritik, bahis