Röportaj

Orhun Şentürk: Seçme seçilme hakkımız olmalı

TC’de mega yat üretimi alanında faaliyet gösteren NUMARINE Satış ve Pazarlama Direktörü Orhun Şentürk HK Ajans’a konuştu

Şentürk: Yurt dışında yaşayıp, memleket özlemi içinde yanıp tutuşan ve Kıbrıs için bir şeyler yapmak için fırsat kollayan biz Kıbrıslılara da seçme seçilme hakkı verilmeli

Şentürk:Üreten değil, tüketen bir toplum olduğumuz sürece bağımlı bir ekonomiye sahip olmamız kaçınılmazdır

Şentürk: Denizcilik kültürü yüksek olan ülkeler, medeniyet ve modernlik açısından ciddi anlamda çok daha ileri seviyededirler

HK Ajans

Mağusa’dan İstanbul’a uzanan bir hayat hikayesine sahip Orhun Şentürk bugünkü konuğumuz. Kendisi denizcilik alanında faaliyet gösteriyor ve Kıbrıs’ın bu konuda kendisini geliştirememesinden dem vuruyor. Kıbrıslı olmaktan her zaman gurur duyduğunu dile getiren Şentürk, hükümet yetkililerinin yurt dışında yaşayan ve kendini geldikleri noktalarda kanıtlayan kişilerin tecrübelerinden yararlanması gerektiği üzerinde duruyor. Şentürk ayrıca, yurtdışında yaşayan Kıbrıslı Türklere  seçme seçilme hakkı verilmesini talep ediyor. İşte detaylar…

Köklü bir ailem var

SORU: Kamuoyunun sizi daha yakından tanıması için bize kendinizi anlatır mısınız?

ORHUN ŞENTÜRK. 28 Şubat 1973 tarihinde Mağusa’da doğdum. Baba tarafı DEBEŞ Ailesi, anne tarafım ise MUSTAKYA Ailesi dersem sanırım “eskiler” çok iyi tanırlar. Hem anne, hem baba tarafından çok geniş bir aileye sahibim. Hatta özellikle Kıbrıs’la ilgili bir konu olduğu zaman, buradaki arkadaşlarım “zaten Kıbrıs’ın yarısı Orhun’un ya akrabası, ya da tanıdığı” diye yorum yapar. Rahmetli annem Havva Şentürk eski öğretmenlerden olup, 1974 senesinde vefat ettikten sonra (ben henüz 1 yaşıma 1 hafta kalmıştı ki, o yüzden maalesef hep güzel hatıralarını dinleyerek büyüdüm) çok sevilip, sayıldığı için bana göre Mağusa’nın en güzel caddesi olan, Palm Beach Hotel’e giden güzergahtaki caddeye ismi verilmiş ve anısı yaşatılmaktadır. Kıbrıs’ıma, Mağusa’ma ne zaman gitsem oradan geçerken her zaman hem hüzün, hem de gurur duyarım. Rahmetli babam Asaf  Şentürk ise Kıbrıs Türk Liman İşçiler Şirketi’nin kurucu Yönetim Kurulu Başkanlı’ğını yürütmüş, emekli olduktan sonra da vefat ettiği 2007 yılına kadar Onursal Başkan olarak hizmet etmiştir. Kıbrıs’ın vazgeçilmez konularından olan siyasetin içerisinde aktif olarak bir dönem faal olmuştur.

Mağusa Gazi İlkokulu ailemizin neredeyse tüm fertlerinin mezun olduğu okul olup, oradaki öğretmenlerim sayelerinde, ki kendilerini her zaman minnet ve saygı ile anıyorum, daha sonraki eğitim hayatımın şekillenmesinde ve hayat okuluna hazırlanabilmemde en büyük mihenk taşı olmuştur. Ortaokul ve Lise döneminde ise; (GMTMK) Gazi Mağusa Türk Maarif Koleji’ne devam edip, buradan 1991 yılında mezun oldum..1990-91 döneminde AFS (American Field Service) bursu ile bir yıl Amerika Birleşik Devletleri’nde liseye devam ettim. 1995 yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler lisans eğitimini tamamladıktan sonra, 1996 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler ve 2002 yılında da London South Bank Üniversitesi’nde ise MBA – E-Business lisansüstü eğitimlerini tamamladım. 2003 yılında hayatımı Edirne doğumlu Didem Şentürk ile birleştirdim. Kendisi KOÇ Holding bünyesindeki Enerji şirketlerinde üst düzey yönetici olarak çalışıyor. Selin Havva adında 12 yaşına bir kızımız var. Kızıma nerelisin diye sorulduğu zaman, her zaman verdiği cevap beni gururlandırmıştır: “KIBRISLIYIM”.Unutmadan beni tanıyanların bildiği iki tutkum da; Mağusa Türk Gücü ve Galatasaray.

Yüksek lisans için yurt dışına çıktım, dönemedim

SORU: Kaç yıldır yurt dışında yaşıyorsunuz ve İstanbul’da yaşamaya iten neden nedir sizi?

ŞENTÜRK: 1995 yılında Ankara ODTÜ’ye Yüksek Lisans yapmaya gittim ve açıkçası sonrasında da İstanbul’da özel sektörde çalışmaya başlamam üzerinden bir de baktım ki, tam tamına bugün itibarı ile 23 yıl geçmiş. Aslında amacım yüksek lisans sonrası Kıbrıs’a dönüp Akademisyen olarak ya da Dışişleri’nde hayatıma devam etmek istiyordum. Ama o zaman birçok arkadaşımın yaptığı gibi (bana göre en verimli olabileceğimiz dönemlerde) önümüzde askerlik engeli olduğu için Kıbrıs dışında yaşayarak hayat tecrübesi kazanmak istedim. Ailemden uzak kalmak, arkadaşlarımdan uzak kalmak tabi ki ilk başlarda çok zordu, ancak benim bugünlere gelmemde çok büyük emeği olan ve annemi kaybettikten sonra beni büyüten teyzemin (annem) İstanbul’da olması tüm zorlukları aşmamda benim açımdan çok büyük şans ve avantajdı.

Deniz sevgisini gelecek nesillere miras bırakabilmek

SORU:İstanbul’da yaptığınız iş konusunda bize biraz bilgi verebilir misiniz?

ŞENTÜRK: Ankara ODTÜ’deki Yüksek Lisansı tamamladıktan sonra, 1997 yılında İstanbul’da BURLA Makina Ticareti ve Yatırım A.Ş Marine Departmanında başladığım iş hayatımda, 20 yıl süre ile denizcilik sektörünün lider markalarından Yamaha Marine ve Brig Şişme Bot ürünlerinin Pazarlama ve Satış Müdürü olarak görev yaptım. 2010 yılından itibaren son sekiz yıldır denizcilik sektöründe faaliyet gösteren ve yaklaşık 300’e yakın üyesi olan DENTUR (Deniz Endüstrisini ve Denizciliği Geliştirme Derneği) Yönetim Kurulu üyesi olup, aynı zamanda son üç yıldır da Genel Sekreterlik görevini yürütmekteyim.Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM) ve innovasyon konularında çalışma ve makalelerim çeşitli dergilerde yayınlanmış olup, bu konularda eğitimler vermekteyim. Bir Kıbrıslı, ada insanı olarak, deniz sevgisi ve değerini gelecek nesillere en iyi şekilde bir kültürel miras olarak bırakabilmek en büyük hedeflerimden bir tanesidir. 02 Ocak 2018 tarihinde Türkiye’nin denizcilik sektöründeki “dünya markası” olan ve mega yat üretimi alanında faaliyet gösteren NUMARINE Ailesine Satış ve Pazarlama Direktörü olarak katıldım. Görevim nedeni ile Distribütör Ağımızın bulunduğu birçok ülkede yer alan temsilcilerimizi ziyaret ediyor ve Boat Show’lara bilfiil katılıyorum. Yurt dışı seyahatler işimin bir parçası ve farklı kültürlerden, farklı kişiler ile tanışıp, iş yapma fırsatı, sürekli olarak dinamik bir ortamda iş yapma olanağı tanıyor.

Kıbrıs denizcilik açısından potansiyeli çok yüksek

SORU: Yaptığınız işle ilgili Kıbrıs’taki durumu değerlendirir misiniz?

ÖZTÜRK:Böyle bir değerlendirme yapabilmeyi gerçekten çok isterdim, ancak “maalesef” inanılmaz uygun iklim koşullarına sahip olmamıza rağmen, denizcilik aslında bir kültür meselesi ve ülkemizde bunun bana göre eksikliği çok fazla. Yapılması gereken o kadar çok fazla iş var ki bu konuda. Bana göre denizcilik kültürü yüksek olan ülkeler, medeniyet ve modernlik açısından ciddi anlamda çok daha ileri seviyededirler. Bu bağlamda, coğrafi ve iklimsel koşulları göz önünde bulundurduğumuz zaman, Kıbrıs’ımın denizcilik alanında maalesef kimsenin göremediği ya da yatırım yapmaktan çekindiği çok büyük potansiyeli olduğunu düşünüyorum.

Yurt dışında yaşayan Kıbrıslı Türklere seçme seçilme hakkı verilmeli

SORU: İstanbul’da yaşayan Kıbrıslı Türklerin kurduğu dernekte ne gibi faaliyetler yapıyorsunuz ve KKTC hükümetinden beklentiniz nedir?

ÖZTÜRK: Gerek seyahatlerim, gerekse de DENTUR’daki görevlerim nedeni ile açıkçası Kıbrıs ile ilgili dernek faaliyetlerine zaman ayırma şansım bulunmuyor. Ancak, “KIBRISLI DOSTLAR” grubumuz sayesinde gurbette de olsak sanki Kıbrıs’taymışım gibi hissediyorum kendimi. Her ne kadar istediğim kadar buluşma şansına sahip olamasam da, en azından her gün gruptan (GARDAŞÇIKLARIMDAN) gelen bir mesaj bile insanın yüzünde bir tebessüme neden olabiliyor. Çıkar ya da karşılık beklemeden birbirimize destek olmaya çalışan, gerekse de sosyal sorumluluk bilincine sahip DOSTLAR sayesinde hayatımız İstanbul’da daha da anlam kazanıyor. Çeşitli etkinliklerde bir araya gelerek hasret giderebiliyor ve İstanbul’daki yoğun tempodan nispeten uzaklaşma fırsatı yakalayabiliyoruz. Aslında çok net bir şekilde şunu söyleyebilirim. Sorunuzda KKTC Hükümeti’nden beklentiniz nedir demek sanki bir beklenti içerisinde olduğumuz algısı yaratabiliyor. Çok iddialı olacak ama, bence KKTC Hükümeti KIBRISLI DOSTLAR grubundaki farklı sektörlerde profesyonelce yıllardır emek harcayan ve kendi konularında uzman olan arkadaşlarımızdan fikirler almalı ve doğru fikirlerden yararlanıp KIBRIS’ımızda eksik ya da hatalı olan uygulamalar konusunda bu değerli bilgileri değerlendirmelidir diye düşünüyorum.Bir diğer önemli konu da, gerekli düzenlemelerin ivedilikle değerlendirilip, seçme ve seçilme haklarının sadece Kıbrıs’ta yaşayanlara değil, KIBRIS’lı olan ve yurt dışında yaşayıp, memleket özlemi içinde yanıp tutuşan ve Kıbrıs için bir şeyler yapmak için fırsat kollayan biz Kıbrıslılara da tanınması gerektiğini düşünüyorum. Örneğin, seçim dönemlerinde elçilikler kanalı ile oy kullanma hakkımız olabilir.

Kültür kayboluyor

SORU: İstanbul’da yaşayan Kıbrıslılar olarak KKTC’ye baktığınız zaman nasıl bir tablo görüyorsunuz?

ÖZTÜRK: Beni en çok üzen nokta 1995 yılında Kıbrıs’ta ayrıldıktan sonra neredeyse her yıl aralıksız her fırsatta gitmeme rağmen, her gittiğimde maalesef kültürel açıdan Kıbrıs’ta bir şeylerin eksilmeye başladığını görmek. Okullarda sadece tarih değil, belki de Kıbrıslılık kültürü ile alakalı konular da işlenmeli.Kıbrıslılık bir ayrıcalıktır ve ben hemen hemen her ortamda bunun gururunu yaşıyor ve özellikle Kıbrıslı ve Mağusalı olduğumu vurguluyorum. Kıbrısımıza özgün yapıların yerini, maalesef modern görünümlü ama ada ile bağı, ya da kültürel mirasa aykırı yapıların olması beni mutsuz ediyor. Eskiden Kıbrıs’a misafirlerim ile gittiğimde onları götürebileceğim o müthiş kebap yapılan restoranlar haricinde esas Kıbrıs yemeklerini tadabilecekleri yerler yok iken, son yıllarda bu konuda doğru işlerin yapılmaya başladığını görmek beni fazlasıyla mutlu ediyor. Diğer yandan, mutlaka ama mutlaka günümüz dünyasındaki dijital gücü kullanmak ve bu konuda gerekli alt yapıların oluşturularak, sistemsel hataların iyileştirilerek, vatandaşa sunulan hizmetlerin hızlı ve doğru şekilde işleyişine olanak sağlanması gerektiğini düşünüyorum. Bilgisayar çağında olmamıza rağmen, hala daha arşivlerdeki artık okunamayan dosyaların olması, kamu dairelerindeki düzensizlikler ve kişi odaklı işleyiş tarzı artık ortadan kaldırılıp, yerine sistemsel düzenin gelmesi şarttır.

Ülkenin kazançlı çıkacağı yatırımlar konusunda teşvik şart

SORU: KKTC’ye yatırım yapmak konusundaki görüşünüz nedir yurt dışındaki iş insanları olarak? KKTC hükümetinden beklentileriniz nelerdir adaya yatırım yapılması için?

ÖZTÜRK: Kıbrıs’a yatırım yapmak tabii ki planlarım arasında var. Çünkü ben hayata olumlu açıdan bakan ve bu şekilde planlar yapamaya çalışan biriyim. İnanılmaz bir coğrafya ve iklimsel avantajlara sahip olan ülkemizi, sahip olduğu potansiyel ve değerlere ulaştırma konusunda gerekli yatırım olanaklarını, bu kapsamda yapılması gereken düzenlemeleri devletin teşvik edecek yapıya kavuşturması gerekmektedir. Kişi odaklı değil, sistem ve ülkenin kazançlı çıkabileceği yatırımlar konusunda iş insanları teşvik edilmelidir.

Ekonomik bağımsızlık olmazsa olmaz

SORU: Ülke ekonomisini nasıl değerlendirirsiniz?

ÖZTÜRK: Üreten değil, tüketen bir toplum olduğumuz sürece bağımlı bir ekonomiye sahip olmamız kaçınılmazdır. Bu konuda üzülerek söylemem gerekiyor ki, toplumun her kesimi suçludur ve kimse sorumluluk almayıp, hazır sunulanı tüketmeyi tercih etmekte, devlet de bu konuda bana göre üzerine düşen görevleri “yetirince” yerine getirmemektedir. Ekonomik bağımsızlık olmazsa olmaz gerekliliklerden birisidir. Bunun için ise, kısa, orta ve uzun vadeli planlamalar yapılıp, mutlaka toplumu da ikna ve teşvik edecek çalışma ve projeler hayata geçirilmelidir. Tabii ki siyasi irade ve de ekonomi alanındaki uzmanların bu hedef doğrultusunda çalışmalar yapmaları, ülkemizin geleceği açısında çok önemlidir. Burada en önemli görevlerden birisi de toplumu işin içine çekmek ve her geçiş sürecindeki olası engellerin ve sıkıntıların doğru analiz edilip, doğru zamanlama ile sorunların giderilmesi konusunda mutlaka “başarıya giden yolda sabır gerektiği” konusunda toplum ikna edilmelidir.

Ülkeme döneceğim

SORU: İlerleyen dönemlerde adaya kesin dönüş yapmayı düşünüyor musunuz?

ÖZTÜRK: İlelebet gurbette yaşamak mı? Her fırsatta Kıbrıs sevdası ile yanıp tutuşan biri ve her zaman Kıbrıslı olmanın gururunu vurgulayan biri olarak cevabım kesinlikle EVET.

Kıbrıs cennetten bir parça, değerini bilelim

SORU: Son olarak neler eklemek istersiniz?

ÖZTÜRK: Kıbrıs ile ilgili çok sevdiğim iki şarkı var. Her dinlediğimde farklı duygular yaşarım. Biri “Dillirga”, diğeri de “Kıbrıs bir ada mıdır, cennetten parça mıdır?” Bence KIBRIS Cennetten bir parçadır ve lütfen değerini bilip, koruyalım ve geleceğe KIBRISımızın hak ettiği güzellikle ile dolu bir miras bırakalım. Ama yeter ki isteyelim. Barış ve huzur dolu bir ADA, güzellikleri beraberinde getirecektir. Yeter ki inanalım…




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı