Köşe Yazarları

Neyi reddetmiştik?


Öncelikle tüm dostlar af buyursun! Yanlış anlaşılmak istemiyorum.

Anlayamadığım için irdeliyorum. Yoksa katılabildiğime ben de katılmıştım. Yürekten de destekliyordum. Hala da destekliyorum. O “ayağa kalkış” günlerini özlüyorum da açıkçası!

Yaklaşık 3 yıl önce sokaklara dökülen 80’den fazla örgüt, özellikle de ilerici ve aydın gençler, genç kalanlar, neyi reddetmişti?

Tek kelime ile; “vesayeti” değil miydi?

Gelecek olan koordinatör, gençliğe gelecekti. Gençler buna güçlü bir red çekti. Bu “organize iş” iptal edildi. Son karar merci de haklı buldu “gelecek vaadeden” gençliği… Ender yıpranmamış kurumların başında gelen Anayasa Mahkemesi idi bu beklentiyi sonlandıran.

Sadece gençliğe derken, şimdi herkese, gence, yaşlıya, çocuğa, kadına, erkeğe, uzatmaya hiç gerek yok, kısaca; tüm halka bir koordinatör belirlendi. Ta uzaklardan. Kimselere danışmadan. Diplomasi kuralları gereğince, mütekabiliyet ilkesine uyulmadan.

Milli Cephe Hükümetinin buna ses vermesi tabii ki beklenmezdi ama ne gariptir ki; demokrasinin yanında olduğunu her zaman dile getiren “cılız muhalefet” de buna ses vermedi.

Anlaşılıyor ki, yaklaşan seçim dolayısı ile kimse “ana finansörü” karşısına almak istemiyor. Parayı verdirtip düdüğü çaldırtacaklar. Sloganlarından yine taviz vermeyecekler. Devrim, demokrasi, hak, hukuk, eşitlik, adalet türküleri “çığırmaya” devam edecekler ama zincirlerle ayaklarından bağlı olduklarını yine inkar edecekler. Prangalarını görmezden gelecekler.

Olmaz!

Vallahi olmaz!

Hem vesayeti kabul edeceksin hem de kahramanlığa devam edeceksin.

Ya kendi yağınla kendi ciğerini kavuracaksın ya da teslimiyeti kabul edeceksin. Boyundan büyük laf da etmeyeceksin!

Tüm bunlar için; kavgaya, küslüğe, kin ve nefrete de hiç gerek yok!

Olmazsa olmazı isteyeceksin: Demokrasiyi… Bağımsızlığı… Kendi ayakların üzerinde durmayı… Kendi kendini idare etmeyi…

Ama nerede? Görünüşe bakılırsa hiç umut yok!

Tehlike 3 yıl önce de büyük görünüyordu. Ama şimdiye kıyasla küçük olduğu anlaşılıyor.

Her şey bir hava akımı gibi gelip geçiyor. Bu hava bazen balonu dolduruyor bazen es geçiyor.

Küçük tehlike büyük bir direnişle atlatıldı. Esas tehlike; görmezden, duymazdan, bilmezden geliniyor!

Hakkımızda hayırlısı…

En çok yaptığımız işi yapmaya devam edelim: Bekleyip görelim!

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı