Köşe Yazarları

NE KEMAN ÇALMAK NE KEMAN DİNLEYEBİLMEK

Ahmet Okan yazdı






1959 yılının Aralık ayında her iki tarafta seçimler yapılmış, Cumhurbaşkanlığına Makarios, Cumhurbaşkanı Yardımcılığına Dr. Küçük seçilmişlerdi.

Mevsim kıştı ve aynı kışta ünlü yazar Albert Camus bir trafik kazasında ölecek “Mutlu Ölüm” ve “İlk Adam” adlı eserleri ölümünden çok sonraları yayınlanacaktı…

Cumhuriyet ilanı yakındı.

O dönemler Kıbrıslı Türklerin nüfusu 120 bin civarında.

60 yılında cumhuriyet kurulacağında The Beatles adlı müzik topluluğu yeni logosu üzerinde çalışırken, “Love Me Do” adlı parçalarını yeni çıkarmışlardı.

Grubun neredeyse bütün parçalarının aynı zamanda klasik versiyona taşınması, o müziklerin bütün zamanlara yayıldığının işareti olacaktı…

Ama Kıbrıs’ta kurulan ortaklık cumhuriyeti bütün zamanlara yayılamayacaktı!

Öyle ki, üzerinde anlaşılan anayasa tarafları tedirgin ediyor, biri bir yöne diğeri başka yöne çekiyordu.

“Türk’ten Türk’e kampanyası” çok sürmeden bitmişti ama, “ayrı bir iktisadi hayat” ya da “ayrı bir çarşı” hayalleri Türk tarafının zulasında gizliydi.

Aslında gizli de değil, anayasanın öngördüğü ortaklık, Türk tarafına “ayrı” hayat kurma hakkı veriyormuş gibi algılanıyordu.

Aslında ne Enosis ne Taksim hayalleri sönmüştü; kandilleri yanıyor haldeydi.

Bu yüzden gazetelerde karşılıklı olarak suçlamalar yapılıyordu.

Suçlamalar Enosis ve Taksim eksenindeydi.

Türkler Rumların Enosis’ten vazgeçmediklerini, Rumlar Türklerin Taksim’den vazgeçmediklerini yazıp duruyorlardı.

Rum gazetelerinden biri Türklerin Taksim’den vazgeçmediklerine kanıt olarak Taksim Sineması’nın adını göstermekten kendini alamıyor, tartışmalar bu düzeye kadar çekiliyordu…

Bütün bu hır gür “Kıbrıs Cumhuriyeti” ilanından sonra devam etmiş ve bu tartışmaların sonu 63 olayları ile yerini kan revan içinde kalacakk olan bir Kıbrıs’a bırakmıştı…

Beatles grubu “Love Me Do” ile sesini duyururken “Please Please Me” ile de tırmanmaya devam ediyordu.

O sıralarda Kıbrıs’ta varillerden ve kum torbalarından barikatlar kuruluyordu sokak aralarında.

Cumhuriyeti bütün zamanlara yayamayan zihniyet, soluğu karşılıklı mevzilerde alıyor, geceyi ve gündüzü tütün çiğner gibi zehir zıkkım ediyordu…

Zaman her şeyin ilacıdır diyorlar ama öyle olmamıştı.

Erenköy ve Köfünye olayları izlemişti çatışmaları.

Yıl 1968’e geldiğinde, birçok şey yanında Camus’nun “Başkaldıran İnsan” ından, Hermann Hesse’in “Siddhartha” sından etkilenen dünya gençliği ayaklanadursun, burada ikili görüşmeler başlamış, Londra’da Beatles Hey Jude’u yapmıştı.

Her yaptıkları bütün zamanlara aitti.

Yazarın ölümünden sonraki ilk eseri “Mutlu Ölüm” ve John Lennon “Imagine”ı 1970’te yayınlayacaktı.

Bütün zamanlara yayılan kitaplar ve müzikler Kıbrıs’ta tel örgülere takılan bir serçe ölüsünden ibaretti…

Belki de, ne keman çalınması ne keman dinlenmesi bilinmediği için bu günlere gelindi…

 

 

 

 






Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu