Köşe Yazarları

 Kur artışı nedenleri ve Brexit gelişmeleri


Hafta sonu dolarda ani yükselişler yaşandı. Borsa ise düştü. Bunda FED başkanı Powell’ın açıklamaları ardından ABD verilerinin ümit edilenden zayıf gelmesi ve ABD Başkanı Trump’ın faiz indirimi baskısı, dolar üzerinde geçen ay sonu haftasında dolarda düşüşe neden oldu. Değer kaybı yaşandı. Gelişen ülke varlıkları da petroldeki düşüşten sonra değer kazandı. Ancak bu hafta özellikle sonuna doğru dolar/TL paritesinde yükselişler oldu.

Perşembe günü TCMB’nın aldığı kararla faizlerde düşüş yapılmasa da enflasyonda düşüş beklentisi ve buna paralel faiz politikası uygulanacağının açıklanması, faiz indirimi beklentilerini güçlendirdi. Nitekim bazı bankalar da mevduat faizlerini düşürmeye başladı.  Şimdiki enflasyon oranına göre faiz düşüşü endişesi ise, dolara olan talebi ve dövize olan talebi arttırdı ve TL değerinde düşüş, dövizde özellikle de dolarda yükseliş yaşandı.

Ayrıca ABD’nin Türkiye üzerinde siyasi ve ticari baskılarıyla da istikrarı etkileyeceği endişesi ile dolar yükselişe geçti. Şöyleki, ABD’nin S-400 füzeleri üzerinde bu hafta yaptığı baskı ve Türkiye’nin kararlı cevapları ve karşı cevaplar siyasi cepheleşme olacağı endişelerini de arttırdı. Çünkü ABD’nin yaptırımlar uygulayacağı yönündeki gereksiz sert çıkışı Türkiye’de piyasaları tedirgin etti. Alınmış S-400’lerin geri dönüşümünün olamayacağının bilinmesi gerekmez mi? Ancak en son ABD Savunma Bakanı’nın, Türkiye Savunma Bakanı ile görüşme yapacağı haberleri geldi. Bir de G20 toplantısında bir araya gelineceği haberleri var. Bunu yumuşama olarak veya temkinli davranış olarak algılayabiliriz. Bunu önümüzdeki hafta göreceğiz.

Bir de 23’ünde İstanbul seçimlerinin ardından alınacak ekonomik önlemlerle ilgili politikalar konusunda, piyasalarda netlik beklendiği anlaşılmaktadır. TL dolar karşısında geçen Cuma bir günde %1.20 değer kaybetti. Son yıllarda dalgalı kur’un gerek ekonomik gerek politik ve dış ilişkiler konusunda her tedirginlikte döviz/TL kurlarının yükselmesi nedeniyle Türkiye’de vatandaş parasının değerini  korumak için sürekli dövize kaymaktadır.  KKTC’de zaten ada yapısı itibariyle bidayetten beri dövize açık ekonomi ve ticaret rejimi dolayısıyla böyledir.

Ancak son yıllarda Türkiye’de de hanehalkı mevduat birikimlerini dövize yönlendirmektedir. Çünkü enflasyona göre faiz politikasında  paralel uygulama olmadığı cihetle vatandaş elindeki paranın alım gücünü düşürmemek için bu yola başvuruyor.. Dolayısıyla her geçen gün döviz mevduatları TL mevduatlarını geçmektedir. Geçen yıla göre döviz mevduat hesaplarında döviz bazında % 11.2 artış oldu.

23 Haziran seçiminden sonra netlik kazanacak ekonomik politikalar sonucu ve ABD’nin yarattığı siyasi gerginliklerin durulması halinde siyasi istikrar arayan sermaye ve para piyasaları ortamı yakalaması halinde döviz kurları düzelebilir. Ancak TCMB yıl sonu dolar beklentisini biraz düşürerek 6.30 TL olarak açıkladı. Daha önce açıklanan dolar beklentisi 6.43 idi. TÜFE yılsonu beklentisini de % 15.85’e indirdi. Mayıs sonu yıllık % 18.71 idi. KKTC’de ise Mayıs 2019 sonu yıllık bazda % 26.75 olmuştu.

Cari açık ise Türkiye’de ithalatın bu yıl azalmasından ve turizm gelirlerinin artmasından dolayı oldukça düşmüş ve yıl sonu beklentisi için 10.7 milyar$ olacağı açıklanmıştır ki geçmiş yıllara göre, örneğin 2017’de cari açık 47 milyar$ ve 2018’de 27.6 milyar$ idi. Bunda alım gücü bakımından düşen ithal mallarının azalmasının ve ithalatın düşmesinin de önemli bir etkisi de vardır.

 

BREXİT Gelişmeleri,

İngiltere’nin AB’den çıkış sürecinde son zamanlarda önemli gelişmeler yaşandı. Daha önce Başbakan May’in, AB’den çıkış Paketinin onaylanmaması sonucu gelişen olaylardan sonra, malûm en son Başbakan May Muhafazakâr parti Liderliğinden istifa etmiş ve şimdi Muhafazakâr parti yeni Liderini seçme sürecine girmiştir. Ve İngiltere’nin AB’den ayrılma sürecine yön verecek yeni liderini belirleme amaçlı oylamaların ilk turunda eski Dışişleri Bakanı Boris Johnson rakiplerine oldukça fark atarak 313 oydan 114 oyu alarak birinci geldi. Hatırlanacağı üzere geçen hafta İngiltere’yi ziyaret eden ABD Başkanı Trump’a eski protestolar kadar olmasa bile Brexit konusunda daha çok meşgul olan halkın, yer yer protestoları arasında Muhafazakâr Parti Lideri May’in istifasından sonra boşalan yere Boris Johnson’u önermiş ve siyasette, yabancı diğer bir ülke siyasetine bu kadar müdahalenin yapılması yadırganmıştı. Bu arada son ziyaretinde yeni kurulan Brexit Partisi liderini de övmüştü.

Trump, ABD politikasında İngiltere’nin AB’den ayrılmasına başından beri açıkça destek veriyor. Hatta İngiltere’nin AB’den ayrılması halinde, ABD ile İngiltere arasında çok geniş kapsamlı Ticaret Anlaşmaları yapılması yönünde de açıklama yaptı. Serbest Ticaret Anlaşması yapılmasını önerdi. Halen İngiltere’nin  ABD’ye ihracatı %18, AB’ne ise % 45 oranındadır.

Şimdi merak edilen Brexit için AB’nin en son verdiği 31 Ekim tarihinin ertelenip ertelenmeyeceğidir. Johnson 31 Ekim’de anlaşmalı veya anlaşmasız Brexit sözü veriyor. Almanya dahil halen 23 AB ülkesi Brexit’in 2020 baharına kadar yeni bir ertelemeye olumlu  baktıkları haberleri çıkmaktadır. Times gazetesine göre bir AB yetkilisi bir erteleme daha vereceğiz.  Kimse fiş çeken taraf olmak istemiyor demiş.

İngiltere’de Parlamento ise anlaşmasız bir Brexit’te gitmeyi istemiyor. Dolayısıyla her halde bu defa da Anlaşmalı Brexit mi , Anlaşmasız Brexit mi? şeklinde bir referanduma gitme olasılığı yüksek görünüyor. Çünkü bu pozisyonda ve geçmiş Brexit referandumunda alınan oylar kritik seviyede olduğu cihetle böyle önemli bir konuda halka başvurulması ihtimali İngiltere demokrasisi içinde gerekli olacaktır.

 

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı