Magazin

Kemal Tunç unutulmadı…







Devlet Tiyatroları’nın duayeni, özlenen sanatçısı Kemal Tunç 28 Mayıs 2006 tarihinde hayata gözlerini kapamış ve hepimizi derin bir acıyla baş başa bırakmıştı. Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları çalışanları, yıllarca birlikte omuz omuza birçok şey paylaştıkları çalışma arkadaşları, ağabeyleri hatta babaları gördükleri Kemal Tunç’u anmak için kabri başında buluştu. “Sahneye her çıkışlarında, her provada, geçmişe dair her sohbette Kemal ağabeyimizi arıyoruz ve onun anılarıyla hem çok gülüp hem de çok hüzünleniyoruz” diyen Kıbrıs Türk Devlet Tiyatrosu Sanatçıları onu çok özlediklerini bir kez daha dile getirdiler.




Merhum Kemal Tunç için ne dediler?
Halil İbrahim Doğan: Kemal Tunç ağabeyimiz Kıbrıs Türk Devlet Tiyatrosu için büyük bir değerdir. Her ne kadar tanışma şerefine nail olamasam da şahsım adına bunu büyük bir kayıp olarak gördüğümü belirtmek isterim. Bugün burada olabilseydi, bize engin bilgisi, sanata olan bağlılığı ve hassasiyetiyle ışık tutmaya devam edebilseydi eminim adımlarımız daha da güçlü olacaktı. O bizim için bir çınar bizim için bir soluktu. Ne yazık ki ben onun geride bıraktığı anıları, onunla yaşama fırsatını yakalayan sanatçı dostlarımızdan dinliyorum ve kendisini tanışamamanın verdiği hüzünle anıyorum. Allah’tan rahmet, geride kalanlara baş sağlığı diliyorum.
İslam Bahçe: Rahmetli Kemal Tunç, Kıbrıs Türkü’nün yetiştirdiği en değerli tiyatro adamlarının başında gelir. O, yalnız oyuncu olarak değil, bilgisi, kültürü ile de herkese örnek olan gerçek bir sanatçıydı. Alaylı olmasına karşın, kendime örnek aldığım, her yerde “duayen” diye söz ettiğim bir üstadımdı. Tiyatro yeteneğinin, kültürünün ve ustalığının yanında, ağabeyce, sevecen ve öğretici davranışları beni en çok etkileyen özelliğiydi. Onunla aynı sahneyi paylaşmış olmak ve onunla sanatsal sohbetlerde bulunmuş olmak benim için onur verici anılardır. Bundan sonra da anılarımızda yaşamaya devam edecektir. Tüm alkışlar onun olsun.



Nermin Tüccaroğlu: Büyük üstat. Her geçen gün tiyatroda yokluğun hissediliyor. O gür sesin hala daha kulaklarımda. Seni çok özlüyorum Kemal Tunç baba. Nur içinde huzurla uyu…

Gülsen Dünki: Kemal Tunç’la turne ve oyun anılarımın hepsini anlatmaya kalksam kitap olur. Benim hiç unutmadıklarım arasında bir tanesi var ki onu sizinle paylaşmaktan keyif duyarım. Bir gün oyun turnesi için Vadili köyüne gittik. Köye girdiğimizde baktık köyde kimse yok. Meğerse herkes evinde önemli bir maç varmış onu izliyormuş. Dönemin belediye başkanı bizim için fırın kebabı yaptırmış bize ağırlamak için. Kemal abi bunu duyunca “E madem maç önemlidir bizi izlemeye gelmeycekler… Biz da fırın kebabcığımızı yerik da gaçarık” demişti. Çok gülmüştüm. Bir seferinde de bir oyun günü ben çok rahatsız olduğum için seyirciler arasındaki yerimi alamadım.Ben her oyunu izler onun haline tavrına kahkaha atardım.Rahatsızlandığım günün ardından bana gelip “Oyunlarda gel en öne otur oyunun iyi gidip gitmediğini ben senin kahkahandan anlarım, oyun zamanı sakın hastalanma” demişti. Allahım onu nurlar içinde yatırsın…

Cevahir Caşgir: Ben büyük üstat Kemal Tunç’la aynı sahneye çıkamadım. Onun sahnedeki dev duruşunun karşısında titreyemedim, kocaman gözlerinden sanat adamlığına bakamadım, sesindeki fırtınadan nasibimi alamadım. Ben Kemal Tunç abimizi yaşayamadım. Oysa ne çok şey duydum ona dair. Ve ne çok şey kaybettim… Kıbrıs Türk Devlet Tiyatrosu’nun büyük yürekli özel insanı. 2006 yılında okulumun sezon tatilinde Kıbrıs’a dönmüştüm. Tohum ve Toprak adlı oyunu çalışıyorlardı. Onun elini en son orada sıkabildim. Yaşlı, yorgun ve derin bakışlarında ne çok şey kaçırdığımın bir kez daha farkına varmıştım. Sonra sen devam edemedin. Hastalandın… Oyun alkışlarla yağmur altında Devlet Tiyatrosu’nun bahçesinde sahne alırken, seni sonsuzluğa uğurladık… Bütün alkışlar sanaydı… Bütün gözyaşları sana… Huzur içinde uyu…

Ekman Zaifoğlu: Kemal abi tanıdığım özel insanlardan birisidir. Sahne üzerinde ve gerisinde çalışma fırsatım oldu. Daima bizlere babalık yaptı. En çok da turne dönüşlerinde söylediğimiz marşları özledim. İyi ki seni tanımışım.

Özlem Özkaram: Seni tanıma, birlikte çalışma fırsatım olduğu için çok şanslıyım. Çalıştığımız kısacık sürede bana bıraktıkların için teşekkür ederim.

Nergül Tuncay: Kemal amcam, canım. Daha dün gibi seninle sahneye birlikte çıkışımız. Sen benim babam, arkadaşım ve örnek meslektaşımdın. Karşındaki insanın yaşı kaç isterse olsun o kadar güzel iletişim kuruyordun ki bir sürü seni seven kalp biriktirdin her alanda. Sen anılarımızda ve her an dilimizde, yüreğimizdesin. Seni çok özlüyorum.

Cansev Günsoy: Tiyatro ile ilgili birçok anım olmasına rağmen ben son anımı anlatmak istiyorum. Annemi kaybettiğim gün beni arayıp “Başın sağ olsun kızım gelmek isterdim ama gelemem biliyorsun. Çok çabuk yoruluyorum. Şuna emin ol ki kalbim seninle” dedi. Bu onunla yaptığım son telefon konuşmasıydı. Bir ay sonra Kemal abiyi kaybettik. Son sözleri hala kulağımda. Kalbim seninle.

Kemal Tunç kimdir?
1938 Lefke doğumlu sanatçı canlandırdığı pek çok başarılı rolle tanınmıştır. Kemal Tunç 1963 yılında kurduğu “İlk Sahne”nin devamı olan Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları sanatçısı olarak son zamana denk oyunlarda rol almıştır. Bayrak Radyosu’nun ilk kurucularından olan sanatçı, Meral Tekin Birinci Vakıf Tiyatrosu’nu da kurarak sanat adına öncülüğüne devam etmiştir. Önemli bir tuluat oyuncusu olan Tunç, Kıbrıs Türk Devlet Tiyatrosu’ndaki “meddah” oyunlarının vazgeçilmez ustasıydı. Kendisinin kaleme aldığı ve halkın “Aleko ile Caher” hikayesindeki tiplemesiyle yakından tanıdığı Tunç, oynadığı dizi filmlerle, yaptığı seslendirmeler ve rol aldığı reklam filmleriyle de unutulmaz bir isim olmayı başarmıştı.









Başa dön tuşu