İNSANIN SEKİZ DÖNEMİ-2 - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Perşembe, Mayıs 30, 2024
Köşe Yazarları

İNSANIN SEKİZ DÖNEMİ-2

İnsan yaşamındaki önemli ikinci dönem, “Özerkliğe Karşı Utanç ve Şüphe dönemi, 18 ay 3 yaş arası” dır. Çünkü çocuk bu dönemde yürümeye, konuşmaya başlamıştır, kelime dağarcığı gelişmektedir ve tuvalet eğitimini tamamlamıştır.

Dönemin kritik sorusu “Kendi başıma yapabilir miyim, yoksa başkalarının yardımına mı muhtacım” dır.


Bu yaş dönemindeki özelliklerini incelersek;

  1. Özerklik İçgüdüsü: Çocuk, kendi bedenini ve yeteneklerini keşfetmeye başlar. Yürümeye başladığı için bağımsızlık ve kontrol isteği artar.

Çocuğun duygularını anlamak,  duygularını önemsemek ayrıca çocuğun bağımsızlık isteğini ve gelişen becerilerini desteklemek için sabırlı ve anlayışlı olmak, onun denemelerine ve hatalarına karşı sabırlı bir tutum sergilemek, özetle onunla empati kurmak, çocuğun sağlıklı bir şekilde özerklik duygusu geliştirmesine ve sorumluluk almasına yardımcı olacaktır.

Çocuk bu dönemde, yürümeye başlamak dışında itme, çekme, tutma, tırmanma gibi birçok davranış geliştirir ve bundan gurur duyar. Yetişkinler için basit olan bir kutuyu açmak, bisküvi paketini açmak, kapıya anahtarı takmak gibi  davranışları kendileri yapmak isteyebilir. Bu davranışlarına izin vermek çocuğun çevresini kontrol edebileceğine dair bir özerklik duygusu geliştirecektir.

Küçük çocuklar çoğu zaman kendi kıyafetlerini seçmek isteyebilirler, hatta bu seçimler uygun olmayabilir. Kışın yazlık bir kıyafet, yazın sevdiği kazağı giymek isteyebilirler.  Seçimlerinde uygun açıklama yaparak  mevsime uygun seçimini yapmasına izin vermek, kendi yaşamları üzerinde bağımsızlık ve kontrol hissetmelerini sağlar. Aynı şekilde kendileri beslenmek isteyebilirler, anne babalar  üstleri veya etraf kirleniyor ya da yavaş yedikleri için uzun sürüyor diye buna izin vermek istemezler.  Çocukların bu davranışlarını desteklemek özerklik hissetmelerini sağlar. Eğer izin verilmezse ya da üzerine döktü, etrafı kirletti diye eleştirilirlerse veya utandırılırlarsa, yeteneklerinden şüphe edebilirler.

Özerkliğin geliştirilememesi, bir çocuğun özgüven eksikliğine ve zayıf sosyal becerilere sahip olmasına veya hatta olumsuz bir benlik imgesi oluşturmasına neden olabilir.

2.Tuvalet Eğitimi: Tuvalet eğitiminin tamamlanması bu dönemdeki önemli bir görevdir. Çocuklar, tuvalet alışkanlıklarını öğrenirken bazen başarısızlık hissi yaşayabilirler. Ebeveyn tutumu bu noktada önemlidir, çok baskıcı veya ilgisiz tutum aynı düzeyde çocuğun gelişimini olumsuz etkiler.

Tuvaleti bağımsız olarak kullanmayı öğrenirken de kazalar  görülebilir, hatalarından utanç duymadan denemeleri ve öğrenmeleri desteklenmelidir. Desteklenen çocuklar kendi beden fonksiyonları üzerinde bir özerklik ve kontrol hissederler. Sürekli ve yoğun bir şekilde gerçekleştirilen korumacı bir bakım ve çocuğun altını ıslatması gibi davranışlara gösterilen sert tepkiler çocuğun dünyayı kontrol edebileceğine ilişkin kuşku geliştirmesini pekiştirecektir.

  1. Utangaçlık ve Şüphe: Çocuklar başarması gereken bazı davranışlarını yapamaması, başkalarıyla kıyaslanması gibi durumlarda yeteneklerini sorgulamaya başlayabilirler örneğin tuvalet eğitiminde, kaşık tutabilmesindeki yetersizlikleri olabilir. Bu nedenle çocuğun çabalarını takdir etmek ve ona olumlu geri bildirimler vermek, başarısızlık yaşadığında onu desteklemek ve cesaretlendirmek özsaygısını olumlu yönde etkileyebilir.

Ayrıca çocuklukta yaşanan travmatik veya zorlayıcı olaylar, özerklik gelişimini engelleyebilir, örneğin, istismar, umursamazlık veya aile içi çatışmalar yaşayan çocuklar, kendilerini yönetme ve çevrelerini keşfetme konusunda zorluklar yaşayabilirler.

  1. Oyun ve Keşfetme:Çocuklar, etraflarındaki dünyayı keşfetmek için aktif olarak oyun oynamaya başlarlar. Bu oyunlar genellikle kendi kendilerinedir, yanında başka çocuk da olsa birlikte oynamaz, kendi oyununu yapılandırılır ve yaratıcıdırlar. Çocuğun keşfetmelerinde ona sağlıklı sınırlar koymak, onun güvenliğini sağlamak ve sınırların ne olduğunu öğrenmesine yardımcı olmak da önemlidir.

Çocukların çevrelerini keşfetmek istemesi, izin verilen sınırlı bir alandan çıkarak tehlikeli yerlere gitmeleri anlamına gelebilir. Bu yaş grubu kıyafet ve çatal bıçak çekmecelerini karıştırmayı seven gruptur. Eğer güvenli sınırlar içinde keşif yapmalarına izin verilirse, özerklik hissederler. Sürekli olarak kısıtlanırlarsa veya keşif yapmaları nedeniyle azarlanırlarsa, çevrelerini keşfetme yeteneklerinden şüphe edebilirler.

Küçük çocuklar sık sık hangi oyuncakla oynayacaklarını veya hangi etkinliği yapacaklarını seçmek isteyebilirler. Yetişkinlerin sık sık bu seçimlere müdahalesi veya eleştirisinde, çocuklar karar alma yeteneklerinden şüphe etmeye ve seçimlerinde kendilerine güvenmemeye başlayabilirler.

Güvenli sınırlar içinde kendi seçimlerini yapma fırsatı bulan çocuklar, özerklik duygusu geliştirmeye daha yatkındır. Örneğin, bir çocuğa hangi oyuncağı oynayacağını veya ne yiyeceğini seçme fırsatı vermek, karar verme becerisinin gelişmesine destek sağlar.

  1. Bağlanma: Çocuklar bu dönemde temel güven duygusunu geliştirdikleri bebeklik döneminden sonra da bağlanma ihtiyacındadırlar. Ebeveynlerine yakın olma ve onlardan sevgi ve güven almak onlar için önemlidir.
  2. Merak ve Sorular: Çocuklar bu dönemde dünyayı daha fazla keşfetmeye başlarlar ve çevrelerinde olanları anlamak için merak ederler. Sürekli “bu ne” diye sorarlar veya isteklerini işaretle gösteririler. Annebabaların onların merakını gidermesi, yanlış kelimelerini sevgiyle düzeltmeleri (buuu istiyorum dediyse, al bakalım suyunu gibi) ve sorularını cevaplaması önemlidir. Çocuğun soruları ciddiye alınmalı ve anlayışlı cevaplar verilmelidir.
  3. Taklit ve Öğrenme: Çocuklar, çevrelerinde gördükleri davranışları taklit etmeye ve bu yolla öğrenmeye başlarlar. Ebeveynlerin model davranışlar sergilemesi, örneğin nezaket ifadeleri, sevgi sözcükleri ve tavırları, ev içinde huzurlu bir ortamın varlığı çocuğun olumlu davranışları öğrenmesine yardımcı olacaktır.

Sonuç olarak; Çocuklarda özerkliğin başarılı bir şekilde gelişmesi, onların kendine güvenlerini artırmasına, bağımsızlık kazanmalarına ve küçük yaşta ve yetişkinlikte diğerleriyle daha iyi ilişkilere sahip olmalarına yardımcı olur . Risk almaya ve yeni şeyler denemeye daha isteklidirler, bu da gelecekteki başarılarının temelidir.

Bir çocuk, kendi kararlarını vermesine izin verilmediğinde, aşırı kontrol edici ebeveynlere sahip olduğunda, stresli olaylar yaşadığında veya destek eksikliği olduğunda  özerklik duygusu yetersiz olabilir, utanç ve şüphe hisleri geliştirebilir. Özerkliğin geliştirilememesi,  çocuğun kendine güven eksikliğine, zayıf sosyal becerilere sahip olmasına, zorluklarla başedememe  hatta olumsuz bir benlik imgesi oluşturmasına neden olabilir.

Kuşku ve utancın temel duygular olması durumunda, bu dönemden başka  gençlik döneminde de kendisinden şüphe duyma öne çıkarak kişinin yaşantısında hakim olur. Utanç duygusu yerleştikten sonra artık yaptığı tercihlerin doğruluğu konusunda daima şüphe duyar, kendini savunamaz. Erikson’a göre özerklik ve kuşku arasında denge kuran çocuklar akılla ve sınırlar içinde hareket etmelerini sağlayacak iradeye sahip olacaktır.

Kaynak

Erikson, E. H. (1963). Childhood and society. London: Vintage Digital.

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar