Köşe Yazarları

Hükümetlere ve Milletin Vekillerine büyük Görevler düşüyor







Hükümet sancılı bir şekilde kuruldu. Ancak gerek iktidar partisi içinde gerekse Meclis’te sadece göründüğü oranda dahi taşlar yerine oturmamıştır. UBP Parti içi hareketlilik geçen yıldan beri devam ediyor ve halâ bu gün Hükümet kurulurken dahi kırgınlıklar ve görüş ayrılıklarının devam ettiği görülüyor. En kritik Bakanlık olan Maliye Bakanlığında bir yılda 3 bakan değişti. Hatta son bir ayda 2 defa Maliye bakanı değişti.




Atamalarda bu kadar kararsızlıklar ve değişiklikler yapılırken yaratılan ortamda halkın hayatına dokunacak çok acil konular ve sorunların nasıl çözüleceği konusunda halkta oldukça tereddütler var.



Meclis’te görüldüğü şekliyle de iktidarın her toplantıda nisabı ve Meclisin çalışmasını sağlayarak bekleyen yasaların geçirilmesini gerçekleştirmesi gerekir.

Öncelikle fiili icraata; halkın düşen alım gücü karşısında anormal derecede artan fiyatlar karşısında Hükümetin gerek maliyet gerekse azami fiyat uygulamasını ve ayrıca bir yılda % 89 artan hayat pahalılığı karşısında oldukça düşen alım gücünü korumak için hayat pahalılığını zamanında ödemesi, üretim yapan esnafın maliyetler karşısındaki durumuna düşük faizle ve teşvik edici kredilerin ve desteklerin sağlanması, KKTC ekonomisinde piyasayı besleyecek nakit paranın alım gücünün koruyacak ödeneklerin ve yatırımların hızlandırılması ve bu vesile ile Devlet bütçesi kanalıyla yapılacak bu ödemelerle ekonominin canlandırılması şarttır.

Dövizde bir yıldaki değer artışlarının %80 lere ulaşan ve aynı paralelde ve TL değerindeki o oranda alım gücündeki düşüşün, fırsatçılara enflasyonu behane sayarak fiyatları onun da çok üstüne çıkardıkları her gün alış veriş yapan halk tarafından görülmekte bilinmektedir.

En temel gıda maddelerinin bile ateş pahası olmasına Hükümetler ısrarla dokunmamakta ve ve fiyat ve kalite kontrolü ve düzenlemeye gitmemektedir. Temel gıda mallarına ve çocuk mamalarına, ve temel ihtiyaçları olan emteaya azami satış fiyatlarının konması yasalarımıza göre Hükümetlerin görevidir.

Ayrıca Hükümet edenlerin Elektrik, gaz, akaryakıt fiyatlarının tesbitte ikna edici olmalı maliyetler açıklanmalıdır. Çünkü farkın vatandaşın cebinden çıkacağı cihetle bu farkın gerekçesini yuvarlak kelimelerle veya geçmişi suçlayarak yapılması olmaz. Gerekirse halkın genelinin üzerine yüklenecek bu maliyetin üzerinden KDV’nin düşürülmesi halka yansıyacak maliyet-fiyatların da ilan edilmesi.

Çünkü ayrıca her defasında KDV düşüşleri kontrol edilmediği cihetle hem tüketici haksız bir ödemeye hem de bu farklar satıcının kârına eklenmektedir. Halkı düşünen bir Hükümetin halkın geneline yönelik önlemleri almaktan çekinmemesi halkın seçilen vekilleri olarak şarttır.

Zaten gelir dağılımının düzenlenmesini, alım gücünün arttırılmasını, enflasyonist ortamlarda fiyat denetimleri ve azami fiyatların kontrolü ile tarım sektöründe ve üretim sektörlerinde ana girdilerin fiyatlarının üretimi teşvik edecek oranlarda çiftçinin ve diğer sanayi üreticilerinin üretimi sağlayacak seviyede teşviklerle veya direk sübvansiyonla korunması Hükümetlerin görevidir.

Bakalım bu önümüzdeki günlerde Hükümetin çalışma tarzını göreceğiz.

Bu hafta 19 Mayıs Gençlik ve Spor bayramı haftasıdır. Atatürk’ün gençliğe hediye ettiği ve vatanı emanet ettiği gençlere gerekli özeni göstermek devletimizin borcudur. Eğitim, sağlık, spor imkânlarının en az maliyetle gençliğe sunulması da devletin gençliğe bir borcudur. Hak ve adalete göre iş hayatına katılım oranının arttırılması ve istihdamlarının sağlanması da. Girişimciliğin teşvik edilerek iş kurma konusunda geçmişte başlatılan projelerden işini kurmak için düşük faizli uzun vadeli kredilerle teşviklerin geliştirilmesi de acilen programlanmalıdır. Gençlerimiz, hem de eğitimli ve donanımlı gençlerimiz yabancı ülkelere göç etmektedir. Ve son yıllarda çok artmıştır. Çocuklarımızın ülkelerinde faydalı olmalarını ve ekonomiye kazandırarak iş kalitelerini ve mal ve hizmet üretimlerinin desteklenmesi sağlanmalıdır.

Devlet hizmetlerine alışlarında ve terfilerinde de hak ve adalete, bilgiye, ehliyete, kabiliyete ve hak edişe göre istihdamların yazılı sınavlarla yapılması şarttır. Gençlik partizanlıklardan bıkmıştır. Ülkemde kalsam da partizanlık yüzünden benden çok daha ehliyetsizler giriyor biz işsiz kalıyoruz, diyorlar. Bunu yöneticiler duysun artık. Zaten partizanlıklar yüzünden Devlet hizmetlerinin ne hale geldiği ortadadır.

Yöneticiler, siyasi partiler silkinsinler ve gençliğe bilgi, akıl , beceri ve liyakata göre baksınlar. Hepsi bu ülkenin çocuklarıdır ve bu ülkenin, çocuklarına ihtiyacı vardır. Çocukların, gençliğin de yetiştikleri bu ülkeye ve ailelerine ihtiyaçları vardır.

Partizanlıklar, eşitsizlik, antidemokratik uygulamalar ve adaletsizlikler  bu ülkeyi yiyip bitiriyor. Koltuk sandalye kavgasından ülke geleceği belirsizliğe gidiyor. Yöneticiler başta olmak üzere Milletin vekillerine büyük görevler düşüyor.

 









Başa dön tuşu