Köşe Yazarları

Hıroko’nun anılarından


İkinci Dünya Savaşı çıktığında Amerikalılar ülkelerinde yaşayan 100 binden fazla “Japon Amerikalı” yı kamplarda toplayıp tecrit etmişlerdi.

Japonlara güvenmiyorlar; onları “düşman” görüyorlardı.

Atılan atom bombalarından sonra Japonların yapacak bir şeyi kalmamıştı; Tokyo işgal altındaydı.

Amerikalı askerler Japonya’nın başkentinde fink atıyorlardı.

Japonlar için savaşın geride bıraktığı yıkıntı geleceği karartmıştı.

Ülkelerinde gelecek görmeyen birçok Japon kadın, Amerikalı askerlerle evlenip, Amerika’ya yerleşmeyi tercih etmişlerdi.

Hiroko adındaki genç kadın evlenip Amerika’ya gidenlerden biriydi.

Amerikan kültürüne adapte olmak için diğer göç edenler gibi uzun yıllar zorluklar yaşayacaktı.

Amerika’ya ilk gidişinde eşinin ailesi ile tanışacaktı, bu yüzden en güzel kıyafetini, Japon kadınlara özgü kimonosunu giymişti.

Hiroko bunun başka türlü bir etki yaratmasını düşünürken, kocasının ailesi onu bu kıyafetlerle görünce yıkılmışlardı.

Bu daha başlangıçtı!

Amerika’daki sosyal hayatla Japonya ile karşılaştırılamazdı bile.

Ama göç ettiğine göre yeni gittiği ülkenin kültürüne alışmak durumundaydı.

Amerikalılar evlerine ayakkabılarıyla giriyorlardı, Japonlar ise ayakkabılarını çıkarıyorlardı.

Hiroko bir gün bir otobüse binmişti.

Ne görsün! Bir tarafta beyazlar, bir tarafta siyahiler oturuyordu.

Ne yapacağını şaşırmıştı, zaten kendisine de ayırımcı gözlerle bakılıyordu.

Yolcuğuna orta yerde durarak devam etmişti Hiroko!

Aile hayatı içinde olsun, iş yerlerinde olsun Japonlara kuşkulu gözlerle bakılıyordu o dönemler.

Gün gelip Amerika da değişecekti.

Siyahilere karşı gösterilen dışlama ve ayırımcılık yüzünden çok bedeller ödenecekti.

Bugün oldu bu insanlıkdışı tutumun izleri silinmemiştir.

İkinci Dünya Savaşından sonra hayatını Amerika’da geçiren Hiroko, orada Susie olmuştu ama çekik gözlerine yapacak bir şey yoktu!

2010’lu yıllarda 84 yaşında olan Hiroko anılarını anlatırken, Japon kadınların yeni bir kültüre adaptasyonda neler yaşadıklarından örnekler veriyor.

Amerikalı siyahilerle evlenen Japon kadınlar daha şanslıydı o dönemler!

Nihayetinde iki kesim de dışlanıyordu!

Konu ile ilgili yararlandığımız kaynakta Hiroko sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Amerika kadar ben de değiştim. Amerikalılar gibi yaşamaya başladım. Japonlar için her şey eğitimdir, fakat burada ben eğitimden önce para tutmayı öğrendim. Bir nevi Amerikalı oldum. Şimdi güzel bir hayatım ve güzel bir evim var. Ama artık Susie yok sadece Hiroko var.”

Bu tür mazisi olan ülkelerde adaptasyon sorunu da yaşanıyor, dışlanmışlık sorunu da.

Bütün mesele değişim gösterebilmekte.

İkinci Dünya Savaşı öncesinde fikrini değiştirip savaşa katılmayı salık veren Churchill’e “Neden fikrini değiştirdin?” diye sorarlar.

O da Bernard Shaw’un sözüne atıfta bulunur:

“Fikrini değiştirmeyen hiçbir şeyi değiştiremez.”

(Kaynak: https://www.tarihiolaylar.com/tarihi-olaylar/ii-dunya-savasi-zamaninda-dusmanla-evlenen-japon-kadinlar-1083)

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı