KıbrısManşet

Her türlü fatura halka çıkıyor


Yatırım Değerlendirme, Risk Analizi ve Proje Finansmanı uzmanı Dr. Arif Yurtsev ve bilim insanı Prof. Dr. Glenn P. Jenkins, tamamlanmayan KKTC Su Temin Projesi’nin hane başına yıllık maliyetini hesapladı

 “SU İÇİLEBİLİR DEĞİL”: Dr. Yurtsev ve Prof. Jenkins, raporuna göre gerekli yatırım yapılmadığı için evlerde depo kullanımı devam ediyor. Depolar güneşe maruz kalıyor, su kalitesi düşüyor, ne yemek pişirmede ne içmede kullanılıyor

 

“HANE BAŞI 5 BİN TL KAYIP”: Yapılan araştırmada su projesinin tamamlanması için gerekli yatırımların ve onarımların gecikmesi ile her ev yılda 2,500 TL  kaybetti. Türkiye’den KKTC’ye suyu gelişinin üzerinden 2 yıl geçti hane başına kayıp 5,000 TL’yi aştı

 

MAĞUSA İÇİN 32 MİLYON: Araştırmaya göre, Mağusa’da halk kullanım ve içme suyu için metreküp başına ortalama 22.4 TL harcıyor. Rpora göre mağusa halkı şebekeden gelecek içilebilir bir su için bu rakamı ödemeye hazır.Bunu için 32 milyon TL’lik ek bir yatırıma (merkezi su deposu) ihtiyaç var

 

635 MİLYON TL TASARRUF Araştırmaya göre, Mağusa’da evlere içilebilir ve kesintisiz su verilirse halkın cebinden su için çıkan para azalacak. Raporda bu yöntemle 40 yılda sağlanacak tasarruf, bugünkü değeri ile 635 milyon TL hesaplandı

Duygu Alan

Yatırım Değerlendirmesi, Risk Analizi ve Proje Finansmanı uzmanı Dr. Arif Yurtsev ve dünyaca bilim insanı Prof. Dr. Glenn P. Jenkins’in “Asrın Projesi” olarak nitelendirilen KKTC İçilebilir Su Temini Projesi’nin fayda-maliyet analizi, projenin yanlış planlanması ve tamamlanmamasından kaynaklanan maliyetlerin halkın cebinden ödendiğini ortaya koydu.

Yapılan bilimsel araştırmada, KKTC’de temin edilen suyun düşük kalitede olması ve su dağıtım borularının sızdırması, suyun kesintili ve içilemez olmasına neden olduğu belirtilirken yıllardır hem nitelik hem de miktar yönünden su kıtlığına maruz kalan halkın kendi sağlığını koruyabilmek ve kesintisiz su temin edebilmek için kendi önlemlerini almak zorunda bırakıldığına dikkat çekildi.

Araştırmacılar, KKTC İçilebilir Su Temini Projesi’nin fayda-maliyet analizi raporunda, halkın susuz kalmamak amacıyla su deposu, pompası ve hidrofor gibi ekipmanlarla su tesisatlarını kurduklarını ve zaman içinde eskiyen bu tesisatları da sürekli yenilemek zorunda bırakıldıklarını ifade etti.

Araştırmacılar, analiz raporunda, içme suyun halkın çoğunluğunun şişe suyu alarak temin ederken, daha yüksek geliri olanların ise evlerine su arıtma sistemi kurduklarını kaydetti.

Kesintisiz su temini için vatandaşların aldığı bu önlemlerin oldukça maliyetli olduğunu belirten Dr. Yurtsev ve Prof. Jenkins, vatandaşın bütçesine mal edilen bu yükün nasıl hafifletilebileceği hakkında yaptıkları çalışma konuya önemli bir açıklık sağladı.

 

“Suyun kalitesi tüketmeye uygun değil”

Dr. Yurtsev ve Prof. Jenkins, vatandaşların bugün halen kendi su tanklarını kullandıklarınına dikkat çekti ve bu tankların güneşe maruz kaldığı için depolanan suyun kalitesinin yemek pişirmek veya içmek için uygun olmadığını ifade etti.

Dr. Yurtsev ve Prof. Jenkins, raporunda şu ifadelere yer verdi:

“KKTC’nin su kıtlığı sorununa kalıcı bir çözüm getirmek amacıyla Türkiye’den KKTC’ye borular ile su getirilmesi 4 etaplı ‘KKTC Su Temin Projesi’ ile hayata geçirilmişti. Asrın projesi diye nitelenen bu projenin inşaatına Mart 2011’de başlanmış ve projenin ilk üç etabı Aralık 2016 itibariyle tamamlanmış olmasına rağmen projenin son etabı henüz tamamlanmamıştır.

Projenin son etabı tüm ilçelerdeki şehiriçi ana su dağıtım borularının yenilenmesiydi. Fakat, Lefkoşa, Girne, İskele ve Güzelyurt’ta ana su dağıtım hatlarının yalnızca küçük bir kısmı yenilenmiştir. Dolayısıyla, su potansiyel olarak içilebilir olmasına rağmen vatandaşın musluğuna gelene kadar içilebilir olmaktan çıkmaktadır.  Sızıntı yapan dağıtım boruları nedeniyle su basıncının da oldukça düşük olduğu ve ilçelerdeki halkın su temininde sıkıntılar yaşadığını belirten araştırmacılar,  Mağusa ilçesini buna istisna olarak göstermişlerdir. Daha önce AB tarafından finanse edilen proje kapsamında şehir içindeki su dağıtım borularının değiştirildiği Mağusa ilçesinde sızıntı sorunu pek yaşanmamaktadır. Fakat burada da, halk hâlâ daha basınçlı su temin edememektedir. Bunun nedeni ise mevcut merkezi su kulesinin yeterince yüksek bir konuma yerleştirilmemiş olmasıdır. Sonuç olarak, vatandaşlar hâlâ daha kendi su tanklarını kullanmaları gerekmektedir ki bu tanklar güneşe maruz kaldığı için depolanan suyun kalitesi yemek pişirmek veya içmek için uygun değildir.”

 

“Halk içilebilir su için 22,4 TL/ ödemeye hazır!”   

Mevcut sistemde Mağusa halkının kullanım ve içilebilir su maliyetini ortalama olarak 22.4 TL metre küp olarak hesaplayan araştırmacılar, Mağusa halkının içilebilir su temin edebilmek için metre küpüne ortalama olarak 22.4 TL ödemeye hazır olduğunu ifade etti.

Araştırmacılar, Gazimağusa’daki su şebekesi borularının yenilenmesi için 69 milyon TL harcandığını ve merkezi su deposunun yenilenmesi için gereken tahmini harcamanın da bugünkü değeriyle 32 milyon TL olduğunu belirtti.

Dr. Yurtsev ve Prof. Jenkins, şunları kaydetti: “Bu da şunu göstermektedir, belediyenin Mağusa’da evlere içilebilir ve kesintisiz su temini  yapabilmesinin yatırım maliyeti toplamda 101 milyon TL dir. Tüm Mağusa’ya su temin edecek merkezi su deposunun kurulması ve su dağıtım borularının iyileştirilmesiyle de  halkın artık hidrofor, motor, su deposu ve tesisatçı gibi hacamaları olmayacağı için 40 yıl süresince yapacağı toplam tasarruf,  bugünkü değeri ile 635 milyon TL olacağı araştırmacılar tarafından saptanmıştır. Özet olarak belediyenin yapacağı 101 milyon TL yatırım ile halk 635 milyon TL tasarruf yapacaktır, yani bu projenin getirisi maliyetinin 6 katından daha fazladır.  Diğer bir deyişle, halkın hidrofor, su deposu ve su motoru gibi masrafları sıfırlanacağı için bu paralar cebinde kalacaktır.”

 

“Her ev yaklaşık 5.000 TL kaybetti!”

Su projesinin tamamlanmasında gerekli yatırımların ve onarımların gecikmesi ile KKTC’de bulunan her evin yılda yaklaşık 2,500 TL  kaybettiğini hesaplayan Dr Yurtsev ve Prof. Jenkins, su dağıtım boru hatlarının Kuzey Kıbrıs’a gelmesinden bu yana iki seneden fazla zaman geçtiğini, dolayısıyla bugüne kadar her evin bu gecikmeden dolayı 5,000 TL’den fazla kayıbı olduğunu belirtti.

Dr. Yurtsev ve Prof. Jenkins, “projenin daha fazla gecikmesi ise bu maliyetin katlanarak artacağını ve halkının bütçesine büyük bir külfet olacağı ise kaçınılmaz bir gerçektir” dedi.

“KKTC su temin projesi, proje planlamasının doğru yapılmaması halinde halka yansıyan maliyetlerin ne kadar yüksek olabileceğini gösteren iyi bir örnektir” diyen Dr Yurtsev ve Prof. Glenn Jenkins; “Eğer proje doğru planlansaydı, TC’den gelen su Kuzey Kıbrıs’a ulaştığında belediyeler içilebilir su temin etmeye uygun altyapılarını hazırlamış durumda olacaklardı” dedi.

Dr. Arif Yurtsev kimdir?

Dr. Arif Yurtsev doktorasını DAÜ ekonomi bölümünde 2015 yılında tamamladıktan sonra Cambridge Resources International danışmanlık şirketinde ekonomist ve fayda-maliyet analisti olarak  çalışmaya başlamıştır. Kanada’daki Queen’s Üniversitesi’nden Yatırım Değerlendirmesi, Risk Analizi ve Proje Finansmanı alanlarında uzmanlık sertifikası vardır.  Dr. Yurtsev yenilenebilir enerji, su temini ve endüstriyel gıda üretimi projelerinin finansal ve ekonomik değerlendirmesi için finansal modeller geliştirdi ve raporlar hazırladı. Dr. Yurtsev, USAID ve Dünya Bankası ile işbirliği içinde Kanada, Azerbaycan ve Kenya’da düzenlenen 7 uluslararası Proje Değerlendirme ve Risk Analizi programında ders verdi.

Profesör Glenn Jenkins kimdir?

Harvard Universitesi’nde 28 yıl öğretim görevlisi olarak görev yapan Professor Glenn Jenkins 1985’te Harvard Üniversitesi’nde Yatırım Değerlendirmesi ve Yönetimi Programı’nı kurdu ve 1985’ten 2000’e kadar direktörlüğünü yaptı. Aynı zamanda1989’dan 1998’e kadar Harvard Hukuk Fakültesi’nde Uluslararası Vergi Programı Direktörü olarak çalıştı. 2000 yılından bu yana Kanada’da bulunan Queen’s Universitesi ve DAÜ Ekonomi Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. Kamu maliyesi, yatırım değerlendirmesi ve ekonomik kalkınma alanlarında uzmanlığı olan Profesör Glenn Jenkins, bu alanlarda 21 kitap ve 400 civarında bilimsel makale yayınlamış, 26 hükümete ve 11 uluslararası kalkınma kurumuna araştırmacı veya ekonomi danışmanı olarak hizmet vermiştir.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı