En Üst

19 Kasım 2017

“Her çocuk için sevgi dolu bir yuva” hedefine destek olabilmek…

Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

Kurban bayramının yaklaştığı bir haftada, sosyal yardımlaşma konusu üzerinde biraz durmak istiyorum.

Sosyal sorumluluk açısından baktığımızda, bizim desteğimize de ihtiyaç duyan korunmaya muhtaç çocuklarımızı barındıran ve kollayan, ülkemizin bir kuruluşuna değinmek istiyorum.
Aile desteğinden çeşitli nedenlerle mahrum kalmış “sosyal yetim” durumunda ve ihtiyaçlı olduğu tespit edilen çocuklarımızın, Devlet himayesine alındıktan sonra, bakım sorumluluğunu üstlenen SOS Çocukköyü’nün, ülkemizin bir sivil toplum kuruluşu olarak hizmet kapasitesi ile mali desteğe olan ihtiyacından bahsetmek istiyorum. Gelir kalemlerinin en önemlilerinden birinin de, yurt içindeki bağışlar olduğunu, öncelikle ifade etmek isterim.
Yazımın başlığı olan “Her çocuk için sevgi dolu bir yuva” ifadesi, KKTC SOS Çocukköyü Derneği’nin bağışlar için tanıtım amaçlı broşürlerinden birinin başlığı olarak, arzu edilen hedeftir.
Yine kendilerini tarif eden ifadelerinde, “60 yılı aşkın geçmişi olan SOS Çocukköyleri, 133 ülkede Aile Güçlendirme Programları ile çocukların ailelerinden kopmasını önleyen ve bunun mümkün olmadığı durumlarda bakıma muhtaç çocuklara uzun süreli aile temelli bakım veren bağımsız bir sivil toplum örgütüdür.”
SOS Çocukköyü Derneği, güncel rakamlarla 218 çocuğun bakım, eğitim ve her türlü sorumluluğunu taşımaktadır. 74 çocuğun bakımı SOS Çocukköyü içinde küçük küçük evlerde, ayrı ayrı her evde başlarında anne ve teyzeleriyle birlikte ortalama 6 çocuğa bir aile ortamı içinde eğitim ve sağlık hizmetleriyle, sevgi ile yetişmeleri ve her türlü ihtiyaçlarının karşılanmasına çalışılmakta, okul çağında olanlar okula devam etmektedirler. Çocukların korunmaya alınma nedenleri, çocuk hakları ihlalleri, ebeveynlik kapasitesinin yetersizliği, dağılmış aileler, ekonomik yetersizlikler dolayısıyla kalacak yerlerinin bulunmayışıdır.
Gençlik evlerinde ise şimdiki sayıyla 38 genç var. Çocukluktan gençliğe geçenlerin tahsil, üniversite dahil eğitimleri ve diğer tüm sorumlulukları ile onları hayata kazandırmak amacıyla yetiştirilip iş bulmaları ve rehabilitasyonları sağlanmaya çalışılmaktadır.
Aile Güçlendirme Projesi içinde ise 106 çocuk vardır. Aileler yanında ihtiyaçları sağlanmaktadır. Bu ihtiyaçlar, eğitim, sağlık, psikososyal gelişim, ebeveynlik kapasitesinin arttırılmasına çalışma, nitelik geliştirme, iş bulma desteği, gıda ve çocuğa yönelik temin edilen materyallerdir.
SOS Çocukköyü, üyesi olduğu dünya çapındaki SOS Çocuk köyleri Federasyonundan, kurulduğundan itibaren her yıl bütçesine bir miktar mali katkı ve uluslararası standartlar açısından teknik, bilgi yardımı almaktadır. Aynı zamanda SOS Çocukköyü devletimizin himayesindedir. Sosyal Yardım Dairesi ile sürekli istişare halindedir ve bütçesine toplam giderlerine göre, her yıl mali yönden de bir miktar destek olmak üzere devlet katkısı öngörülmektedir.
Ancak SOS Çocukköyü sivil toplum örgütünün bütün dünyada benimsenen ve uygulanan esas gelirleri ve kuruluş amaçları açısından hedef, bu çocukların ilgili ülke insanları ve halkı tarafından sahiplenilmesidir.
Aynı zamanda SOS Çocukköyü Derneği bütçesinin gelirlerinden biri de halen üyesi olduğu ilgili federasyon merkezinden yapılan bir miktar dış mali yardımdır. Ancak kurulduğundan itibaren bu yardım, her yıl azaltılmaktadır. Ve belli bir süre ve belli bir seviyeye ulaştırıldıktan sonra, bulunduğu ülke halkı tarafından finanse edilmesi gereği düşüncesine dayalı bir sistemle, dış yardım yavaş yavaş kaldırılmaktadır. Halk tarafından sahiplenmesi duygusunun artması varsayımı ve öngörüsü ile gittikçe mali yönden dış destek asgariye indirilerek, sıfırlandırılmaktadır.
Dolayısıyla bu hizmetin devamlılığı ve kalitesi, halkın desteği ve yardımlaşma ve destekleme kapasitesine paralel olarak gelişmekte ve ihtiyaçlar karşılanabilmektedir. Kapsamı da vatandaşların yapacakları mali desteklerle yükselme imkanı bulabilmektedir.
Halkımızın bu konuda hassasiyetinin ve yardımlaşma duygusunun ne kadar yüksek olduğunu, toplum olarak geçmiş dönemlerde, çektiğimiz sıkıntılarda birbiriyle dayanışmayı nasıl sağladığıyla bilinmektedir. Yardımlaşmak halkımızın ve milletimizin en önemli hasletlerindendir. Ekmeğimizi paylaşmayı bildiğimiz oranda mutluluklar artabilir. Bu vasıflarımızı ve geleneklerimizi sürdürdüğümüz oranda da kültürümüze sahip çıkabiliriz.
Değişen hayat koşulları ve değer yargıları yıldan yıla insanları değiştirmekte ise de, buna izin vermeyelim ve çoğunluk olarak güzel ve insancıl değerlere, vicdanımızın sesine, vefa ve adaletin, fırsat eşitliğinin sağlanmasına dönük icraatlara ve faaliyetlere sahip çıkalım. Vefasızlık, adaletsizlik, fırsat eşitliğinin yok edilmesi, haksızlık gibi kültürümüze pek uygun olmayan ve bir halkın değerlerini yok eden uygulamalar değil midir ki halkımızı oldukça rahatsız etmektedir. Kendimizi insan haklarına saygılı entelektüel bir halk olarak saydığımız oranda buna izin vermemeliyiz.
Kurban bayramımız gelecek hafta. Kurbanlarımızdan ve kurban paralarımızdan SOS Çocukköyü’ne de destek olalım ve yardımla güçlenebilecek bir oluşumu daha güzel hizmetler verebilecek seviyelere ulaştırabilelim, bakıma ve eğitime muhtaç çocuklarımıza sahip çıkalım. Yardımlaşma ve dayanışma, Müslümanlığın da en temel esaslarından biridir. Hayırlı bayramlar, sağlıklı ve aydınlık gelecekler dilerim.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis kritik, bahis