Geçen haftaki yazım da son zamanlarda dilimize doladığımız “İSTİKRAR” kavramının tanımını ve anlamını Türk Dil Kurumu’na göre izah etmeye çalıştım ve gördük ki bizim bahsettiğimiz istikrarın tanımla hiçbir ilgili yok. Bugün de ekonomik istikrarı anlatmaya ve bizim ekonomimizle ilişki kurmaya çalışalım.
Ekonomik istikrar aslında teknik anlamda mutlak bir kavram değildir. Ama günlük anlamda ekonominin içinde bulunduğu duruma göre değişkenlik arz eder.
Ekonomik istikrar bir ülkenin makroekonomik değişkenlerinin dalgalanmalar yaşamadan sürdürülebilir ve dengeli bir seyir izlemesi durumudur. Burada düşük enflasyon, istikrarlı döviz kurları, dengeli ödemeler bilançosu ve düşük işsizlik ile izah edilir. Ekonomik istikrarda güvenli bir büyüme ortamı yaratılır.
Fiyat istikrarı olmadan ekonomik istikrardan bahsetmek mümkün değil. Ekonomik istikrarda, teknik anlamda ileriye dönük olarak alınan riskler için piyasa da oluşan risk priminin ihmal edilebilecek kadar küçük olması durumudur. Yani bir malın mal oluş bedeline risk primi ekleyerek satış bedelinin sunulması hali.
Ekonomi politikalarının bir amacı da dönemsel riskleri asgariye indirip ekonomik istikrarın uzun dönemli devam ettirmek. Bu olgunun bir parçası fiyat istikrarı içinde sürdürülebilir büyümedir. Bunun içinde mali politikalar ile para politikaları uyumlu olacak şekilde oluşturulur.
Yukarıda belirttiğim tanım altında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisinde ekonomik istikrardan söz etmek mümkün değildir. Aksine belirttiğim tanıma uyan ekonomik istikrarsızlık durumuna girmekteyiz. Bizde risk primi oldukça yüksektir. Nedir bizim dilimize doladığımız İSTİKRAR? Ekonomik değil, finansal hiç değil, nedir o zaman; siyasi yani hükümet edenlerin normal seçime kadar devam hali. Biz buna “İstikrar” diyoruz!!..


































