Gençlerimizin durumu ne olacak?

24 Ağustos 2015 Pazartesi | 12:34

“Her şeyi biliyoruz, her şeyden anlıyoruz” gençlerin yaşam felsefesi olmuş.  Yüzeysellik nesilden nesile geçerek, gençliği de etkisi altına aldı. Gençlik pop kültürün taşıyıcısı. Tamamından bahsetmiyoruz elbette ama ne yazık ki büyük çoğunluktan. Gençliğin yüzeysel bakış açısı, toplumda herkesin dikkatini çekmekte. Tercihleri, istekleri, ihtiyaçları ve ilgileri, hemen hemen herkesin dikkatini çekmekte.
Toplum kalkınmasına katkı sağlayacak tercihlere göz ardıyla yaklaşmaları en ilginç olanı. Kitap okuma, tiyatroya gitme, sanatsal aktivitelere katılma onlara çok uzak. Daha derinlere inildiğinde ‘sanat’ öğrenmek hiç ilgilerini çekmiyor. Kütüphanelere üye olma oranında gençlerimiz, çağdaş ülke gençlerine göre çok gerilerde.
Diğer taraftan örneğin otomobillere karşı yüksek ilgileri neden? ‘Dereboyu’ veya ‘piyasa yapılacak yerlerde’ dolaşmak da onlar için çok önemli. Barlara, meyhanelere olan ilginin yarısı neden sanatsal aktivitelere karşı yok?
Çağdaş ülkelerdeki gençlerin çoğunluğuysa tam tersi. Sanatsal aktivitelere karşı ilgi, istek ve tercihleri buraların tam tersi. Bir müzik aleti çalma, halk dansı oynama isteği, tiyatro oyuncusu olma isteği, opera ve tiyatroya gitme istekleri vb buraların tam tersi oranlarda. Bizim buralarda gençlerin neden istek ve ihtiyaçları çağdaş ülkelerinkiyle ters orantılı?
Toplumsal değer yargıları ve normları ne yazık ki bütün bunların nedeni. Siyasi ve sosyal yozlaşma, değer yargıları ve normlarını da geriye çekti. Her anlamda ganimete dayalı KKTC toplumsal yapısı ‘gençliği’ de etkisi altına almış. Gençler de yüzeysel yaşama ayak uydurmuş.
Ganimet dağıtılarak insanlar kısa yoldan zengin edildi buralarda. Bir önceki kuşak çalışmadan zenginlik elde etti. Gençlik de kendilerini geliştirmek için çaba sarf etmiyor. Önceki kuşak gibi kısa yoldan toplumda yer etmenin kolaylığına alışmış. Nasıl olsa kimse kimseyi niteliklerine göre değerlendirmiyor. Gençler kendilerini geliştirmek, daha iyi niteliklerle donanmak için uğraşmıyor.
Çağdaş ülke genci olmak zor zanaat tabi ki. Çalışmak lazım. Bir müzik aleti çalmak, spor veya sanat öğrenmek, her anlamda çalışmak ister. Zaman harcamak lazım. Gençlerin büyük oranı bunun için zaman harcamak istemiyor; gereksiz görüyorlar.
Ancak bunun dışındaki yüzeysel etkinliklere karşı ilgileriyse artarak devam etmekte; araba, dolaşma, gezme, Facebook, piyasa yapmak vb… Gençler bunlara daha çok ilgi duymakta.
Gençlerin bu duruma gelmelerinde toplumsal değer ve normların etkisi çok. Ganimet her yere sıçramış. Arsalar, bahçeler, dükkanlar gibi “değersiz değerliler” yaratmak da ganimet düzeninin sonucu. Kaliteli niteliklerle donanık olmayan insanlar, daha çok tercih edilmekte. Gençler de zamanlarını basit aktivitelerle geçirmekte. Nasıl olsa onların niteliklerini değerlendirecek insan profili de yok. Hatta gençlerin niteliksiz olmaları toplumda istenilen bir durum. Siyaset de onları tercih etmekte. Nitelikleri gelişmiş gençler, sıradan siyasetçileri tercih etmez çünkü. Toplumsal statüko niteliksiz gençleri bu nedenle tercih etmekte.
O nedenle de gençler, her konuda “yüzeysel” kalmayı tercih etmekte. Formal eğitim onları zaten dışlamış. KKTC formal eğitimi bu anlamda berbat durumda. Müzik, spor, tiyatro, resim öğretmek, formal eğitimin derdi değil. Gençler liselerden mezun olduğunda bunlarla karşılaşmamış oluyorlar. O nedenle onları kınamıyoruz.
Sorumlular ise yöneticiler. Nitelikli gençler yetiştirmek, yöneticiler için hiçbir zaman amaç edinilmemiş. Çünkü onlar “siyasetçi”. Tekrar seçilmek tek amaçları. Gençlerimize yazık ediyorlar ama onların umurunda bile değil. Toplumun geriye kalanı siyasetçilere baskı yapmalı. Yoksa gençler elden gidecek ve toplum daha da küflenecek.