Köşe Yazarları

Falyalı’nın telefonu kimde (2)

Öntaç Düzgün yazdı







(Zaman her şeyi unutturmadan)




Organize bir silahlı saldırı ile öldürülen Halil Falyalı, bir çalışanını darp ettiği ve bir miktar parasına ve arabasına el koyduğu iddiası ile çıkarıldığı mahkemede tutuksuz yargılanma talebinde bulunurken şu ifadelere başvurdu:



“Benim, yargılanmadan kurtulmak için ülkeyi terk etme niyetim ve lüksüm olamaz çünkü benim bu ülkede hali hazırda 300-400 milyon dolar değerinde gayrı menkullerim var.”

Falyalı’nın hakimi ikna etmeye yetmeyen bu ifşaatı ayni zamanda O’nun gerçek servetinin ne kadar olabileceği spekülasyonlarının başlamasına da neden oldu. “Taşınmaz serveti 300-400 milyon dolar olan Falyalı’nın taşınabilir serveti acaba ne kadardır? Bu rakamın birkaç katı olabilir mi?

Falyalı ve benzeri girişimcilerin Servet düzeylerini KKTC ölçeğinde birkaç açıdan kıyaslama ile değerlendirmek mümkün. Birinci yol KKTC’nin kendi bütçesi ile kıyaslamak.

1 Ocak’tan itibaren yürürlüğe giren 2022 yılı KKTC bütçesi toplamı 12 milyar 770 milyon lira olarak öngörülüyor. Bu rakamın 2 milyar 800 milyonunun Türkiye kredi ve yardımlarından elde edileceği var sayılıyor. Yerel gelirlerle elde edilmesi hedeflenen rakam ise 9 milyar 970 milyon lira. Bu rakamın güncel kur değerlendirmesi ile dolar cinsinden karşılığı 715 milyon dolar civarında. Kısaca, KKTC’nin bir yıllık gelir öngörüsü Falyalı’nın mevcut servetinin de altında.

Bu büyüme hızı sadece Merhum Falyalı’ya özgü bir durum değil. Bu durumda olan onlarca kişiyi saymak mümkün. Bu denli hızlı büyümeler ise akla KKTC’nin maliye ve güvenlik bürokrasisinde bir zaafiyet olduğunu getiriyor. Çünkü KKTC’de nitelikli düzeyde vergi verenlerin sayısı oldukça az ve sıralamada ilk 10’a girmeyi başaranların çoğu bankalar ve bazı geleneksel şirketler. Oysa KKTC’de uluslararası düzeyde bir ekonomi dergisi olan FORBES’in “Dünya zenginleri” sıralamasına girebilecek kadar zenginleşmiş olanlar var.

KKTC’de kara ve kayıt dışı paranın ölçeğini bilebilmek hatta tahmin yürütmek de oldukça zor. Çünkü KKTC’de kara para geçişlerini durdurup yakalayabilecek ağlar çok zayıf. Bilgi edinmek, sadece geçiş üssü olarak rol alan Türkiye kaynakları üzerinden mümkün. Bu alanda en etkin kurum olan Türkiye Mali Suçları Araştırma Kurumu (MASAK) verileri, KKTC’nin tam bir kara para cenneti olduğuna işaret ediyor.

21 Mayıs 2018 tarihli Anadolu Ajansı haberine göre MASAK, KKTC’ye yönelik hareket eden 5 milyar dolar tutarındaki yasadışı bahis parasının izini sürerek; KKTC’deki 13 casino, buralara ait 20 alt şirket ve 7 casino yöneticisi adına açılmış hesaplar tespit edildiğini ve soruşturma başlattıklarını duyurdu.

MASAK’ın bu açıklaması, tespit edilen 5 milyar doların zamana yayılmış bir biçimde elde edildiğini ifade ediyordu. Aslında merak edilen ise, KKTC’ye yılık olarak aktarılan kara paranın boyutları idi. Bu sorunun cevabı ise 17 Haziran 2021 tarihli bir açıklamada yine MASAK’a dayandırılarak dönemin KKTC Ekonomi Bakanı Erhan Arıklı tarafından açıklanıyordu. Arıklı, bir televizyon kanalında “MASAK kayıtlarında, KKTC’de kara para ve yasadışı sanal bet faaliyetlerinde yılda 2 milyar dolarlık bir dönüşüm olduğunu” açıklıyordu. Yıllık 800 milyon dolarlık KKTC bütçesine karşılık 2 milyar dolarlık yasa ve kayıt dışı bir varlığın olduğu böylece ortaya çıkıyordu.

Tüm bunlar yaşanırken, KKTCde kara paranın engellenmesine yönelik olarak kurulan ve Maliye Bakanlığı, Merkez Bankası, Polis Genel Müdürlüğü ve Gümrük Dairesi temsilcilerinden oluşan “Kara Paranın Yasallaşmasını önleme Kurulu” nun  2020 verilerine göre KKTC’de takibe yakalanan ve el konulan kara para tutarı ise 55 milyon TL ile sınırlı kalıyordu. Arada korkunç bir fark olduğu ve bu servetin birilerinin kullanımında olduğu açık.

Akılları kurcalayan bir diğer soru ise, yasal ve yasal olmayan yöntemlerle elde edilen devasa kumar gelirlerinden kimlerin yararlandırıldığı. Politikacılar ve devlet-hükümet mensupları gazeteciler bu listenin içinde olabilirler mi?

Yasadışı örgüt liderliği ile suçlanan Sedat Peker’in Halil Falyalı’yı “uluslararası düzeyde uyuşturucu kaçakçılığı, yasadışı sanal bet organizatörlüğü ve çok sayıda politikacı devlet görevlisi ve iş insanlarına şantaj yapmaya yönelik ses ve görüntü elde etmekle” suçlaması üzerine, muhtelif Türk medya mensuplarına açıklamalar yapan Falyalı, kendisinin esasen milliyetçi olduğunu fakat herkese yardım ettiğini vurguluyordu. Ancak ayni gelişme üzerine Halk Tv’ye demeç veren diğer bir kumarhaneler baronu Besim Tibuk daha açık konuşarak şöyle diyordu: “ Ben her yıl bir bütçe belirleyerek siyasi partilere aldıkları oy oranına göre dağıtıyorum, ancak Halil Falyalı esasen UBP’yi finanse ediyor.”

Gelirleri tartışmalı kişi ya da şirketlerin, KKTC gibi bürokrasinin iyi ve prensipli çalışmadığı bir toprak parçasında yollarının kesişmesi çok doğal karşılanıyor. Arazi temini, teşvik adı altında vergi muafiyetleri, muhtelif lisanslar ve ayrıcalıklar elde etme bu buluşmaların konularını oluşturuyor. Bürokratik güç ile paranın gücü birleşince ise olan oluyor. Bir tarafta uluslararası ölçekte zenginleşmiş gruplar oluşurken öte tarafta gelirleri her yıl azalan, dışa bağımlılığı artan ve dağılma sürecine girmiş bir kamu yönetimi görüntüsü çıkıyor. Bazı politikacılar, gazeteciler yazarlar çizerler ise bu durumu olağanlaştırmak için ellerinden geleni yapıyorlar ve tabi ki karşılığını da alıyorlar.

Falyalı’nın telefonu kimde? (1)









Başa dön tuşu