Poli

Eşitliğin Diğer Adı: Siyasette Cinsiyet Kotası

[testimonial name=”Serpil Çakır” title=”Erkekler Kulübünde Siyaset” font=”helvetica” font_style=”normal” font_size=”14″ background=”#ffffff” color=”#585858″ border=”#0065ad” name_color=”#0065ad” title_color=”##585858″]”Erkekler oyunu oyunun kurallarına göre oynuyorlar. Çünkü onlar bu oyunda kural koyucu… Kadınlar ise bu oyunun kural koyucusu olmadıkları için oyuna neyle ve nasıl katılacaklarını bilemiyorlar.”[/testimonial]

Deniz Düzgün denzduzgun@hotmail.com
Deniz Düzgün
[email protected]

Cinsiyet Kotası Nedir:

Eşit koşulların yaratılabilmesi için en önemli adımlardan biri siyasette cinsiyet kotasıdır. Siyasette cinsiyet kotası belediye meclislerinde, partilerin karar mekanizmalarında, parlamentolarda yer alacak olan her iki cinsiyetin de belirli bir oranda mutlaka temsil edilmesi zorunluluğunu ifade etmektedir. Siyasi arenada kadınların temsili yetinin az olması sebebi ile genelde cinsiyet kotasından kadınlar yararlanmaktadırlar. Cinsiyet kotası genelde kadınların daha ileriye siyasette yer alabilmeleri için, siyasetteki kadın sayısının yukarı çekilebilmesinin yollarından biridir. Yani yarışa eşit şartlarda başlanabilmesi için cinsiyet kotasının önemi büyüktür.

Kota 5 şekilde uygulanmaktadır:

Seçim çevresi kotası: Her seçim çevresinde seçilecek milletvekili sayısına bağlı olarak saptanacak sayıda (bir ya da iki) kadın adayın seçilmesi ilkesine dayanır. Bu sisteme göre, bir seçim çevresinde kadın adaylardan en çok oy alan(laf), bağlı bulunduğu partiye ve diğer erkek adayların aldığı oy oranına bakılmaksızın seçilmiş sayılır.

Delege kotası: Seçmenler yerine, seçilmiş delegeler karar organlarına seçilecek kişileri belirliyorsa (örneğin siyasal partiler kendi karar organlarını belirlerken) delegelerin seçilmesinde uygulanan usullere sabit ya da oranlı kota sisteminin uygulanmasıdır.

Sabit kota: Siyasal partilerin karar organlarında ve milletvekili aday listelerinde uygulanabilir. Üye ya da aday kadın sayısına bakılmaksızın yüzde 25, 30, 40 gibi bir oranda her cinsin asgari temsil düzeyini belirtir.

Oranlı kota: Siyasal partilerde kadın üye ya da aday sayısının ulusal ya da bölgesel düzeyde eşitsiz dağılımı söz konusu olduğunda uygulanır. Örneğin bir siyasal partinin bir bölge teşkilatında yeterli kadın üye yoksa ya da yönetim kuruluna aday olacak kadın sayısı yetersizse bu yöntem uygulanabilir.

Milletvekili aday listelerinde kota: Aday listelerinde oranlı ya da sabit kota olsa bile, kadın adayların seçilemeyecek sıralarda yer almasını önlemek için listeye giren her erkek adaydan sonra bir kadın aday gelmesi kuralıdır.

 

Neden Cinsiyet Kotası:

Genelde siyasetin erkekler tarafından yapılabileceğine yönelik bir algı oluşmuş ve bu algıyı değiştirmek imkânsız hale gelmiştir. Erkeklerin siyasetin göbeğinde bir yer almasından dolayı kadınların siyasette saf dışı bırakılması tamamen bir biri ile iç içe geçmiş durumdadır. Kadınlara yüklenen toplumsal roller kadının siyasette yer alamaması, siyasetin “erkekleştirilmesi” ve sadece erkeler tarafından yapılabileceği inancı kadınların önündeki en büyük engellerdendir. Tam da bu noktada cinsiyet kotası kadın ve erkelerin siyasette ayni koşullarda yarışa başlamasını sağlamak için önemli bir adımdır. Yani kadınların siyasette görünür olabilmeleri için ve sosyal olarak dayatılan toplumsal roller dışında kadınlarında siyasette aktif görev alabilmeleri için kota önemli bir araçtır.

Birleşmiş Milletlerce 1979’da kabul edilen Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW), Birleşmiş Milletler düzeyinde kadının insan haklarının sözleşmeye taraf olan ülkeler içerisinde geliştirmek amaçlı en yararlı araçlardan birdir. CEDAW Sözleşmesini imzalayan ülkeler, kadınların uğramış oldukları somut ayrımcılığı ve kadının insan haklarının geliştirilmesi konusunda raporlama yapmak ve sunmakla yükümlü kılınır. CEDAW Sözleşmesi 8 Mart 1996 günü KKTC Cumhuriyet Meclisi tarafından onaylanmıştır.

CEDAW Sözleşmesinin 7. Maddesinde seçme ve seçilme hakkına ilişkin bazı düzenlemeler yapılmıştır ve sözleşmenin 7. Maddesi aynen şöyledir:

Madde 7

“Taraf Devletler, ülkenin politika ve kamu hayatında, kadınlara karşı ayrımı önlemek için tüm önlemleri alacaklar ve özellikle kadınlara erkeklerle eşit şartlarla aşağıdaki hakları sağlayacaklardır:

 

Bütün seçimlerde ve halk oylamalarında oy kullanmak ve halk tarafından seçilen organlara seçilebilmek;

Hükümet politikasının hazırlanmasına ve uygulanmasına katılmak, kamu görevinde bulunabilmek ve hükümetin her kademesinde kamu görevleri ifa etmek;

Ülkenin kamu ve politik hayatı ile ilgili hükümet dışı kuruluşlara ve derneklere katılmak.”

Kuzey Kıbrıs’ta bu başlama oy verme ,seçme seçilme hakkı önünde herhangi bir yasal engel olmamasına rağmen kadınların bu siyasal arenada yer alamamaları kadınların siyasi partilerin kollarında veya daha başka alanlara kaymalarına sebep olmaktadır. İşte tam da bu sebeple cinsiyet kotasının önemi gözler önüne serilmektedir. KKTC Meclisine bakacak olursak kadın milletvekillerinin sayısının %8 olduğunu görmekteyiz ve bu KKTC’de kadınların siyasetin ne kadar dışında tutulduğunun açıkça göstergesidir. Siyasi arenada kadınların ve erkeklerin eşitliği çok büyük önem arz etmektedir. Kadınların toplumsal rollerden sıyrılmaları, toplumda yaratılan “erkek” siyasetçi algısının değişmesi, yarışa eşit şartlarda başlamak için ve daha adil bir dünya yaratmak için siyasette cinsiyet kotası çok farzdır.




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Kapalı