Perşembe günü Erdoğan-Erhürmangörüşmesi gerçekleşti.
Bu görüşme Kıbrıs Sorununda tarihi sonuçlara yol açacak bir SÜRECİ başlatmaya adaydır.
Görüşmenin en önemli noktası Erdoğan’ın ifade ettiği görüşlerdir. Bu görüşleri kısaca şöyle toparlayabiliriz:
“Kıbrıs davasındaki duruşumuz her zaman net olmuştur. Kıbrıs meselesinin bugüne kadar çözümsüz kalışının temelinde Rum tarafının Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünü reddetmeleri vardır.”
“Rum tarafı ne siyasi gücü ne de ekonomik refahı Ada’daki Türklerle paylaşmak istiyor, dahası buna asla yanaşmıyor. … Kıbrıs Türkünün hak mağduriyetine dikkat çekiyorum.”
“Kıbrıs meselesine en gerçekçi çözümün Ada’da iki devletin bir arada var olmasından geçtiğine inanıyoruz.”
İKİ DEVLETİN BİR ARADA VAR OLMASI.Bu cümle BÖLÜNME YERİNE BİRLEŞMEYİ işaret etmektedir.
İki devlet kavramı ANNAN PLANINDA kurucu devlet olarak anlatılandır. Bu iki devletin yan yana ve BERABER YAŞAMASI kavramları, Kıbrıs sorununun en önemli noktasıdır.
Erhürman’ın görüşmelerin verimli ve sonuç alıcı olması için önerdiği altı maddeyi yeniden hatırlatalım:
1-Siyasi Eşitlik:Kıbrıs Türklerinin ada üzerindeki EGEMENLİK ve KARAR ALMA süreçlerinde eşit kurucu ortak olması gerektiği
2-Dönüşümlü Başkanlık ve VETO HAKLARI
3-Müzakerelerin zaman sınırlı olması
4-Sonuç odaklı görüşmeler
5-BM DESTEKLİ doğrudan temaslar ve GARANTİLER
6-Türkiye’nin GARANTÖRLÜK HAKKININ korunması
Bu altı maddeye Hristodulidis’in yaklaşımı nasıl olacaktır.
Rum tarafından gelen haberlere göre ilk itiraz ZAMAN SINIRLANDIRMASI maddesinde yoğunlaşacaktır. Ancak Türk tarafı, gerek Annan Planında, gerekse Montana sürecinde, zaman sınırlandırması olmadığı için, Rum tarafının hiçbir müeyyideye uğramadan masadan kaçmasını emsal göstererek, bu maddede haklı olduğunu BM dahil herkese kolaylıkla kabul ettirebilecektir.
VETO HAKKI. 1960 antlaşmasında da olan bir maddedir. Taraflar, kendi toplumları aleyhine bir kararın çıkmasını bu maddeyi kullanarak engelleyebilirler.
Türkiye’nin GARANTÖRLÜK HAKKI ve Adada asker bulundurması maddesine Rumların itiraz gücü, Hristodulidis’in izlediği SİLAHLANMA POLİTİKASI ile iyice zayıflamıştır.
Amerika’ya, Fransa’ya askeri üs veren ve İsrail’in silahlarını adaya getiren Hristodulidis, hangi gerekçe ile Türkiye’nin GARANTİ ve ADA ASKER bulundurmasına karşı çıkabilecektir.
Erhürman’ın altı maddesi ve Erdoğan’ın açıklamaları, Kıbrıs Sorununda yeni bir hareketliliğin başlayacağını işaret etmektedir.
Bu hareketlilikle birlikte, Sayın Hristodulidis’in son üç yılda yaptığı açıklamalar ve eylemler, ŞİMDİ HRİSTODULİDİSİN ELİNİ BAĞLAMAKTAN başka bir şeye yaramamıştır.
Hristodulidis, ister istemez görüşme masasına çekilecek ve iktidar destekleyicileriyle arasındaki ÇELİŞKİLER alabildiğine derinleşecektir..
Kıbrıs sorununda yolun sonu yaklaştı. Bu yeni denemede, ya Kıbrıs bir bütün olarak AB ye katılacak ya da hiç istenmeyen tehlikeler gündeme gelecektir.
Bu dönemde Hristodulidis ,TATARdöneminde geçirdiği günleri , Kıbrıs’ı tek başına TEMSİLİYETİ ÇOK ARAYACAKTIR.


































