Köşe Yazarları

Ekonomimiz iyiye gidiyor mu?






Geçen hafta en güzel haber KKTC ekonomisinin hızla gelişmekte olduğu hususunda Başbakanın verdiği haber olmuştur. Yalnız bu beyanatta herkesin merak ettiği bir husus vardır, hangi alanlarda ne kadar ilerleme oldu da kimse göremiyor? O da açıklanırsa halk da aydınlanmış olacak. Hangi verilere dayanarak? Zaten veri bile çıkıyor mu?

Gelir dağılımının gittikçe bozulduğu, mali durumun ve ekonomik durumun dibe vurduğu, işsizliğin tavan yaptığı, piyasada fiyatların katlanarak gittiği ve hiçbir önlem alınmadığı, otellerin kapalı ve turizm hareketinin duruduğu, binlerce işyerlerinin iflastan kapatıldığını her gün açıklayan Esnaf ve sanatkarlar odasının sesini duyuramadığı, hastanelerin hasta dolu olduğunu açıklayan doktorların seslerinin işitilmediği ve ilâç dahi almakta güçlük çektiğini söyleyen sağlık Bakanı’nın itirafları, Ticaret ve Sanayi Oda’larının sıkıntıları, hayat pahalılığının tavan yaptığı ve daha sayılamayacak kadar sorun kayıtdışılığın yaygın bir biçimde kol gezdiği bir ortamda Sayın Başbakan’ın bu beyanatı verebilmesi, ülke’nin sorunlarının görülmediğini ve halkla adeta şaka yapılır tarzda bir pozisyon yaratmaktadır.



Öyle bir durumdayız ki yaşanan karmaşıklık ve sıkıntılarla nerede olduğumuzu ve nereye gideceğimizi bile bilemediğimiz istatistiki bilgi ve ekonomik göstergelerden bile mahrumuz. İstatistikler 2 -3 yıl geriden gidiyor.  Bir tek güncel olan aylık Tüketici fiyatlarıdır ki o da eksik çıkmaya başladı. Yıllık olarak mal ve hizmet grupları itibariyle fiyat artışları, İçerikleri, ve en önemlisi uzun süreden beri Üretici fiyatları artışları ile maliyet artışları yıllardır çıkmıyor.

Güncel olan resmi hangi ekonomik veriler var?  Bu verilerin bir çoğu da devlet dışındaki kurum ve kuruluşların derlediği bilgilerdir ki doğruluğu konusunda kullanılan yöntemler açısından bilinmediği cihetle ‘veri’ değil daha ziyade ‘tahmin’ denebilir. Bunlar da ne kadar güncel ? Çünkü güçlü bir teşkilatın sürekli görevi olursa veriler sağlıklı olabilir.

Vatandaşın beklediği bu kadar sorun varken bu sorunların hangilerinin nasıl planlanıp, programlanıp uygulamaya konulacağı, her sektörde hizmet akışının ne zaman sağlanacağı ve ilgili uygulamaların ne zaman başlayacağı olmalıdır.

Enflasyon bu ay da yükselmeye devam etti ve daha da edecek. Üretici fiyatları, üretici maliyetleri Türkiye’de her ay çıkıyor. Örneğin Haziran 2021 sonu itibariyle TÜİK tarafından yayınlanan üretici fiyatları artışı aylık %4, yıllık % 43, imalat fiyatları artışı %45, maliyet fiyatları artışı ise %54 gibi çok yüksek olarak gerçekleşmiştir. TÜİK tarafından resmen ilan edilen bir sonuç..

 

 

KKTC’de üretici maliyetleri ve üretici fiyatları artış oranları hiç çıkarılmıyor. Halbuki enflasyonun geleceği yani ileriki aylarda gelecek olan enflasyon artışını gösteren en önemli göstergedir ve Hükümetin ona göre alabileceği önlemleri alması gerekir. Ve halka da duyurur.

KKTC’ye ışık tutacak enflasyon öngörüsü istatistik tahmini bu durumda bize ışık tutabilmektedir.

Yukarıda verdiğim TÜİK’in üretici fiyatları ve maliyet fiyatları olarak gerçekleşen 2021 yıllık %45-54 arası artış oranlarıdır.

 

Ve KKTC’de aynı enflasyonu fazlasıyla yaşayacağına göre, bu ne demektir? Üretici ve tüm maliyet artışları piyasadaki fiyatlara önümüzdeki aylarda yansıyacaktır.

KKTC ilgili makamlarınca ne denetim ne de maliyet hesapları da yapılmadığına göre ve ithalat ülkesi olduğuna göre bu üretici fiyat artışları ve maliyet artışları önümüzdeki aylarda yayılarak enflasyon  artışlarını getireceği tartışılmazdır.

Bu kadar açık bir konu. Hani bizde bu önemli konularda tahmin ve öngörüler? Bunlara nasıl çare bulunacak? Hangi Önlemler ve nasıl olacak ?  bu bir çok konularda çalışma yapılıp halka hizmet götürüleceği yerde pembe tablolar çizmek resmi makamlardan beklenen bir davranış biçimi olmaz.

Fiyat istikrarını sağlamak için sübvansiyon yapılabilir mi ? Fiyat istikrar Fonu da yıllardan beri amacında değil de Bütçede kullanılmakta olduğu için mümkün değil. Fiyatlar denetlenecek mi ? Hiç görülmedi son yıllarda.. Hükümet mali kaynakları, gerek her alandaki kayıt dışılıklardan,   gerekse bu amaçla Türkiye’den sağlayabilecek mi?

KKTC piyasasında enflasyon, dolaşımda olan Türk Lirası miktarında Türkiye’de olduğu gibi eksilen kadar para arzı TCMB’dan veya KKTC Merkez bankası kanalıyla sağlanabilecek mi?   Dolayısıyla eksilen alım gücü konusunda mali kaynakların nasıl kullanılacağı ? Öngörüldü mü?

Ve Covid dolayısıyla sıkışan piyasanın nasıl rahatlatılacağı düşünülüp planlandı mı?   Bu konularda hiç öngörü açıklanmıyor.

Onun için yuvarlak ifadeler hiçbir anlam taşımaz.

İlerleyecekmiş.

Nasıl?

Önce bunlara tek tek doyurucu cevaplar verilmesi lâzım.

 







Başa dön tuşu