Köşe Yazarları

Ekonomik ek önlemlerin devamı   

Bu hafta Havadis Gazetesi Yöneticilerini başta Başaran Düzgün ve yönetici arkadaşlarını, ilk defa Basın Emekçileri Sendikası ile basın alanında özel sektörde KKTC’de ilk Toplu Sözleşmeyi imzalamış olmaları dolayısıyla, tebrik etmek istiyorum. Sayın Düzgün, bu konunun geçmişini de izah edince konunun önemi artıyor. Neticede başlatılan bir amacın gerçekleşmesinde taraflardan biri olmak, üstelik bu defa hakları paylaşanlar çalışan ve işveren olarak her iki tarafın temsilcileri veya paydaşları olarak sonuç almak manen çok önemli.  İş barışı açısından ve karşılıklı anlayış, geleceği için çalışanın iş güvencesinin tesisi, aynı iş yerinde sevincin ve sıkıntının paylaşılması,  ve maalesef çok öne çıkan bireysellik yerine karşılıklı destek ve anlayışın ve her türlü paylaşımın gelişmesine, ve bu vesilelerle bir işyerinin sahiplenilmesi ve benimsenmesine ve dolayısıyla verimliliğe  olumlu hizmet etmesi açısından, çok önemsediğim bir davranış biçimi olması bakımından tebrik ediyorum, ve inşallah özel sektörde bu anlayışın gelişmesine örnek olması dileğiyle, hayırlı başarılar temenni ederim..

Kendimizi bildiğimizden beri son zamanlara kadar, Toplumumuzun en önemli hasletlerinden olan birlik, beraberlik, destek ve yardımlaşmanın, sevgi ve saygının, gerek sevinçlerde gerekse sıkıntılarda dayanışmanın, hatta imece usulü ile okul, hatta özellikle köylerde ev inşaatlarında, düğünlerde, cenazelerde vs her vesile ile insanların birbirlerine olan yakınlıklarıyla bilinen beraberlikler ve paylaşımlar şimdilerde tarih oldu.  Toplumda maddiyatçılık ön plana geçtikçe son dönemlerde toplum gelenek ve göreneklerinden o kadar uzaklaşılmıştır ki bu gelecek için önemli bir tehlikedir. Bireyselliklerin her şeyi, her değeri feda edebilecek seviyelerde gelişmesi, çoğu insanlar için ‘paranın tapılacak bir meta’ haline gelmesi ve her türlü ahlâki değerlerin yok edilmesi veya kirletilmesine dönük  düşünce ve davranış tarzları, asli değerlerimizle, toplumsal ahlâkımızla, insanlık gelenek ve göreneklerimizle bağdaşmadığı cihetle, üzülüyoruz,  hayretler içinde kalıyoruz.

Dolayısıyla bu tür güzel gelişmeler umut veriyor, mutlu ediyor. Toplumsal dayanışmaya, paylaşıma dayanan geleneklerimize ahlâki değerlerimize dönmemiz oranında toplumsal varoluş mutluluğumuz artacaktır..

Sayın Başbakan Erhürman’ın, Başbakan olarak geçen gün bu yöndeki çağrısı da çok anlamlı ve güzel umutlar yeşertmiştir. Ve bu çağrısı kamuoyunda çoğu arkadaşlarımızdan ve çevremizden duyduğumuz kadarı ile takdir toplamıştır. Son yaşanmakta olan ekonomik Krizle ilgili sorunların çözülmesi konusundaki beyanatında,  ‘’Ben değil  Biz, Toplumsal seferberlik, Toplumla birlikte Yönetimin hareket etmesi gerektiği,’ ‘halk desteğinin istenmesi’ ni ön plana alması Hükümetin başı olarak Hükümet politikası olarak da önemli.  ‘Ben yaparım olur’dan uzaklaştırma…’ yönündeki demokratik görüşü fiiliyata geçirme isteği, çok önemli. Zaten hiçbir önlem halk tarafından benimsenmedikçe de başarılı olamaz. Ancak yıllardır bazıları tarafından, ‘ben yaparım olur,’  ‘odunu koysam seçtiririm’ gibi siyasette yaratılan çeşitli baskının ve yasa tanımazlığın halk üzerinde yarattığı tepki ve olumsuzluklar, hepimizce bilinmektedir. Ve 21 YY’a yakışmayan klikler ve menfaat grupları yaratmaya yönelik Yönetim tarzlarıdır.  Dolayısıyla halkın ‘Biz’ gibi bir düşünce ve Yönetim anlayışına olan özlem ve arzusunun dile getirilmiş olması geleceğe de ışık olur inşallah.

Döviz Kur dalgalanmalarının devamı;

Türkiye’de iç ve dış çeşitli nedenlerle TL’nin yabancı paralar karşısında şok düşüşler ve değer kayıpları bu hafta da devam etmiştir maalesef. Bu kriz karşısında en çok etkilenen orta direk tabir edilen orta ve dar gelir grubu olduğu cihetle, acil önlemlerin, toplumun çok geniş bir kesiminin acil ihtiyaçlarından ve üretimin etkilenmemesine yönelik önlemlerden başlanarak alınması gerekir kanaatindeyim.  TL’ye bağlı varlıkların değer kaybına tabii ki KKTC engel olamasa da, bu konuda ekonomik faaliyetlerin durmasını ve istismarcıları engelleyecek pansuman türü diyebileceğimiz onarıcı önlemlerle ekonominin çarklarını devam ettirmek, istihdamı azaltmamak yönünde alınmakta olan ve alınacak düzeltici önlemlerde, her kesimin elini taşın altına koyması gerekmektedir. Devlet hazinesinin de, bu önlemlerin  yerine getirilmesini sağlamak için kaynak ihtiyacı ve zarureti vardır. Öncelikle Türkiye Hükümetinden mali destek alınması ve kaybolan değerin telafisi gerek yatırımlara yönelik para transferlerinin hızlanması ile gerekse Hükümetin alacağı tasarruf önlemlerine ve teşvik ve düzeltici önlemlere acil finansman bakımından gereklidir.

Bu önlemle birlikte dolaylı vergi değil de Kazanç vergilerinin de arttırılmasına ihtiyaç vardır.

Bu safhada kazançları bu ülkeden kaynaklanan vergi mükelleflerinin de gerek kaynaktan gelir vergileri ile gerek kazanç vergilerine kolaylıkla ulaşılmasına yönelik tedbirlerde ilgili mükelleflerin de gönüllü olarak yardımcı olması bir yurttaşlık görevidir.

Yaşadığımız ülkemizi ayakta tutabilecek önlemler, toplumsal birlik içinde alınması halinde gerçekleşebilir ve her kesime düşen görev ve mükellefiyetini yerine getirmesi halinde başarılı olunabilir. Aksi halde krizi fırsata çevirmeye çalışanların ki maalesef olmuştur, ve oluyor sonunda zararı, kriz büyürse hem tüm ülkeye hem de kendilerine daha büyük oranda dönebilir. Bu bilince ulaşmalıyız.

TL değerleri taşıyanlar için % 60-80 oranında son 10 aylık dönemde alım gücü düşmüştür. Bir de adeta ‘katsayı hesabıyla’ artan fiyatlar karşısında Toplumun çoğunluğunun alım gücü daha da düştüğü zaman ne olacağı bellidir. Hem çarşı hem de sosyal problemler açısından. Gelir yelpazesi açıldıkça Sosyal bozulmalar, suçlar ve çoğalan çeşitleri, geleceğimizi tehdit ediyor. Yanlış fiyat istismarı tedirginlikleri ve enflasyon ve fiyat istikrarını daha da bozacaktır. Aşırı gelir dağılımı bozulması ise sosyal barışı bozacaktır.

Bu kur hareketleriyle ilgili TCMB’dan 13Eylül’de krizle ilgili kararlar beklenmektedir.  Geçen Cuma günü, devam eden yukarı doğru kur hareketlerinden dolayı henüz direkt etkili bir önlemler paketi olmasa da, bazı kararlar alınmıştır. Bunlardan biri, TL ve döviz likidite yönetimindeki etkinliğin arttırılması amacıyla TCMB bünyesinde döviz karşılığı TL swap (özetle, anlaşmalı şartlı takaslar) piyasasının açılmasına karar verdi. Bir de döviz mevduat faizlerinden alınan vergi oranı yükseltildi, buna karşılık TL mevduat faiz vergileri ise TL mevduat artışına teşvik amacıyla oldukça düşürüldü, ve bazı kısa vadedeki TL faiz vergisi kaldırıldı. KOBİ’lere Hükümetçe Bankaların desteğiyle daha düşük faizle kredi hacimleri genişletildi.

Aslında bu safhada artık faizler konusunda oldukça cesaretli bir artış yapılması kararının alınması zamanı çoktan gelmişti, ümit edilen bu gelecek haftaki TCMB,PPK toplantısında  acilen alınması beklenmektedir. TL’nin değer kazanmasına kısa vadede etki yapacak direkt başka etki veya önlem de yok gibi görünüyor.? Kurlar ve enflasyon göz önüne alınarak güçlü Faiz artışı TL değer kaybını önleyebilir ve getiri yüksekliği dolayısıyla sermaye çekebilir. Mali disiplin ve bütçe açığı, dış ticaret açığı ve cari açık azaltılana kadar ve döviz ihtiyacı azalana kadar (ki bir zaman ister), bu şoklara ani etki için yeterli mevduat faizinden başka enstrümanların fazla etkisi olmayacağı kanaatindeyim. Bir de dış siyasi olumsuz etkilerin,  ABD’nin haksız tutumunun ortadan kalkması için AB başta olmak üzere diğer komşu ülkelerle de işbirliği içinde hareket edilmesi ki buna Türkiye Yöneticilerince gayret gösterilmektedir.

Sayın Başbakan T. Erhürman’ın nazik daveti,

Cuma günü Sayın Başbakan T. Erhürman son krizle ve güncel ekonomik konularla ilgili bilgi alış verişinde bulunmak amacıyla Maliye eski Bakanlarını Başbakanlığa davet ederek bizlerle görüş alış verişinde bulunma nezaketini gösterdi. Çok faydalı bir görüşme ve ortak toplumsal görüş birlikteliğine ve daha öncelerde yaşanan tecrübelerin paylaşılmasına yönelik bir toplantı ve örnek bir ilk gelişimi, başlatmış oldu. Bu zorlu icraat döneminde çalışmalarında başarılar dileriz.

Daha Fazla Göster



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı