KıbrısManşet

Dünyadan 10 kat fazla





İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Halil Erdim, Radyo Havadis ve Havadis Web TV’de, Melek Arabacıoğlu’nun iş kazaları konusundaki sorularını yanıtladı

TEDBİR, DENETİM, CEZA: Erdim: Nüfusumuza oranla ölümlü iş kazaları dünya ortalamasının yaklaşık 10 katı üstünde. Bunun tedbirsizlik, denetimsizlik, güvenli çalışma ortamı oluşturulmaması gibi birçok nedeni var. Bir neden de firmalara caydırıcı ceza kesilmemesidir

AB’DE STANDART VAR: Erdim: İş sağlığı ve güvenliği açısından AB’de yasalar işverene gerekli tüm tedbirleri alma, devlete denetleme sorumluluğu yüklüyor. Böylece güvenli çalışma ortamı sağlanmış oluyor. Kuzey Kıbrıs’ta bunların hiçbiri yapılmıyor. Tedbir yok, denetimler yetersiz

“İSKELELER GELİŞİ GÜZEL”: Erdim: KKTC’de iş kazaları çoğunlukla inşaatlarda ve iskeleden düşme sonucu meydana geliyor. Çünkü iskeleler gelişi güzel kuruluyor. Yan korumalar konulmuyor, hatta iskeleler çoğu zaman düz zemine bile oturtulmuyor. Oysa iskele gerektiği gibi yapılır ve ağ gerilirse işçi o iskeleden düşemez

“ÖLÜM KAÇINILMAZ SON”: Erdim: Ülkeye inşaat işçisi diye getirilen kişilerin çoğunluğunun tecrübesi veya belgesi yok. Hayatında inşaatın tepesine çıkmamış insanlar bile KKTC’de şu anda inşaatlarda çalışıyor. Durum böyle olunca ölümlü iş kazalarının yaşanması kaçınılmaz oluyor

 

Bu fotoğraf Güney Lefkoşa’dan, Lokmacı geçiş kapısından 500 metre kadar ileride Faneromeni Kilisesi’nden alınmış bir fotoğraf. Kilisede restorasyon çalışmaları yapılıyor ve bizim görmeye alışık olmadığımız türden sıkı güvenlik önlemleri alınmış
Bu fotoğraf Güney Lefkoşa’dan, Lokmacı geçiş kapısından 500 metre kadar ileride Faneromeni Kilisesi’nden alınmış bir fotoğraf. Kilisede restorasyon çalışmaları yapılıyor ve bizim görmeye alışık olmadığımız türden sıkı güvenlik önlemleri alınmış

 

Melek ARABACIOĞLU

İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Halil Erdim, nüfus göz önüne alındığında KKTC’de dünya ortalamasının yaklaşık 10 katı üstünde ölümlü iş “kazası” yaşandığını söyledi.

Ölümlü iş “kazalarının” çoğunlukla inşaatlarda meydana geldiğini aktaran Erdim, inşaatlarda iş sağlığı ve gevenliğinin nasıl sağlanabileceğini anlattı.

KKTC’de inşaatlarda çalışan birçok yabancı işçinin yaptığı iş hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olmadığını kaydeden Erdim, ayrıca işyerlerinde yeterli denetim yapılmadığını savundu.

Erdim, KKTC’de iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almayan firmalara kesilen cezaların ise caydırıcı olmadığını öne sürdü.

Halil Erdim, “Müteahhitler Birliği’ne bağlı inşaat encümeni inşaatlarında ölümler yaşanan firmalara gerekli sınıf düşürmeyi yapmadığı, maddi ceza dışında başka bir ceza da uygulamadığı için bu firmalar için caydırıcı olmuyor” dedi.

Erdim, iş sağlığı ve güvenliği noktasında kuzey ile güney kıyaslamasında da bulundu. Halil Erdim, Güney Kıbrıs’ın AB ülkesi olduğuna vurgu yaparak AB’nin iş sağlığı ve güvenliği konusunda hem devlete hem de işverene bir takım sorumluluklar yüklediğini belirtti. Kuzey Kıbrıs’ta ise denetimlerin ve tedbirlerin yeterli olmadığını kaydetti.

İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Halil Erdim,  Radyo Havadis ve Havadis web TV’de yayınlanan Kulis programına konuk olarak Melek Arabacıoğlu’nun sorularına yanıtladı.

 

Soru: Güney’de de iş kazaları yaşanıyor ama bizdeki gibi ölümle sonuçlanan vaka sayısı bize oranla az bunun nedenleri nedir? Biz neyi eksik yapıyoruz?

Erdim: Güney Kıbrıs’ı AB üyesi bir ülke olarak düşündüğümüzde iş sağlığı ve güvenliği açısından AB ülkelere bir takım sorumluluklar yüklüyor. Bu sorumluluklar hem devlet hem de işverene yükleniyor. Yasalar işverene gerekli tüm tedbirleri alma mecburiyeti kılıyor, devlete ise tüm bu tedbirleri denetleme sorumluluğu yüklüyor. Böylelikle de çalışana güvenli çalışma ortamı sağlanmış oluyor. Kuzey Kıbrıs’a dönersek, bizim ülkemizde bunların hiçbiri yapılmadığı için ve bir tazmin mekanizması veya daha önce açılan bir dava da olmadığı için gerekli tedbirler alınmıyor.

Soru: Ülkemizde bu güne kadar açılmış herhangi bir iş kazası sonrası tazminat davası var mı?

Erdim: Hayır yoktur. Bugüne kadar da olmadı. Açılsa davalar yıllar süreceğinden daha çok anlaşma yoluna gidiliyor ve işveren mağdura ya da ailesine bir miktar ödeme yaparak olayı geçiştiriyor. Bir başka konu daha var ki o da başlı başına bir sorundur. Ülkemizde bir iş kazası yaşanması durumunda tazminatı ödeyecek kurum olarak karşımıza Sosyal Sigortalar Kurumu çıkıyor. Oysa dünyada bu böyle değildir. Bir işverenin hatalı tutumu ya da almadığı bir önlem neticesinde çalışan ölmüşse ya da çalışamaz duruma gelmişse tazminatını SSK’nın değil çalıştığı iş yerinin ödemesi gerekmektedir. Bunu birçok defa farklı platformlarda dile getirdik ama maalesef bizi dinleyen olmadı.

Soru: Bir inşaat firması bir ihaleye teklif vereceğinde kriterlerin arasında iş sağlığı ve güvenliği de getirilerek iş kazalarının önüne geçilebilir mi?

Erdim: Öncelikle şunu belirtmek isterim ki şuan ülkemizde bir yangın durumunda çok katlı binalara müdahale edecek bir itfaiye aracımız bile yoktur. Bu binalara izin verilirken İtfaiye teşkilatını bile buna göre hazırlamıyoruz. Devlet ihalelerine gelince orda belli kıstaslar var ve hangi müteahhitlerin başvurabileceği belirtilir ancak şuan iş sağlığı ve güvenliği bu ihale kriterleri arasında yer almamaktadır. Firmalara diğer mecburiyetlerini yerine getirirken iş sağlığı ve güvenliği kriterlerini de yerine getirme mecburiyeti getirilirse ya da ihaleye katılırken iş sağlığı ve güvenliği kriterleri istenirse inanın birçok iş kazasının önüne çok kolay geçilecek ve böyle acı sonuçlar yaşanması engellenecektir.

Soru: Ölümlü iş kazalarında dünyaya ortalamasına göre durumumuz nedir? Oranın fazla olmasının nedenleri nedir?

Erdim: Nüfusumuz göz önünde bulundurulduğunda dünya ortalamasının yaklaşık 10 katı üstünde ölümlü iş kazası yaşanıyor. Bunun nedenleri bu insanların yabancı ülkelerden KKTC’ye gelmiş olmaları, dil bilmiyor olmalarıdır. Bazen de bu iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin çalışanlara iş ola verildiğini görüyoruz bunlar ve en önemlisi de denetimin yeteri kadar yapılmamasıdır.

Soru: İnşaat sektöründe güvenliği sağlamak ne gibi önlemler alınıyor?

Erdim: 2 yıl öncesine kadar dünyada iş sağlığı ve güvenliği açısından önlenebilen ve önlenemeyen kazalar dediğimiz iki tür vardı. Ancak son iki senede alınan tedbirler ve yapılan çalışmalarla bu sıfır kaza ve sıfır meslek hastalığı olarak değiştirildi. İşletmeler alacakları önlemlerle örneğin ağ sistemi ile toplu korumayı, bireysel korumayla da çalışanları korumayı hedef seçmelidirler. Ülkemizde sadece birkaç yerde bu toplu koruma ağ sistemi bulunmaktadır.

Soru: İş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almayan bir firmaya ülkemizde caydırıcı cezalar uygulanıyor mu?

Erdim: Müteahhitler Birliği’ne bağlı inşaat encümeni inşaatlarında ölümler yaşanan firmalara gerekli sınıf düşürmeyi yapmadığı, maddi ceza dışında başka bir ceza da uygulamadığı için bu firmalar için caydırıcı olmuyor.

Soru: İş kazaları yaşanan inşaatlara gidildiğinde karşılaşılan manzara nedir?

Erdim: Ülkemizde sıklıkla karşılaştığımız olay iskelelerden düşme ve ölme olayıdır. Eğer güvenli bir çalışma ortamı sağlanır, ağ gerilir, gerekli teçhizatla iskele yapılır, gerekli donanımla işçi o iskeleye çıkarsa işçi istese bile o inşaattan düşemez. Ama ülkemizde maalesef bunların hiçbiri yapılmıyor. İskeleler gelişi güzel kuruluyor, yan korumalar konulmuyor, hatta iskeleler çoğu zaman düz zemine bile oturtulmuyor. Firmalar işçilere giydirdikleri bir fosforlu yelek ya da bir baret ile maalesef iş güvenliğini sağlamış olmuyorlar. Bu ülkedeki düzen çok çarpık ilerliyor. Ülkemizde son 20 senede yapılan inşaatlara baktığımızda sektör ihtiyaç fazlası bir üretim içerisindedir ve bu ihtiyaç fazlası üretim için ihtiyaç duyulan iş gücü yurt dışından getirilmektedir. Bu insanlar bu işler için yurt dışından getirilirken herhangi bir belge istenmediği için de maalesef hiç inşaatın tepesine çıkmamış insanlar bile şuan ülkemizde bu gibi tehlikeli iş sınıfı dediğimiz sınıfta görev alıyorlar. Durum böyle olunca ölümlü iş kazalarının yaşanıyor olması kaçınılmaz bir sondur.

Soru: İş cinayetlerinde ölüm nedenleri bundan 20 yıl önce neydi günümüzde nedir? Teknoloji bu kadar ilerlemişken ölümlerin önüne neden geçilemiyor?

Erdim: Bundan 20 yıl önce her şey elle yapılırdı ve bu günkü kadar iş kazası olmuyordu. Teknoloji çok gelişti ama teknoloji insan hayatını korumak için değil inşaatların daha hızlı yapılmasını sağlamak için gelişti. İnsanlar daha fazla inşaat yapmak istediği için de müteahhitler şantiyelerinde bu hıza orantılı bir güvenlik sistemi geliştirmediği için ölümler artıyor.

Soru: Ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini yerine getirebilmek için gerekli teçhizat kolay bulunuyor mu?

Erdim: Biz bu işe girdiğimizde ve ilk kez iş sağlığı ve güvenliğinden bahsettiğimizde ülkemizde maalesef böyle bir tedarikçi firma yoktu ama son 10 yıl içerisinde yasa uygulanmaya konunca ve insanlar hayatını kaybetmeye başlayınca firmalarda bir bilinç oluştu. İş sağlığı ve güvenliği malzemeleri konusunda gerekli tüm teçhizat stoklarında olmasa bile çok kısa sürede ülkeye getirebilme imkanı doğdu ve talep gelmesi durumunda da birçok firma bu konuda gerekli hızda çalışmasını sürdürmektedir.

 








Başa dön tuşu