Röportaj

Dövizle borçlanmaya düzenleme lazım

“TÜRKİYE RAHAT”: Mahmut Sezinler: Reel efektif döviz kuruna da baktığımızda, kurların su an geldiği seviye Türkiye’nin rakiplerinin paralarının değerlerine çok yakın. Rekabetçi bir kur seviyesi. TC’nin de kurların ulaştığı bu düzeyden çok rahatsız olmadığını görüyoruz

“DURUM PARLAK DEĞİL”: Mahmut Sezinler: 2016 yılı ilk çeyreğine kadar stabilizeyi yakalayabileceğini söylemek çok zor. Bu durumda Amerikan Doları’nın 3.00 TL’ye gelebilme potansiyeli çok yüksek. 3.00 TL’yi görürse 3.20-3.30 TL’ye tırmanış olur

“HÜKÜMET DÜZENLEME YAPMALI”: Sezinler: Tüm anlaşmalar, kullanılan yerel para biriminden yani Türk Lirası üzerinden yapılması ve  tüm mal ve hizmetlerin Türk lirası üzerinden fiyatlandırılması gerekiyor. Hükümetler bunla ilgili düzenleme yapmalı. Liberal ekonomi kontrolsüzlük değildir

Baykan Gürses ÖZDAĞ
Ekonomist Mahmut  Sezinler Türkiye’de yaşanan siyasi istikrarsızlık nedeniyle TL’nin hızlı değer kaybı nedeniyle dövizin tavan yaptığını belirtti. Hükümetin gerekli düzenlemeleri yapması gerektiğini ifade eden Sezinler, hükümetin tüm işlemlerde döviz yerine Türk Lirası kullanması gerektiğini belirtti.
Sezinler, “tüm anlaşmalar, kullanılan yerel para biriminden yani Türk Lirası üzerinden yapılmalı.  Tüm mal ve hizmetlerin Türk Lirası üzerinden fiyatlandırılması gerekiyor. Hükümetler bunla ilgili düzenleme yapmalı. Liberal ekonomi kontrolsüzlük değildir” dedi.
Mahmut Sezinler, “2016 yılı ilk çeyreğine kadar stabilizeyi yakalayabileceğini söylemek çok zor. Bu durumda Amerikan Doları’nın 3.00TL’ye gelebilme potansiyeli çok yüksek. 3.00TL’yi görürse 3.20-3.30 TL’ye tırmanış olur” ifadelerini kullandı.
Gazetemiz Yazarı Ekonomist Mahmut Sezinler, Türkiye’de yaşanan siyasi istikrarsızlık nedeniyle TL’nin hızlı değer kaybı ve KKTC’de buna karşı yapılması gerekenleri Havadis okurları için değerlendirdi

Soru: Dövizde ciddi bir yükselişle karşı karşıyayız. Nedir değerlendirmeniz, bu hızlı önüne geçilemez yükseliş nereye kadar gidecek?

Sezinler: Devletin kontrolü olmayan serbest kambiyo rejimlerinde yabancı para fiyatları piyasa tarafından belirlenir ve gerek spekülatif hareketlere gerekse piyasa hareketlerine çok hassas olur. Dolayısıyla bu sorunuza net yanıt vermek çok mümkün değil. Bizim sadece yapabileceğimiz konektöre bakarak mümkün olan en gerçekçi tahmini yürütebilmektir. Bu gün Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasal, ekonomik, jeopolitik riskler oldukça yüksektir. Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu on tane olumsuz etken vardır. Diğer taraftan güvensiz bir yatırım iklimi ve bir de komsularıyla olan kötü ilişkiler. Bunlar içsel sorunlar, bunlara ek olarak dünyada su an gelişmekte olan ekonomilere karşı olan güvensizlik var. Örneğin son bir yılda gelişmekte olan ekonomilerden bir dolar çıkışı oldu. Türkiye’de döviz tevdiat hesaplarında artış var. Türk lirası süratle dolara dönüştürülüyor. Türküye Cumhuriyeti’nin uluslararası rezervleri 3,2 milyar dolar azaldı. Turizm gelirleri %14 düştü. İhracat %8,2 azaldı, 310 bin adet yeni batık kredi oluştu. İşsizlik son beş yılın en yüksek düzeyinde. Protestolu senet sayısı 4,3 milyar Türk Lirasına ulaştı. Yani ekonomik durum kötü.
Diyeceksiniz ki tüm bunların dövizin fiyatlarıyla ilgisi nedir. Türkiye’nin iç tasarrufu çok zayıf. Bundan dolayı dış kaynağa çok ihtiyacı var. Dış kaynak gelmezse finansal dengesini kuramaz.
Reel efektif döviz kuruna da baktığımızda, kurların şu an geldiği seviye Türkiye’nin rakiplerinin paralarının değerlerine çok yakın, yani rekabetçi bir kur seviyesi. Türkiye Cumhuriyeti’nin de kurların ulaştığı bu düzeyden çok rahatsız olmadıklarını görüyoruz.
Tüm bu söylediklerimden yola çıkarak dövizin yükselme potansiyelinin devam ettiğini ve 2016 yılı ilk çeyreğine kadar stabilizeyi yakalayabileceğini söylemek çok zor. Bu durumda Amerikan Doları’nın 3.00TL’ye gelebilme potansiyeli çok yüksek. Eğer 3.00TL’yi görürse 3.20-3.30 TL’ye tırmanış olur.

Soru: Ülkemizde kira bedellerinden, özel okullar, üniversitelerde ödemeler kadar her şey dövize endeksli. Türk Lirası kullanılan bir ülkede bu alanlarda neden döviz ödemesi talep ediliyor?
Sezinler:
Bu aslında büyük bir yanlış Türk Lirası’na karşı olan güvensizlik bunun başlıca sebebi. İstikrarlı para biriminden fiyatlıyorlar. Bir de ev sahipleri ev alırken döviz ile fiyatlandırıp alıyorlar. Bunun sebebi ise birçok inşaat malzemelerinin dolar üzerinden fiyatlanması veya kiralanacak olan dairenin alımında kredinin döviz üzerinden fiyatlanması sonucunu doğuruyor. Diğer taraftan üniversite öğrencilerinin çoğu yabancı olması bazı okullarımızda öğretim görevlilerinin maaşlarının da dolar üzerinden ödenmesi, okullarımızın harçlarının döviz üzerinden fiyatlandırılması sonucunu doğuruyor. Yani bu aslında bir zincir gibidir. Başlangıç döviz ile başladığı için sonu da döviz ile bitiyor. Böyle bir sonucu hiçbir Avrupa ülkesinde görmeniz mümkün değildir.
   

Soru: Bu hızlı ve vatandaşa zarar verici yükselişe karşı hükümetin neler yapması gerekiyor?
Sezinler:
Hükümetlerin bunun için yeni düzenlemeler yapması gerekiyor. Bunları sürekli söylüyoruz. Tüm anlaşmalar, kullanılan yerel para biriminden yani Türk Lirası üzerinden yapılması.  Tüm mal ve hizmetlerin Türk lirası üzerinden fiyatlandırılması gerekiyor. Bir şeyi çok iyi anlıyorum, ülkemizde liberal ekonomik model uygulanıyor doğru. Fakat liberal ekonomi kontrolsüz ekonomi değildir. Devletin kontrolü ve otoritesi ekonomide hissedilmeli ve model de ona göre şekillendirilmelidir. Biz her şeyi serbest bıraktık. Hükümetler yapacak bir şeyimiz yok deyip, tüm inisiyatifi piyasanın elinde bırakamaz, böyle şey olmaz. Dünyanın en büyük kapitalist ülkelerinde bile bizdeki kadar serbesiyetlik göremezsiniz, yoktur.
Özellikle sol taraftan gelen bir partinin bugün hükümetin büyük ortağı olması bazı düzenlemelerin yapılmasında bir avantajdır. Fakat henüz bir şey yok.
Soru: Özel okullar, üniversiteler ve kira bedelleri gibi konularda somut olarak nasıl önlemler alınabilir?
Sezinler: 
Önlem alınabilir. Fakat önlemler, yasal düzenlemeler gerektirir. Sözleşmeler ile ilgili yasalarımızda yeni düzenlemeler ihtiyaç vardır. Her şey siyasi iradenin elindedir. Hiçbir ekonomik model siyasi iradenin düzenlemeler yapmasını engellemez. Biraz önce söylediğim gibi liberal ekonomik model ve/veya serbest piyasa ekonomisi kontrolsüz ekonomi değildir. Devlet yine düzenleyici ve kontrol edicidir. Devlet bu rolünü hiçbir modelde bırakamaz.
Soru: Banka kredilerinin Türk lirasına çevirmek için de yasal düzenleme yapılmalı mı?
Sezinler: Bu sorunuza hayır yanıtı vermek zorundayım. Çünkü tüketiciyi koruyacağız diye bankalar gibi ekonomimizin önemli bir sektörünü dara sokamayız. Çünkü bankaların almış olduğu döviz mevduatları vardır. Bunlar da bankaların yükümlülükleridir. Bankalar döviz kredilerini yüklenmiş oldukları mükellefiyetlerini karşılar, dolayısıyla bu dengeyi korumak lazım. Döviz kredisini Türk Lirası’na çevirmek gibi yasal düzenleme doğru değildir. Su an mevcutta bu ilişkiyi banka- müşteri ilişkisine bırakmak gerekir.

Soru: Bundan sonra bireyleri döviz riskinden nasıl koruruz?
Sezinler:
Devlet vatandaşlarını olası risklerden korumak zorundadır. Nasıl ki doğal afetlerin olası riskine karşı gerek inşaatlarda, gerekse bölgesel yerleşim birimlerinde devlet birtakım önlemler alıyorsa, ekonomik ve günlük yaşamda da vatandaşını olası ekonomik risklerden korumak zorundadır. Bu gün gerek Türkiye’de gerekse bazı Avrupa ülkelerinde özel kişilerin kazandıkları para biriminin dışındaki herhangi bir para birimi üzerinden anlaşma imzalayıp borçlanmaları yasa ile yasaklanmıştır. Bu yüzdendir ki Türkiye’deki insanları dövizin artışı bizi rahatsız ettiği ölçüde etmiyor. Çünkü oradaki bireylerin döviz yükümlülükleri yoktur. Sadece enflasyona olan etkisi kadar rahatsızlık duyuyorlar. Bizde böyle mi? Bizde her 5-10 senede bir gelen döviz krizinde dövizzedeler yaratılıyor. İflaslar oluyor. Yani ülkemizde olan dövizdeki belirsizlik hali Türkiye’de yok. Bunun için bizde çok acil yasal düzenlemeye gidilmesi gerekiyor.

Soru: Türk Lirası faizlerinde indirim yapılması mümkün mü?
Sezinler:
Hatırlayacaksınız yıllar öncesinden ülkemizde halk dilinde Faiz Yasası olarak bilinen, faizlerin ve borç ilişkilerini düzenleyen yasanın eksikliğinden hep bahsettim. Bu yasanın olmayışı birçok komplikasyonları doğurgundan büyük anlamda bir düzensizlik olduğunu hep söylerim.
Uzun süredir rafta ve/veya Meclis gündeminde bekleyip toz tutan faiz yasası tasarısının ivedilikle yasallaşması gerekmektedir. Şu anda faiz indirimi yapılması hiçbir yasal düzenlemeye dayandırılamaz, faiz yasasının geçmesiyle faizlerin düzenlenmesine hükümet ve Merkez Bankası müdahil olabilirler. Ülkemizde Merkez Bankası var fakat fonksiyonu nedir. Sadece para havalelerini yapmak mı.Böyle olmamalı. Piyasayı finansal yönden düzenleyici rolü Merkez Bankası üstlenmelidir.
Ülkemizde hala daha ticari kredi faizleri ve borçlar yıllık %30 civarlarına dayanıyor. Bu bir soygundur. Tüketici faizleri %20 civarındadır. Dolayısıyla faizleri ve borç alacak ilişkilerini düzenleyen yasanın ivediliği gerekir. Bu bir yapısal sorundur ve bu sorunun aşılması lazım. Baykan hanım, eğer ülkede ekonomik anlamda adalet yoksa , o ülkede o ülke her zaman huzursuzdur.
Soru: Araç satışları döviz üzerinden yapılıyor. Hükümet buna yasak getirebilir mi?
Sezinler: 
Sadece araç satışları değil, ev satışları, beyaz eşya satışları, mobilya satışları, birçok satışlar döviz üzerinden fiyatlanıyor. Önlemler alınabilir. Döviz borçlanma yasakları, döviz fiyatlarında büyük oranda kalkacak. Bu durumda yasal önlemlerle de araç ve satışlarının döviz fiyatlandırılmasının önüne geçilebilinir.
Soru: Bu kriz ne zamana kadar sürer?
Sezinler:
Bu krizin sorumlusu biz değiliz. Türkiye’den kaynaklanan bir mesele ile karşı karşıyayız. Ne zaman biteceği ise Türkiye’nin ekonomik, siyasal ve jeopolitik durumuna çok bağlı.  Türkiye’de 1 Kasım 2015’te yeni  erken seçim var. Seçin sonuçlarının çok farklı bir tablo ortaya çıkaracağını öngörmüyorum. Bu şu demektir, su anda anlaşıp bir hükümet kuramayan aynı partiler Aralık 2015’de nasıl hükümet kurup bir istikrara doğru gidecek. Türkiye’nin ekonomik bozukluğu ve de yapısal sorunları kısa sürede nasıl bitecek. Türkiye piyasasına güven ne zaman ve nasıl sağlanacak… Tüm bunlar şu anda Türkiye’nin zayıf halkalarıdır. Dolayısıyla dünyadaki konjonktüre baktığımızda, ABD’nin de kapitalist baskılarını dikkate aldığımızda sadece Türkiye’deki kriz değil tüm gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerindeki kriz kısa sürede bitmez.

Soru: Türkiye’deki iç savaş ve koalisyon krizinin dövize olan etkisi nereye kadar sürecek?
Sezinler:
Bahsettiğiniz iki unsur bitene kadar seçimler olup, güçlü bir hükümet kurulup ekonomi ve finansal politikalar belli olduktan sonra ve piyasaya güven verdikten sonra krizin etkilerinin bir kısmı giderilir. Fakat bu sürecin 2016 yılının ilk yarısına kadar devam etme potansiyeli vardır.

Soru: Türkiye’de istikrar olsa bile bu yükseliş devam eder mi?
Sezinler: Döviz yükselişi piyasanın kendi dengesiyle çok ilgili elbette, sonsuza kadar yükselmeyecek döviz. Fakat reel efektif kur dengesi bulunana kadar oynaklık devam eder.
Türk Lirası çok uzun süre olduğunda değerli kaldı bunun sebebi Türkiye’ye yüksek miktarda yabancı sermaye girişleridir. Bu şimdi yok ve Türk Lirası’nın olması gereken değerlere gelmiş durumdayız. Dolayısıyla doların 3.00TL civarlarında stabilize olacağını düşünüyorum.

Soru: CTP-UBP Hükümeti nasıl önlemler alabilir?
Sezinler:
Dövizin yükselişi karşısında KKTC Hükümeti’nin, dövizin yükselişini engelleyici önlemler alması mümkün değildir. Türk Lirası bizim kontrolümüzde olan bir para değildir. Kendimize ait bir para politikamız yoktur, olamaz da zaten. Fakat dövizin yükselişinden kaynaklanan KKTC’de yaşayan bireyleri etkileyen birtakım unsurları asgariye indirebiliriz. Nedir bunlar?
İthal malların gümrüklerdeki döviz üzerinden gerçekleştirilen muamelelerde doları 2.86TL Euro’yu 3.00TL ve Sterlin’i 3.98TL kurdan sabitleyip ona göre muamele yapılması. Bakınız kur verdim. Neden? Çünkü yakında verdiğim kurların altına gelme ihtimali çok düşük olduğu için. Ayrıca verdiğim kurlardan devletin gelir kaybına uğraması mümkün değildir.
Fon yasası diye bilinen yasanın ivedilikle yasallaşması,
Asgari ücreti ve emeklilerin maaşlarının iyileştirilmesi (geçen günkü artış kadar komik değil),
Dövizle fiyatlandırılmanın önüne geçilmesi,
Fiyat İstikrarı Fonunun amacına uygun ve daha etkin kullanılması, fiyat artışlarının önüne geçilmesi,
Kayıt dışılıkla ciddi mücadele edilmesi. Adaletin sağlanması.
Belirttiğim önlemler bütçede birtakım dengeleri bozabilir hatta gelirleri de düşürebilir. Fakat bizim irademiz dışında olan bu günkü reel durum bizi bu kayıplarımızı gidermek için Türkiye’den ek katkı istemeye zorlayabilir. Zaten 2014-2015 protokolü ve uygulanmamış,  yeni düzenleme talep etme hakkımız olduğunu düşünüyorum. Başka gidilecek kapımız yok.

Daha Fazla Göster



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı