Dövize Çevirilebilir Mevduat - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Çarşamba, Kasım 29, 2023
Köşe Yazarları

Dövize Çevirilebilir Mevduat

Yrd.Doç.Dr Erdem ÖNCÜ, erdem öncü,Yrd.Doç.Dr Erdem ÖNCÜ, erdem öncü,

1960 yılların sonlarında döviz kaynaklı olarak ödemeler dengesinde problemler yaşanmaya başlanmıştır. Ülke üzerinden kalkamayacağı bir dış açık ile karşı karşıyadır. Yurtdışında çalışan işcilerin ülkeye döviz getirmesi hedeflenmiştir. Lakin yurtdışında çalışan işçiler değer kaybından dolayı tasaruflarını getirmeye istekli değillerdir. Bu problemin çözülmesi için ortaya yeni bir finansal ürün çıkartılımıştır. Bu ürün Dövize Çevirilebilir Mevduat (DÇM) olarak adlandırılmıştır. Büyük bir dış ticaret açığı olan dönemin hükümeti  DÇM ile yurtdışında çalışan Türk vatandaşlarının yatırımlarını ülkeye getirmeyi amaçlamıştır. Dövize Çevirilebilir Mevduat  uygulaması, özünde yabancı ekonomilerden Türk ekonomisine bir döviz akımıdır. Gerçek ya da tüzel, Türk ya da yabancı uyruklu kişiler, Türkiye’ye getirmek zorunda olmadıkları dövizleri, Türkiye’de belli bir kişi adına mevduat gibi bankaya yatırmaktadırlar. Dövize Çevirilebilir Mevduat kaynaklı hesaplarda dövizin kaynağı sorulmamaktadır. Dövize Çevirilebilir Mevduat hesapları bankalar tarafından direk Merkez Bankası’na devredilmektedir. Böylece risk aktarımı gerçekleşmektedir. Parayı yatıran kişi ve mevduatı alan banka hiçbir risk ile karşı karşıya kalmamaktadır. Döviz kotasyonunda oluşan fiyat farkları hesap kapatım sürecinde hazine tarafından karşılanmaktadır.

31 Aralık 1975 tarihinde döviz rezervlerinin %98’i Dövize Çevirilebilir Mevduat olarak muhasebeleşmiştir. Dövize Çevirilebilir Mevduat’ın kaynak olarak kullanılmasıyla bankaların Merkez Bankası’na bağlılığı azalmıştır. Ortaya büyük bir enflasyon problemi çıkmıştır. Bu üründe risk hazine tarafından karşılandığı için ortaya çıkan yük aslında halktan toplanan vergilerden karşılanmaktadır. Kur farkı artık ödenemeyecek hale geldiğinde 16 Şubat 1978 tarihinde Dövize Çevirilebilir Mevduat alımı durdurulmuştur. 1978 yılı başında iktidara gelen Bülent Ecevit başkanlığındaki hükümet borç erteleme yoluna gitmiştir. Oluşan borçlar 1982 yılına kadar ödenememiştir.


Bugün içerisinde bulunduğumuz şartlar geçmişten farklıdır. Bugünkü problem dış ticaret açığından değil yerleşiklerin döviz talebinden kaynaklanmaktadır. Önemli bir farklılıkta geçmişte kullanılan sabit kur politikasının yerini esnek kur sisteminin almış olmasıdır.

Farklılıklar dolayısıyla ortaya çıkan yeni ürünün geçmişteki aynı sonuçlara ulaşılacağını söylemek doğru olmayacaktır. Öznel görüşüm, politikanın kullanım süresine göre daha iyi ve daha kötü sonuçların ortaya çıkması muhtemel dahilindedir.

“Her gün bir yerden göçmek ne iyi,

Her gün bir yere konmak ne güzel

Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş,

Dünle beraber gitti cancağızım

Ne kadar söz varsa düne ait

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım”

Mevlana

 

Kaynakça

Doğan, Y. (1987), IMF Kıskacında Türkiye: 1946-1980, Tekin Yayınevi, İstanbul.

Dönek, E. (1995), Türkiye’nin dış borç sorunu ve 1980 sonrası boyutları. Ankara Üniversitesi SBF Dergisi50(01).

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar