EkonomiKöşe Yazarları

Dijital para, sanal para hiçbir ülkede tanınmayan,  bir hayaldir

Onur Borman







 




Son günlerde Maliye bakanının resmi bir beyanatında kredi ve kaynak imkânlarının genişletilmesi açısından yararı olacağını ifade ettiği dijital para birimine geçiş çalışmaları konusu gündeme geldi..



Diğer taraftan TC-KKTC Protokolünde ise TL’ sının KKTC’de yaygınlaştırılacağı konusunda hüküm bulunmaktadır. Bu durumda halen TL resmi para olarak kullanılan ülkemizde, piyasada dolaşımda olan ve değeri eksildiği için ihtiyaç duyulan TL hacminin daralmasının nerden kaynaklandığını hepimiz biliyoruz. Yüksek enflasyon, TL’nin dövizler karşısında her yıl % 70-80 değer kaybettiği için ve ithalatın Türkiye ile dahil, dövizle yapıldığı ve döviz kurlarının arttığı oranda  alım gücünün bu nedenden azaldığını ve yerine koymak için TL hacminin azaldığını da biliyoruz.

Bu takdirde öncelikle KKTC’de yapılması gereken ‘Sanal dünyadan’ değil de gerçek dünyadan çare üretmektir. Öncelikle birincisi TC Merkez Bankası tarafından Türkiye’de olduğu gibi piyasaya emisyonlarla sürülen milyarlarca  TL’sından küçücük bir piyasa olan KKTC piyasasına da paralel olarak hem  resmi para birimimiz olan  yakın ilişkiler içinde olduğumuz Türkiye ile TCMB’dan birkaç milyar TL’nin, bahsedilen sektörlerin ve devlet bütçesi’nin düşen alım gücü oranında ihtiyaçlarının karşılanabilmesi ve üretim artışı için kredi limitlerinin TL ile desteklenmesidir ki bu TL para hacmi içinde okyanusta nokta gibidir. Bu durum yetkililere izah edilse eminim ki bu yolla halledilebilir çünkü bu konu 1979 ‘ladan sonra başlayan yüksek enflasyon ortamında on yıllarca son dönemlere kadar yapılmıştır.

Türkiye’de Nisan 2022 ayında en son yayınlanan TCMB verilerine göre ortalama olarak çeşitli büyüklükteki toplam banknotlarda % 60 ‘ın üzerinde artış yapılmıştır. Kredilerde de %50 civarında artış yapılmıştır. Dolayısıyla direkt olarak halledilebilecek konuların ‘olmayan sanal paralarla’ halline çalışılacağını düşünmek bence hayal gibidir.

Günümüzdeki acil bu kadar soruna da çözüm değildir kesinlikle.

İkincisi, pahalılığı ve dövize bağlı pahalılığı önlemenin en önemli  çaresinden biri ithalatımızın büyük bir çoğunluğunun Türkiye’den ve dövizle yapılmakta olması dövize bağlı kurlardaki sürekli artışla Hükümetçe de denetim de yapılmadığı cihetle fiyatları tırmandırmaktadır. Fırsatçılar da imkân bulmaktadır.

Türk Lirası kullanım alanının çoğaltılması babında Türkiye’den yapılmakta olan ithalatların TL ile yapılması konusunda Türkiye Hükümeti ile karar bağlanmasıdır. Esasen 10 yıldan fazla bir zaman önce 1974’den beri Türkiye’den yapılmakta olan ithalatlar TL ile ödenirdi ve bu konuda Türkiye Hükümetleri ile o zamandan beri mutabakatlar vardır hatta gerek Türkiye’de gerekse KKTC’nin mevzuatlarında buna paralel Tüzükler değiştirilmişti.

Dijital paranın KKTC halkına ve ekonomisine hiçbir katkısı olacağına uygulanabilirlik yönünden ihtimal vermiyorum. E devlete bile giremeyen KKTC’nin dijital para ile piyasayı genişleteceği düşünülüyorsa halka hiçbir şey veremeyecek bir illüzyondur..

Ancak kayıtsız paraları ve Kayıt Dışı para piyasasını  genişletebilir. Çünkü alın teri ile kazanılan paraları kimse riske atmaz. Üstelik halk nezdinde uygulanabilirliği de çok dar bir kesime ait olabilir.

Digital para dünyada Merkez Bankaları tarafından ve resmen ülkeler tarafından tanınmaz ve desteklenmez. Merkezi otoriteler tarafından Denetlenmez. Esasen muhatapları yoktur. Kullanan ve parası kaybolanların veya alış verişte kullanılan digital paraların karşılığının olmaması halinde yasal dayanakları olmadığı cihetle hukuka dahi başvuramazlar, haklarını arayamazlar. Kumar gibi. Esasen yasal dayanakları olmadığı cihetle, sürekli olarak zaman zaman çöken dijital piyasalarla buna yatırım yapan saf vatandaşlar veya bilinçli olarak kısa sürede para kazanmak için risk alanlar ve kayıt dışı olanlar hariç, bu piyasaya halk itibar etmez.

TCMB ‘nın da bu konudaki düşüncesi çeşitli açıklama ve çalışma raporlarında olumlu değildir. ‘Yasal dayanakları olmayan ve riskli olduğu’ yolundadır. Hatta bir raporlarında ‘sanal para birimlerinin itibari pararnın yerini alacak ve para politikalarını etkisiz hale getirmesi çok zayıf bir ihtimal olarak görülmektedir.’

Geçen gün AB Merkez Bankası Başkanı C. Legarde, bu konuda ‘endişeliyim güvenilir olmayan ve geçen yıldan bu yana % 50 değer kaybeden ve yükselen faiz ve enflasyon artışı ile ağır darbe aldı, ve bu paralelde çöküşler oldu’ ve  devamla,  ‘Riskleri anlamayan her şeyi kaybedebilecek ve büyük bir hayal kırıklığına uğrayacak olan insanlar için endişeliyim. Hiçbir şeye dayanmayan bir güvenlik çıpası olarak hareket edecek temel bir varlık olmadığı’nı söyledi. AB Başkan Yardımcısı ise, ‘Yeni bir vahşi batı yaratıldığını ve 2008 krizine benzer kriz yaşanabileceği endişesine paralellik var. Mortgage gibi’, dedi.

Almanya Merkez Bankası yetkilileri ise sanal para’ya  ‘ spekülatif oyuncak’ tabirini kullanmıştır. ABD Merkez bankası FED yetkililerinin de sanal para birimlerine karşı görüşü ; ‘şüpheli olduğuna dair ve araştırmaların yeterli olmadığı’ yönündedir.

Eylül 2021‘de Çin’de,  Çin Merkez Bankası,  ‘Sanal para para birimleriyle ilgili olarak ticari faaliyetler Yasa Dışı finansal faaliyetler ‘ olarak yasaklanmıştır. Alım satımına da yasak kondu. Beyanatlarında insanların varlıklarının güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor, gerekçesini koymuştur.

Hindistan’da da bu konudaki tüm işlemler yasaklanmıştır.

TCMB tarafından ise 16 Nisan 2021 tarihli TC Resmi gazetede yayınlanmış  Ödemelerde Kripto Para Varlıkların Kullanılmasına Dair Yönetmelik yayınlanmıştı ve geçen yıl bir yazımla bunu haftası içinde duyurmuş ve dünyadaki uygulamalarıyla ilgili de bilgiler ve yorumlarımmı sunmuştum.

Bu Yönetmelik ile TCMB Türkiye’de 1. Kripto varlıkların ödemelerde doğrudan ve dolaylı kullanılamayacağı, 2. Kripto varlıkların doğrudan veya dolaylı hizmet sunulamayacağı, 3. …..İş geliştirilemeyeceği, 4…….kripto varlıklara yönelik alım, satım, saklama , transfer veya ihraç hizmeti sunan platformlara veya veya bu platformlardan yapılacak Fon aktarılmasına aracılık edemez . şeklinde öngörülmektedir.

Kayıt dışılığı arttıran bu sistemleri bir kenara koyalım da fiziki halkın dertlerine yasalara uygun olarak çareler konsun halkın önüne.

Türkiye dahil tüm dünya ülkelerinin kabul etmediği sanal paraları çare diye halkı oyalamayalım.

Vergi açısından ise devlet elinde imkânlar varken, kazançlardan devlet  payını almıyor ve yasaların ötesinde ‘hayal aramak’  bu ülke ekonomisini daha da kötüye götürecektir.

Esasen vergi açısından sanal para alım ve satımlarında zarar veya kâr ettikleri durumda muhasebe kayıtları açısından bilânçolara nasıl intikâl ettirileceği husus ile ilgili muğlaklıklar dolayısıyla kayıt dışılığı arttıracağı cihetle bunu gündeme getirmek ne amaç taşıyor gerçekten merak ediyorum.?

Dünyadan daha da kopmak mı istiyoruz?









Başa dön tuşu