KıbrısManşet

Denizler lağım oldu


Girne bölgesindeki atık su sorunu, denizlerin temizliğini ve halk sağlığını tehdit eder noktaya geldi. Nüfus arttı, arıtma tesisleri yetersiz kaldı

 

“BİZE YETKİ VERİN”: Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Doğuç Veysioğlu: Özellikle otellerin arıtma tesisleriyle ilgili standartlar belli değil. Birileri geliyor, tesisleri kuruyor ve gidiyor. Standartlara uygun mu diye denetleyen yok. Biz bu mevzuatın geliştirilmesiyle ilgili adımlar attık. Hazırladığımız tüzükleri sunduk ancak yetkiyi alamadık

 

‘NEDEN MÜHÜRLEDİN?’ BASKISI: Alsancak Belediye Başkanı Fırat Ataser: Çevre Dairesi’nin çalışma ve denetimlerini artırması gerekiyor. Daha sık kontroller yapmaları gerekiyor. Ya hep birlikte hareket edelim ya da ben belediye olarak hareket ettiğimde bana ‘neden mühürledin’ diye baskı yapmasınlar

 

“BELEDİYELER TOPU BAŞKASINA ATMASIN”: Çevre Koruma Dairesi Müdürü Abdullah Aktolgalı: Herhangi bir belediyenin sınırları içinde sağlığa aykırı bir arıtma tesisi bulunuyorsa, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi numuneleri alıyor. Belediyeler de kendi yetkileri çerçevesinde mühürleme yapabilirler. Topu başkalarına atmalarına gerek yok, mühürlesinler

 

 

Pınar BARUT

Kıbrıs’ın incisi olarak anılan Girne’nin atık suların arıtılmasıyla ilgili derdi yıllardır bitmek bilmiyor. Son günlerde özellikle Alsancak bölgesinden geldiği iddia edilen pis kokular yüzünden vatandaş dertli.

Özellikle artan nüfusla birlikte Girne arıtma tesisinin kapasitesinin yetersiz kalması, atık suların arıtılmadan denizlere boşaltılmasına sebep olurken, otel ve işletmelerin de atık sularını arıtmadan denize boşaltılmasının önüne geçilemiyor.

Başta halk sağlığı olmak üzere denizlerimizi de büyük oranda kirleten ve turizm açısından da yara almamıza sebep olan atık suların arıtılamaması konusunda, belediyeler ve yetkili odalar farklı söylemleri ve taleplerini dile getiriyor.

Konuyla ilgili Havadis’e konuşan Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Doğuç Veysioğlu, artırma tesislerinin kurulum ve işletilme aşamalarında kendilerine yetki verilmemesini eleştirirken, yine konuyla ilgili görüşlerini Havadis’e aktaran Alsancak Belediye Başkanı Fırat Ataser, 6 ilçe belediyesi hariç, diğer belediyelerin ceza kesme yetkisinin ellerinden alınmasından yakındı.

Çevre Koruma Dairesi Müdürü Abdullah Aktolgalı ise Ataser’in aksine, belediyelerin de ceza yetkisinin olduğunu, topu başkalarına atmadan mühürleme yetkilerini kullanmalarını söyledi.

 

Veysioğlu: Ceza kesmek konusunda çekimser davranılıyor

Konuyla ilgili Havadis’e konuşan Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Doğuç Veysioğlu, atık sus tesisleri ile ilgili birinci derecede sorumluluğun işletmelerin sahiplerinde olduğunu söyleyerek, işletmeler henüz kurulma aşamasındayken, atık su tesislerinin düzgün bir şekilde yönetilmesi ile ilgili onay almaları gerektiğine vurgu yaptı.

Veysioğlu, atık sus tesislerinin kuruluşunda ve işletilmesinde gerekli standartların oluşturulmaması durumunda, Turizm ve Çevre Bakanlığı’na bağlı Çevre Koruma Dairesi’nin elinde ceza kesme yetkisinin olduğunu hatırlatarak, hem cezaların yetersiz olduğunu hem de bu yetkiye çok fazla başvurulmadığını belirtti.

Ceza yetkisine sahip olan bir diğer tarafında belediyeler olduğunu söyleyen Veysioğlu, belediyelerin de büyük otel ya da işletmelere ceza kesmek konusunda çekimser kaldığını ifade etti.

 

“Ya tesisi kapatacaksınız ya da yüzmeyi yasaklayacaksınız”

Denizleri kirletmenin ve insan sağlığını tehlikeye atmanın yasal olarak cezai karşılığı olmasına rağmen cezanın da kesin çözüm olmadığını ifade eden Veysioğlu, sadece ceza kesmekle yetinilirse, denizdeki kirliliğin daha da artacağını ve o bölge de yüzen insanların sağlığının daha da tehlikeye gireceğini belirtti.

Eğer bir bölge de atık sular yüzünden insanların sağlığını etkileyecek düzeyde bir kirlilik oluşuyorsa, analizlerin de bunu doğrulaması halinde, cezanın boyutunun tesisi kapatmak olması gerektiğini söyleyen Veysioğlu “Çünkü orada ya yüzmeyi yasaklayacaksınız ya da tesisi kapatacaksınız. Bakanlığa bağlı Temel Sağlık Dairesi’nin de bölge belediyesinin de iş yerini kapatma yetkisi var. Ama çekimser davranıyorlar” dedi.

 

 “Yetki Çevre Mühendisleri Odası’na verilmeli”

Geçtiğimiz dönem atık suların irdeleneceğiyle ilgili bakanlık tarafından bazı projelerin yapılacağının açıklandığını ama o zamandan bu zamana kayda değer bir değişiklik olmadığını beliren Veysioğlu, atık su arıtma tesisleriyle ilgili en önemli noktanın, halk arasında da paket arıtma tesisi olarak bilinen tesislerin tasarımlarındaki ve işletilmesindeki standartlarla ilgili herhangi bir kontrol mekanizmasının işlememesi olduğunu belirterek, bu konuda söz sahibi olan Çevre Mühendisleri Odası’na yetki verilmesi noktasında bir direnç olduğunu iddia etti.

 Veysioğlu “Bu tesislerin tasarımı ile ilgili standartlar belli değil. Kimler tarafından tasarlanıyor belli değil. Birileri geliyor, bu sistemleri kuruyor ve gidiyor. Standartlara uygun mu diye denetleyen, onay ya da ret raporu veren yok. Çünkü bu tesislerin tasarımı ve işletilmesiyle ilgili herhangi bir mevzuat yok. Biz bu mevzuatın geliştirilmesiyle ilgili adımlar attık. Hazırladığımız tüzükleri sunduk ancak yetkiyi alamadık” dedi.

 

“Bizim söz sahibi olmamız gerekiyor”

Atık su arıtma tesislerinin standartlarının belirlenmesinde çevre mühendislerinin söz sahibi olması gerektiğini ve bununla ilgili bir talepleri olduğunu belirten Veysioğlu, Mimarlar ve Mühendisler Birliği tarafından yetkinin kendilerine verilmesiyle ilgili bir direnç olduğunu söyledi.

Veysioğlu, tesislerin standartlarının belirlenmesinde çevre mühendislerinden bilirkişi hizmeti alınmadığını, tüzük hazırladıkları halde oyalandıklarını söyleyerek, mimar ve mühendisler odalarında da bir statüko olduğunu, odaların ‘bazı odalarla yetkiler çakışabilir’ argümanını öne sürerek yetkiyi vermek istemediklerini ifade etti.

Veysioğlu “Bu tesislerin kurulma ve işletilmesine, bizim üyelerimizin mutlaka müdahil olması gereklidir. Herhangi bir bina tasarlanırken, nasıl ki bir mimar proje yapıyor, bu tesislerin yapılmasında da mutlaka çevre mühendislerinin çalışması ve denetimi lazım. Bizden danışmanlık alınması ve bizimle birlikte çalışılması gerekiyor” dedi.

 

 Ataser: Ceza kesme yetkimizi aldılar

Alsancak bölgesindeki otel ve işletmelerin arıtma tesisleriyle ilgili sıkıntılar yaşandığı iddialarını Havadis’e cevaplayan Alsancak Belediye Başkanı Fırat Ataser, yaşadıkları en ciddi sıkıntılarından birinin ceza kesme yetkilerinin olmaması olduğunu söyledi.

Önceki dönemde belediyelerinin de ceza kesme yetkisi olduğunu fakat artık bu yetkinin sadece 6 ilçe belediyesiyle sınırlandırıldığını hatırlatan Ataser, kendi bölgelerinde sadece büyük bir otele ait olan bir tane arıtma tesisi bulunduğunu, bu tesisi de sürekli tahlil alarak kontrol ettiklerini ve uzun zamandır herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını belirtti.

Ataser, geçtiğimiz aylarda Çıkarma Plajı’ndaki bir işletmeyi, atık suyu denize akıttıkları için mühürlediklerini, aynı bölge de kontrollerin devam edeceğini ve gerekirse yine mühürleyeceklerini söyledi.

 

60 bin kişilik şehre 25 bin kişilik arıtma

Denize atık suların boşaltılması ile ilgili bir diğer büyük sorunun, belediyelerin kendi arıtma sistemlerinin yetersiz kalması olduğunu belirten Ataser, Girne Belediyesi’nin arıtma tesisinin 25 bin kapasite ile çalıştığını ama şehrin gerçek nüfusunun 60 binin üzerinde olduğunu hatırlatarak, Girne Belediye Başkanı Nidai Güngördü’nün de bu konuyu sürekli gündeme getirdiğini söyledi.

Kendi bölgelerinde ciddi bir sıkıntı olmamasına karşın, özellikle Girne bölgesindeki atık ve kirli suların akıntıyla birlikte Alsancak’a gelmesinden dolayı sıkıntı yaşadıklarını belirten Ataser “Lapta ve Girne belediyelerinin atıkları, dalgaların da etkisiyle bize doğru geliyor. Acil alt yapı çalışmalarının yapılması gerekiyor. Ama bu da günün sonunda gelip paraya dayanıyor” dedi.

 

“Kendi ayağımıza kurşun sıkıyoruz”

Bölgedeki turizmin en nemli ayağının denizlerimiz olduğunu ve denizlerimizi koruyamadığımızı ifade eden Ataser “Bunu yaparak kendi ayağımıza kurşun sıkıyoruz” dedi.

Ataser, Çevre Koruma Dairesi’nin çalışma ve denetimlerini artırması, özellikle sahillere sahip belediyelerle birlikte iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini belirterek “İşletme ve otelleri daha sıkı kontrol etmeleri gerekiyor. Bizim görüşümüz net, gelin hep birlikte yapalım. Ya da ben belediye olarak hareket ettiğimde bana ‘neden mühürledin’ diye baskı yapmasın. Bu yetki karmaşasını aşalım ve memleket için doğru olanı hep birlikte yapalım” dedi.

 

Aktolgalı: Belediyeler topu başkasına atmasın

Yine konuyla ilgili Havadis’e konuşan Çevre Koruma Dairesi Müdürü Abdullah Aktolgalı, atık su arıtma tesislerinin gerek rutin olarak gerekse şikâyet gelmesi üzerine denetimlerinin eksiksiz yapıldığını, Alsancak Belediye Başkanı Fırat Ataser’in söylediğinin aksine, tüm belediyelerin ceza kesme yetkisinin bulunduğunu söyledi.

Herhangi bir belediyenin sınırları içinde sağlığa aykırı bir arıtma tesisi bulunuyorsa, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi tarafından numunelerin alındığını ifade eden Aktolgalı, belediyelerin de kendi yetkileri çerçevesinde mühürleme yapabileceklerini belirterek “Topu başkalarına atmalarına gerek yok, mühürlesinler” dedi.

“Ceza kesmekte asla çekimser kalmıyoruz”

“Belediye ya da vatandaş üzerinden bize gelen tüm şikâyetleri değerlendiriyoruz” diyen Aktolgalı numuneler ya da denetimlerden çıkan sonuca göre de yapabilecekleri yaptırımları uygulamaktan kaçınmadıklarını vurguladı.

Aktolgalı “Tesislerin rutin denetimlerini yapıyoruz. Ceza kesme ve mühürleme yetkimiz var. Bu konuda da asla çekimser kalmıyoruz. Analiz sonuçları olumsuz ise gereğini hemen yapıyoruz” dedi.

 



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı